7. Ceza Dairesi 2022/13329 E. , 2024/5917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/331 E., 2021/673 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğ
**7. Ceza Dairesi 2022/13329 E. , 2024/5917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/331 E., 2021/673 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz taleplerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi suça sürüklenen çocuk hakkında zamanaşımı süresinin tahakkuk ettiğine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebi suça sürüklenen çocuk hakkında zamanaşımı süresinin tahakkuk ettiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına göre; 10.08.2013 günü kolluk görevlilerince hudut kazıkları arasında Suriye tarafından Türkiye istikametine bidonlar geçirmeye çalıştığı tespit olunan suça sürüklenen çocuk ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın içerisinden 1.500 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirildiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk ...'ın tüm aşamalarda, suça konu akaryakıtı Suriye sınırında tanımadığı kişilerden aldığını beyan ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen lehe düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre davanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilen 15.01.2016 tarihi ile hüküm tarihi arasında 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu gözetilmeden, yargılamaya devama suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Zamanaşımını en son kesen işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 15.01.2016 tarihi itibarıyla hüküm tarihinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 5 yıl 4 aylık aslî dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı olup, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan ... plakalı nakil aracının üzerindeki tedbir şerhi kaldırılarak sahibine İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla, 28.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanığın sınır kapısı dışından suça konu kaçak akaryakıtı yurda sokma eylemi suç tarihi olan 10.08.2013 itibari ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3/10, 3/1-2 maddelerinde yazılı kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır, 5607 sayılı Kanunun 3/1 fıkrasının suç tarihi itibari ile yürürlükteki hali aşağıdaki gibidir ; Eşyayı, gümrük işlemlerine tâbi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, belirlenen gümrük kapıları dışından Türkiye’ye ithal edilmesi halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. Maddenin ikinci cümlesi suçun nitelikli hali olup, temel cezadan artırım yapılmasını emretmektedir. 5607 Sayılı Yasanın 6455 sayılı Kanun ile değişik 3/10 maddesi aşağıdaki gibidir ; Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, kaçakçılık suçunu işleyen kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yerel mahkeme sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/11 delaltiyle 3/5, 3/10 maddelerine göre kaçakçılık suçundan hüküm kurmuştur, 11/04/2013 tarihinde yürülüğe giren 6455 sayılı Kanunun 54. maddesi ile değişik 5607 Sayılı Kanunun 10. maddesinde, kaçakçılık suçunun konusunun akaryakıt, tütün, tütün mamülü v.s olması hali de nitelikli hal olarak kabul edilmiş, kanun koyucu bu maddede temel ceza üzerinden artırım yapılması yerine, cezanın alt sınırını iki seneye çıkartmış ve üst sınırı da yine beş yıl olarak düzenlemişir. Kanunun 3/10 maddesi müstakil bir ceza maddesi olmayıp, 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklerde korunan 3/1 fıkrasında ve diğer fıkralarda yazılı kaçakçılık suçlarının objektif tipikliğine ek olarak suç konusunun değişiklik gösterdiği nitelikli halidir. Kanun koyucu bu nitelikli hali kanundaki tüm kaçakçılık suçlarına hasrettiğinden ayrı bir madde olarak düzenlemiştir. Kanunun 6455 sayılı Kanun ile değişik halinde 3/10 maddesini, 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklerde korunan 3/1 fıkrası ve ikinci fıkrasından ayrı uygulamak mümkün değildir. 3/10 fıkrasına göre kurulacak temel cezadan 3/1 fıkrasının 2. cümlesi gereğince artırım yapılması gerekmektedir, Suç tarihinden sonra 18/06/2014 tarihinde yürülüğe giren 6545 sayılı Kanunun 89 maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanunun 10 maddesinde ise, suç konusunun akaryakıt, tütün, tütün mamülü olması halinin nitelikli hal olarak varlığı devam etmekle, bu sefer uygulamadaki bazı yanlış uygulamaları ortadan kaldıracak şekilde temel cezadan artırım yapılması şeklinde düzenlenmiştir, 5607 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/10 fıkrası aşağıdaki gibidir ; Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz. Sanığın eylemi, suç tarihi itibariyle 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve sonraki dönemlerde 3/10 fıkrası ve 3 /1. fıkrası ve ikinci cümlesine uymaktadır. Her iki dönemde de suçun nitelikli halleri de gözönüne alındığında kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle olağan dava zamanaşımı süresi sanık ... yönü ile sanığın 15-18 yaş aralığında olması da hesaba katıldığında T.C.K’nun 66/1 -d , 2 maddelerine göre 10 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise 15 yıldır, suç tarihi olan 10.08.2013 tarihi ve zamanaşımını kesen son mahkûmiyet kararı olan 21.09.2021 tarihi de gözönüne alındığında temyize konu dosyada dava zamanaşımı süresi henüz dolmadığından sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının esastan incelenmesi gerekirken dava dosyasının zamanaşımına uğradığından bahisle düşmesine karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne yazılı gerekçeler ile katılmamaktayım. 28/05/2024