Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9775 E. , 2024/2668 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9775 Karar No : 2024/2668 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenere
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9775 E. , 2024/2668 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9775 Karar No : 2024/2668 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... Tekstil İnşaat ve Kuyumculuk Anonim Şirketi’nin kısmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle söz konusu şirket hakkındaki vergi tekniği raporu esas alınarak 2017 ve 2018 yıllarına ait kurumlar vergisi, aynı yılların Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergi ve 2017 yılının Nisan ila Aralık, 2018 yılının Ocak ila Haziran dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda, davacının sahte fatura düzenleme fiile iştirak ettiğine dair somut tespit bulunmadığından kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu reddedilmiştir. Davanın, davacı lehine sonuçlanmasına karşın vekalet ücretine hükmedilmediğinden davacı istinaf başvurusu bu yönden kabul edilerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Adı geçen şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporu uyarınca davacı adına iştirak fiili nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Sahte belge düzenleme fiiline iştirak edildiği öne sürülen şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, şirket hesabından davacıya gönderilen yahut davacı tarafından şirket hesabına gönderilen paraların, mahiyetinin tam olarak ortaya konulamamasının yanında vergi müfettişi tarafından hazırlanan raporda, genellikle işçilerin maaş ödemelerinde kullanıldığı tespitine yer verildiği ayrıca davacının anılan şirketin sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde etme eylemine ne suretle ve hangi belgelerinin düzenlemesine iştirakının söz konusu olduğunun açıklanmadığı diğer bir deyişle davacı ile anılan sahte belge düzenleme eylemi arasında illiyet bağı kurulamadığı için davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, aynı Kanun'un 341. maddesinde vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği, 344. maddesinde; 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden, ... Tekstil İnşaat ve Kuyumculuk Anonim Şirketi’nin gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği hususu hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, davacının, 2017 ve 2018 yıllarında sözü edilen şirkette çalışan olarak gözükmesine rağmen şirket hesabından 2017 yılında 1.717.450,00-TL, 2018 yılında 875.673,00-TL tutarında para çektiği yine şirket hesabına 2017 yılında 176.250,00-TL, 2018 yılında ise 575.120,00-TL tutarında para yatırdığı, şirket tarafından kendisine verilmiş vekaletnamenin olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından, anılan şirkette tekstil sektöründeki tecrübesi sebebiyle idari işleri yürüttüğü, yeni iş olanakların kurulması için destek verdiği ve şirket bünyesinde gerçekleşen finansal yada yönetsel sorunlara karşı kurumsal yönetim anlayışı çerçevesinde çözüm sunmak amacıyla ivedi hareket edilmesi gerektiği için şirket tarafından verilmiş vekaletnamenin bulunduğu, çoğu zaman nakde ihtiyaç duyulduğundan dolayı şirket hesabından para çektiği ve bu parayı genellikle işçilerin avans talepleri, genel yönetim giderlerine harcadığı, nakit bedellerin kullanımı sonrası fatura karşılığı geldiğinde yapılan işlemleri resmileştirme adına şirketin çalıştığı bankanın hesabına para yatırdığı beyan ile ifade edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının, şirketin iç işleyişiyle ilgili bütün sorumlulukları yerine getirerek diğer bir ifadeyle sözü geçen şirkette fiili olarak kanuni temsilci gibi davranarak, şirketin komisyon karşılığı sahte belge düzenleme fiilinden haberdar olmamasının mümkün olmadığı için davacının bu eyleme iştirak ettiği sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle dava konusu cezayı kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.