13. Hukuk Dairesi 2014/12490 E. , 2014/40895 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı eczacı ile aralarında ilaç teminine ilişkin sözleşme bulunduğunu, sahte ilaç küpürlerinin yer aldığı reçeteleri kurum…
**13. Hukuk Dairesi 2014/12490 E. , 2014/40895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı eczacı ile aralarında ilaç teminine ilişkin sözleşme bulunduğunu, sahte ilaç küpürlerinin yer aldığı reçeteleri kuruma fatura ederek 43.957, 76 TL zarara uğrattığının tesbit edildiğini, davalının alacaklarından mahsuplaşma yapılarak bir kısmının tahsil edildiği, bakiye 12.487, 53 TL nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddinde karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece, davanın kabulüne, % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız 2014/12490-40895 borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece yargılama gerektiğinden bahisle bu kalem istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının, icra inkar tazminatının reddine ilişkin 1.bendinin son cümlesinin silinerek yerine, “Asıl alacak miktarının % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 639,78 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.