9. Ceza Dairesi 2023/2175 E. , 2023/3268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyiz
**9. Ceza Dairesi 2023/2175 E. , 2023/3268 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 299 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine, karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/319 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1423 Esas, 2022/1316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, şikayetin geç yapıldığına, sanığın soruşturma evresinde baskı ve korku ile aldatılma sonucunda ikrarda bulunduğuna, özgür iradeye dayanmayan soyut ikrarın delil mahiyetinin bulunmadığına ve sanığın beraati gerektiğine, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama, sanığın aşamalardaki savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, dosya içerisinde yer alan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; mağdurenin halasının oğlu olan sanığın, Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda ve diğer soruşturma ifadelerinde cinsel istismarı organ sokmak suretiyle gerçekleştirmemekle birlikte iki farklı tarihte mağdurenin göğüslerine dokunma ve kıyafetlerini çıkarmaksızın cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtme şeklinde gerçekleştirdiğine ilişkin ikrarda bulunması, mağdurenin eylemin organ sokmak suretiyle gerçekleştiği beyanına rağmen adli tıp raporunun ilgili beyanı doğrulamaması, yine mağdurenin eylemlerin on iki yaşını doldurmasından önce de gerçekleştiğine yönelik beyanı bulunsa da, bu hususu doğrulayan net bir delil elde edilememesi, sanığın ikrar içeren beyanlarının da eylemlerin mağdurun on iki yaşını doldurduğu 14.11.2020 tarihinden önce gerçekleştiğine ilişkin açık bir ikrar içermemesi, ayrıca mağdurenin kovuşturma beyanında sanığın özel bölgesine dokunma şeklindeki eylemlerinin tutuklanmadan yaklaşık 4-5 ay önce gerçekleştiği beyanı bir arada değerlendirilerek, neticede suçun on iki-on beş yaş aralığındaki mağdureye karşı farklı tarihlerde cinsel istismarda bulunma eylemleriyle mahkeme kabulüne göre sübut bulduğunun anlaşıldığı, sanığın mahkeme huzurunda verdiği ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu değerlendirilip bunlara itibar edilmediği, ilk alınan beyanların şikayetin hemen sonrasında ve olay tarihine yakınlığıyla alındığı göz önüne alındığında bu beyanlara mahkemece itibar edilerek sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönüyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın farklı tarihlerde mağdurenin göğüslerine dokunma ve kıyafetlerini çıkarmaksızın cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtme şeklinde belirli yoğunluğa ulaşan eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, bu nedenlerle fiilin sarkıntılık düzeyini aşarak cinsel istismarın temel şeklini oluşturduğu anlaşıldığından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanığın soruşturma evresindeki ikrar içeren savunmalarında mağdureye yönelik ilk cinsel istismar eylemini mağdurenin on iki yaşını doldurduğu 14.11.2020 tarihinden önce gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin tatbik edilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3.İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin ''Eylül 2020 ve 4-5 ay sonrası'' yerine ''2019 Yılı'' olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 4.Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, eleştiri nedenleri dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1423 Esas, 2022/1316 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedenleri dışında bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.