9. Ceza Dairesi 2021/27882 E. , 2023/2747 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fı…
**9. Ceza Dairesi 2021/27882 E. , 2023/2747 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/84 Esas, 2020/186 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin (b) ile (d) bentleri, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1490 Esas, 2020/1790 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2021/840 Esas, 2021/2359 Karar sayılı kararı ile, olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihi itibarıyla on bir yaşı içerisinde bulunan mağdurun başka delille desteklenmeyip, ayrıntı içermeyen soyut ve tutarsız beyanları, savunma, görgüye dayalı olmayan tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi; Mağdurun sanığın cinsel istismarına uğradığının dosya kapsamından kesin olarak anlaşıldığına, mağdurun aşamalardaki beyanlarının samimi ve tutarlı olduğuna, mağdurun sanığa iftira atmasını gerektiren bir husumetin olmadığına, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurun beyanlarının samimi ve tutarlı olduğuna, tanık beyanlarının mağduru doğruladığına, mağdurun bu olaydan dolayı psikolojik destek aldığına, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurun beyanlarının samimi ve tutarlı olduğuna, mağdurun sanığa iftira atması için bir neden bulunmadığına, mağdurun bu olaydan dolayı psikolojik destek aldığına, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Her ne kadar mağdurun Kuran kursu hocası olan sanık tarafından cinsel istismarına maruz kaldığı bahsi ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, mahkemece Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama, sanığın savunmaları, mağdurun beyanları, tanıkların anlatımları ve 10/01/2019 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün rapor içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, mağdurun beden muayenesi sonucu tanzim olunan 10/01/2019 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün raporunda, anal muayenede anal mukoza ve sfinter tonusu doğal bulunduğunun ve tıbben parmak sokulması suretiyle cinsel istismar gelişip gelişmediğinin tespit edilemediğinin belirtilmesi, olayın sübutuna yönelik olarak mağdurun beyanlarını destekler başkaca delil ve emarenin bulunmaması, mağdurun olayın oluşuna dair ayrıntı içermeyen soyut ve tutarsız beyanlarda bulunması, tanık anlatımlarının birebir görgü ve bilgiye dayalı beyanlar içermemesi sadece duyumlardan ibaret olması hususları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasına yeterli kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/397 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekili ve katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.