Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibi neticesinde ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine, davalı borçlu vekilince borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davalı şirketin ... Ticaret Odası kayıtlarına göre adresinin, ... ili, ... ilçesinde olduğunu, yetkili icra dairesi ve mahkemenin ... İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, borçlu yanca da itiraz dilekçesinde yetkili yerin belirtilmediğini, itiraz dilekçesinde
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ------ sayfasında borçlu olduğunu gördüğünü, İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğü'nün ----sayı dosyasını incelendiğinde başka borçlu adına açılan dosyaya sonradan 89/1-2-3 haciz ihbarnameleri yoluyla borçlu olarak dosyaya eklendiğini öğrendiğini, yaptıkları araştırmalarda 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebligat ile kesinleştirildiği gördüklerini ve ----- tarihinde tebligatların usulsüz olduğundan 89/1-2ve 89/3 haciz ihbarnamelerine itiraz edildiğini ve müvekkilinin borçlu sıfatının silinmesi ile dosyada vaki hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini, İcra Müdürlüğünce bu talep reddedildiğini, borçlusu ------ olan icra dosyasında müvekkiline gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi ---- tarihinde adres kapalı ve muhatap işte olduğundan bahisle ve TK. 21 maddesi uyarınca muhtara tebliğ edildiğini, ancak muhatabın işte olduğu beyanın kimden alındığının belli olmadığını, ayrıca muhtarın ıslak imzasının olmadığını, kaşe imza ile muhtarlığa teslim edildiğini ve 2 no'lu haber kağıdı bırakıldığına dair en yakın komşu yönetici ismi ve imzası bulunmadığını, usulsüz tebligatın yapılmasına--- muttali olunduğunu ve ---- borçlunun hiçbir hak ve alacağı olmadığına dair 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, 89/3 haciz ihbarnamesinin de aynı şekilde usulsüz tebliğ edildiğini, diğer çıkarılan 13 davetiyenin ise kime tebliğ edildiği belli olmadığını ve usulsüz olduğunu, ayrıca kıymet takdiri yapıldığını ve oda usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, müvekkilinin ikamet ettiği adresin kapalı bir adres olmadığını, eşi ve çocukları ile beraber ikamet ettiği adres olduğunu, bu sebeple tüm tebligatların muhtara yapılması postacının işini usule uygun yapmadığını, haciz ihbarnameleri gibi kötüye kullanılma ihtimali yüksek olan yöntemlerle aslında borçlu olmayan müvekkilinde olduğu gibi şahısların borçlu olarak dosyalara eklenmesi yasada oldukça sıkı şekillere bağlandığını, usulsüz tebligatlarla müvekkilin borçlu yapıldığını, ve ikamet ettiği evin satışa çıkarıldığını, dosya esas borçlusu ---- müvekkilinden herhangi bir şekilde hak ve alacağı olmadığını, müvekkilinin borçlu olarak dosyaya eklenmesi görüldüğü üzere açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple yargılama bitinceye kadar müvekkili açısından takibin tedbiren durdurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.