Başvuru, eşe ait olan mesken üzerindeki ipoteğin kaldırılması isteminin mahkeme tarafından reddedilmesinin aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, eşe ait olan mesken üzerindeki ipoteğin kaldırılması isteminin mahkeme tarafından reddedilmesinin aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/3/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun çocuklarının sahibi olduğu bir limited şirketin kullandığı kredi karşılığında, eşine ait olan bir mesken kaydı üzerinde 28/10/2007 tarihinde kredi veren banka lehine ipotek tesis edilmiştir. Borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2008 yılında icra takibi başlatılmıştır. Bu arada alacaklı banka, alacağını 7/1/2010 tarihinde bir başka anonim şirkete temlik etmiştir. Başvurucu, ipotek tesisine rızası olmadığını belirterek Aydın Aile Mahkemesinde, alacağı temlik alan anonim şirkete, kredi veren bankaya, kredi kullanan limited şirkete ve eşine karşı ipoteğin kaldırılması ile mesken kaydı üzerinde aile konutu şerhi konulması için 27/8/2010 tarihinde dava açmıştır. Mahkeme 15/3/2012 tarihli karar ile aile konutu şerhi konulması talebi yönünden davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılması istemi yönünden ise davanın reddine esastan karar vermiştir. Mahkemenin ipoteğin kaldırılması istemini reddederken tapu kaydında aile şerhinin bulunmadığı ve ipotek tesis edilirken diğer eşin açık rızasının bulunmasının herhangi bir şekle tabi olmadığı gerekçesine dayandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca borçlu şirketin hissedarları olan kişilerin aynı zamanda başvurucunun çocukları olması nedeniyle borçlardan ve davanın açıldığı zaman dilimini dikkate alarak ipotek işleminden haberinin olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda alacaklı şirketin 2008 yılında gönderdiği ihtarnamenin aynı evde ikametgah sahibi olan başvurucuya tebliğ edildiği de dikkate alınarak ve bankanın iyi niyetli olduğu düşüncesiyle ipotek şerhinin kaldırılması istemi reddedilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda söz konusu karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 27/5/2013 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 23/12/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 10/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, 7/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.