12. Ceza Dairesi 2024/4175 E. , 2025/2708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/53 E. 2024/247 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1
**12. Ceza Dairesi 2024/4175 E. , 2025/2708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/53 E. 2024/247 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1- Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında yapılan ilk derece yargılaması sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına dair Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 15/02/2016 tarihli ve 2015/295 E - 2016/32 K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14/11/2023 tarihli, 2020/5586 E. 2023/4977 K. sayılı kararı ile, "Her ne kadar müşteki ... kolluk aşamasında şikayetinin bulunmadığını beyan etmiş ise de, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçu TCK'nın 89. maddesinde hükme bağlanmış olup aynı maddenin 5. fıkrası gereğince 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, meydana gelen kazada düzenlenen adli raporlardan anlaşıldığı üzere müşteki ...'in ve beyanına başvurulamadan hastaneden ayrılan kaçak göçmen yolcu ... ...'nin nitelikli şekilde yaralandığının ve sanığın sollama yasağına rağmen önündeki aracı sollamaya çalıştığı sırada yasal sınırın üzerinde yolcu bindirdiği aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiği olayda bilinçli taksirle hareket ettiğinin anlaşılması karşısında, ... için şikayetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurmayacağından ve ... ... açısından ise nitelikli yaralanması şikayete tabi olmaksızın dava konusu olacağından, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85/2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi sırasında müştekiler ... ve ... ...'nin yaralanmalarından da sorumlu tutulacağının gözetilmemesi" ve "Meskun mahal dışı, iki yönlü, azami hız sınırının 88 km/saat olduğu 7 metre genişliğindeki yolda gündüz vakti seyri esnasında kaza noktasından 265 metre uzaklıkta bulunan ve sanığın istikamet yönüne uyarı niteliğinde bulunan sollama yasağı trafik levhasına ve yolun orta kısmanda bulunan sollama yasağına işaret eden düz çizgiye rağmen önündeki aracı yasal sınırların üzerinde aşırı yolcu aldığı minibüsü ile sollamak istediği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi" nedenleri ile esastan bozulmasına karar verilmiştir. 2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesinin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ancak bozma öncesi hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden aleyhe temyiz bulunmadığından bahisle sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek infazın 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına dair verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebebi; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında, beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin, meydana gelen olayda bilinçli taksir koşulları bulunmadığı halde sanık aleyhine uygulama sonucu fazla ceza tayininin ve koşulları bulunduğu halde lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık sürücü ... olay tarihinde sevk ve idaresindeki 15 yolcu kapasiteli minibüs ile taşıma kapasitesinin üzerinde 22 yolcu taşıyarak, meskun mahal dışında, azami hız limitinin 88 km/saat olduğu, iki yönlü asfalt kaplama devlet karayolunda Yayladağı istikametinden Antakya istikametine gündüz vakti seyri esnasında kaza mahalline geldiğinde soruşturma aşamasında dinlenen yolcu beyanları ile sabit olduğu üzere önünde seyir halinde bulunan bir aracı sollamak amacı ile manevra yaptığında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve istikametine göre yolun sağında bulunan kaldırım taşına aracının sağ lastiği ile çarpması sonucu meydana gelen kazada sanığın asli ve tam kusuru ile araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmasına ve yolculardan ..., ... ile ... 'nın ölümüne sebebiyet verdiği olayda, kaza noktasından 265 metre uzaklıkta ve sanığın istikamet yönüne uyarı niteliğinde bulunan sollama yasağı trafik levhasına ve yolun orta kısmanda bulunan sollama yasağına işaret eden düz çizgiye rağmen önündeki aracı yasal sınırların üzerinde aşırı yolcu aldığı minibüsü ile sollamak istediği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen kazada bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.