22. Hukuk Dairesi 2017/3974 E. , 2018/4617 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi AVUKAT ... DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin TEZ Mimarlık Ltd. Şti. işçisi …
**22. Hukuk Dairesi 2017/3974 E. , 2018/4617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi AVUKAT ... DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin TEZ Mimarlık Ltd. Şti. işçisi olarak ... Genel Müdürlüğü ile Tez Mimarlık Ltd. Şti. arasında düzenlenen ihale sözleşmesine istinaden müteahhit şirkete bağlı olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca ücretlerini müteahhit firmadan alamadığını, İş Kanunu'nun 36. maddesi gereğince davalının bu ücretlerin ödenmesinden sorumlu olduğunu, yapılan işin anahtar teslimi iş olduğunu belirterek ücret alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının Tez Mimarlık firmasında çalıştığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, çözümlenmesi gereken ilk uyuşmazlık, kabulüne karar verilen ücret alacağına ilişkin davanın belirsiz alacak davası türünde açılıp açılamayacağı noktasındadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." Hükümet tasarısında yer almayan bu madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu tarafından, esasen baştan miktar veya değeri tam tespit edilemeyen bir alacakla ilgili hak arama durumunda olan kişinin, hukuk sisteminde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilerek hak arama özgürlüğü çerçevesinde mümkün olduğunca en geniş şekilde korunmasının sağlanması gerekçesi üzerinde durularak ihdas edilmiş ve nihayetinde kanunlaşmıştır.