11. Ceza Dairesi 2010/396 E. , 2010/10200 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı Yasanın 157/1, 53/1.maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası, güvenlik tedbiri Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere;sanığın müdür olarak görev yaptığı şirkete ait çeki ele geçirip vekaletnamesi veya yetkisi olmadığı halde şirket adına keşide edip müştekiye vererek dolandırdığının iddia olunması karşı…
**11. Ceza Dairesi 2010/396 E. , 2010/10200 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı Yasanın 157/1, 53/1.maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası, güvenlik tedbiri Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere;sanığın müdür olarak görev yaptığı şirkete ait çeki ele geçirip vekaletnamesi veya yetkisi olmadığı halde şirket adına keşide edip müştekiye vererek dolandırdığının iddia olunması karşısında; eylemin 765 Sayılı TCK. nun 504/3 (5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-f) maddesinde öngörülen bankanın maddi varlığı olan çek vasıta kılınarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delilleri taktir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması aykırı ise de, usul ekonomisi dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. Maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 29.12.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.