7. Ceza Dairesi 2021/11072 E. , 2024/10669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/402 E., 2015/1053 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, nakil aracının iadesi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yet
**7. Ceza Dairesi 2021/11072 E. , 2024/10669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/402 E., 2015/1053 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, nakil aracının iadesi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemi; sanık ...'ın mahkûmiyetine ve nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine, mahkûmiyetine karar verilen diğer sanıklar hakkında eksik ceza tayininde bulunulduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ...'ın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, mahkûmiyetine karar verilen diğer sanıklar hakkında ise toplu suç hükümleri uyarınca cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmediğine ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz istemi; kayıt altına alınan telefon görüşmesi içeriklerinin tek başına mahkûmiyetine yeterli olmadığına, hakkında mahkûmiyetinin gerektirir nitelikte delil bulunmadığı halde mahkûmiyetine karar verildiğine, sanık ...'in kendisine ait telefondan yaptığı görüşme içeriklerine istinaden mahkûmiyetine karar verildiğine, ... dışındaki diğer sanıkları tanımadığına, onlarla yüzleştirilmediğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. 4.Sanık ...'in temyiz istemi; hakkında mahkûmiyetini gerektirir nitelikte delil bulunmadığı halde mahkûmiyetine karar verildiğine, yetersiz gerekçe ile takdiri indirim uygulanmadığına, iddianame esas hakkındaki mütalaa ve hükmün birbiriyle uyumlu olmadığına, şartları oluştuğu halde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmadığına, yokluğunda duruşma yapılıp delil değerlendirilmesinde bulunulduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. 5.Sanık ... müdafiinin, hükmü temyiz sebebi belirtmeden temyiz ettiği anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Nazilli Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliğince, Nazilli ve çevre ilçelere Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizdeki illerden kaçak sigara nakleden, kaçak sigara ticareti yapan şahıslarla ilgili olarak yapılan çalışmalarda; sanıklardan ..., ... ve ...'in genellikle doğu illerinden şehirlerarası yolcu otobüsleri, zulalı araçlar ve kargo şirketleri aracılığıyla getirdikleri veya getirtmiş oldukları yüklü miktarlardaki kaçak sigaraları, Nazilli ilçesinde faaliyet gösteren tekel büfelerine, bakkallara ve seyyar satıcılara dağıtmak suretiyle pazarladıkları, şahısların genellikle birbirleri ile irtibatlı oldukları ve bir organizasyon dahilinde kaçak sigara ticareti ve nakli yaptıkları bilgilerinin elde edilmesi üzerine, organizasyonun deşifre edilebilmesi, şahısların bağlantılarının tespiti ve suç delillerinin tespiti amacıyla 17.05.2013 tarihinde 13-09-09-K5 kod nolu planlı-projeli çalışmaya başlandığı ve söz konusu projeli çalışma kapsamında, sanıklar ..., ... ve ...'in kullanımlarında bulunan GSM hatları hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda (5607 sayılı Kanun) tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca “İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Kayda Alınması ve Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi” kararı alınmıştır. Bu şekilde başlayan soruşturma kapsamında; 25.07.2013 tarihinde görevlilerce yapılan çalışmalarda, ... plaka sayılı aracın doğu illerinden kaçak sigara yüküyle Nazilli ilçesine gelmekte olduğu bilgisinin alınması üzerine, ilgili güzergahta uygulama noktası oluşturulduğu, 25.07.2013 tarihinde saat 16.45 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, babası malen sorumlu adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın uygulama noktasına girdiği, aracın durdurulduğu, sanık ... ile yapılan şifahi görüşmede, sanık ...'ın görevlilere araçta cips kolileri yüklü olduğunu, bu kolilerin Gaziantep ilinde ... isimli bir şahıs tarafından Nazilli ilçesine getirmesi için araca yüklendiğini, yükleme esnasında aracının başında bulunmadığını, kolilerde cipsten başka bir malzeme olup olmadığını bilmediğini beyan ederek, Gaziantep ilinden ... isimli şahıs ve beraberindeki tanımadığı kişilerin kendisine verdiği, ... seri numaralı, .... adına, CİPİTOS Mısır Çerezi İmalatı ... tarafından tanzim edilmiş görünen 24.07.2013 tanzim tarihli 1 adet fatura, A .... seri numaralı... adına, CİPİTOS Mısır Çerezi İmalatı .... tarafından tanzim edilmiş görünen, 24.07.2013 tanzim tarihli 1 adet sevk irsaliyesi ile ... seri numaralı 1.500 TL tutarlı (1) adet taşıma irsaliyesini görevlilere ibraz ettiği, olay tutanağına göre; sanık ...’ın çelişkili beyanları, tedirgin davranışları, taşıdığı eşyayı teslim aldığı ve teslim edeceği şahıs veya adres hususunda anlatımdan kaçınması karşısında, araçta kaçak eşya bulunduğundan şüphelenilerek Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada; koliler kasa içerisinden indirildiğinde aracın kapalı kasasının içerisinde cips kolileriyle etrafı ve üzerleri gizlenmiş vaziyette, büyük cips kolilerinde 3492 karton kaçak sigara olduğu tespit edilmiş, söz konusu kaçak sigaralara el konulmuştur. İddianame içeriğinde yer alan tape içeriklerine dayanılarak, sanıklar ..., ..., ... ve ... arasında olaydan sonra gerçekleştirilen ve kayıt altına alınan telefon görüşmeleri içeriğinden; kaçak sigaraların Şanlıurfa ilindeki göndericisinin sanık ... olduğu, kaçak sigaraların alıcısının Nazilli ilçesindeki sanıklar ... ile ... olduğu iddia edilmiştir. Projeli çalışmanın sonlandırılması kapsamında Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/345 Değişik İş sayılı, adlî arama ve el koyma kararı doğrultusunda, 26.06.2014 günü sanık ...'in ikamet adresi olan Prof. ...Mh. 122.. Sk. No: 1..., Nazilli adresinde yapılan aramada; 48 karton kaçak sigara, sanık ...’in mernis adresi gözüken ve bu nedenle arama yapılan ancak arama işlemi sonrası amcası...'in ikamet adresi olduğu tespit edilen, Prof. ...Mh. 122. Sk. No: 3. Nazilli adresinde yapılan aramada ise; 127 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, ...'in Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde; Prof. ...Mh. 122. Sk. No: 3. Nazilli adresinde kendisinin ikamet ettiğini, yeğeni ...'in bu adreste oturmadığını, adreste ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. ... hakkında 25.07.2013 tarihinde .... plaka sayılı araçta ele geçen 3492 karton kaçak sigara ve 26.06.2014 tarihinde ikamet adresi olan Prof..... Mh. 122.. Sk. No: 1..., Nazilli adresinde ele geçen 48 karton kaçak sigara nedeniyle, ..., ... ve ... hakkında 25.07.2013 tarihinde.... plaka sayılı araçta ele geçen 3492 karton kaçak sigara nedeniyle, ... hakkında Prof..... Mh. 122. Sk. No: 3. Nazilli adresinde ele geçen 127 karton kaçak sigara nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca (sanık ... için 2 kez) cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Yargılama sırasında; ... hakkında, 26.06.2014 tarihinde Prof. .... Mh. 122.. Sk. No: 1..., Nazilli adresinde ele geçen 48 karton kaçak sigara ve... hakkında Prof. .... Mh. 122. Sk. No: 3. Nazilli adresinde ele geçen 127 karton kaçak sigara nedeniyle açılan kamu davası, 25.07.2013 tarihli olay ile aralarında irtibat bulunmadığından bahisle mahkemece tefrik edilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) siteminde yapılan sorgulamada; bahse konu tefrik edilerek ayrı görülen kamu davasının Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/521 Esas ve 2021/603 Karar sayılı dosyasında sanıkların mahkûmiyetine hükmedilerek karara bağlandığı ve temyiz incelemesi için, Dairemizin 2022/2319 Esas sırasında kayıtlı bulunduğu, sanığın tüm kaçakçılık dosyaları ile birlikte yapılan değerlendirmede arada iddianame ile hukuki kesinti bulunduğundan iş bu dosyaya konu olay ile zincirleme suç irtibatının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; Karaman İlinde babası ...’a ait .... plaka sayılı kamyonla nakliye işi yaptığını, bu kamyonu takas yoluyla değiştirmek için internette araştırma yaparken, Gaziantep İlinde satılık bir tır çekicisi bulduğunu, sahibiyle telefonla görüşerek anlaştıklarını, bu amaçla 22.07.2013 tarihinde Karaman ilinden kamyonla yola çıkarak 23.07.2013 tarihinde sabah saatlerinde Gaziantep iline vardığını, çekiciyi satın alacağı şahısla buluştuğunu ancak çekicinin arızasının olması nedeniyle şahısla anlaşamadıklarını, Gaziantep ilinde birkaç çekici daha baktıktan sonra çekici satın almaktan vazgeçtiğini, 24.07.2013 tarihinde saat: 11.00 sıralarında başka bir çekici bakmak için gezindiği esnada..... numaralı telefonunu ....numaralı telefondan ... isimli bir şahsın arayarak, numarasını bir arkadaşından aldığını, Gaziantep ilinden ... İli Nazilli İlçesine yüklü miktarda cips göndereceğini, bu cipsleri götürüp götüremeyeceğini sorması üzerine, nakliye ücretinde anlaştıktan sonra, bu teklifi kabul ederek Gaziantep ili Nakliyeciler sitesinde ... isimli şahısla buluştuklarını, ... isimli şahsın 30-35 yaşlarında, 1,70 boylarında, biraz kilolu, esmer tenli, kısa saçlı, sakalsız, Gaziantep şivesi ile konuşan bir şahıs olduğunu, ...'nin kendisini 25 Aralık Sanayi Sitesine götürdüğünü, orada adresini bilmediği bir depoya kamyonu yanaştırdığını, buraya kamyonu bırakarak yemek yemeye gittiğini ve 1,5 saat kadar sonra babası ... ile kamyonu bıraktığı depoda buluştuklarını, başka bir depodan mal (cips) getirileceğinden bahisle yaklaşık yarım saat bekletildiklerini, daha sonra ... isimli şahsın kendisine irsaliye ve faturayı verdiğini, fatura ve irsaliyedeki bilgilere bakmadığını, sadece malı götüreceği adresin Nazilli ilçesi olduğunu gördüğünü, ... isimli şahıs kamyonu yüklettikten ve belgeleri teslim ettikten sonra babasıyla birlikte kamyonla Nazilli’ye doğru yola çıktıklarını, yolda Karaman iline uğrayarak babası ...’ı bıraktığını, 25.07.2013 tarihinde saat: 06.00 sıralarında yalnız başına yola çıktığını, saat: 07.30 sıralarında Konya ilinde olduğu sırada ... isimli şahsın telefonla kendisini arayarak nerede olduğunu sorduğunu, Konya ilinde olduğunu öğrenince telefonu kapattığını, öğlen saatlerinde Afyon ili Çay ilçesinde tekrar arayarak nerede olduğunu öğrendiğini, Kuyucak ilçesine geldiğinde, ... isimli şahsı arayarak Nazilli’ye girmek üzere olduğunu söyleyince, ...'nin kamyondaki malı teslim alacak şahsın kendisini telefonla arayacağını söylediğini, yaklaşık 1-2 dakika sonra saat: 17.14 sıralarında *** *** **** (...’in kullandığı hat) numaralı telefonla ismini söylemeyen erkek bir şahsın arayarak Nazilli’ye girerken mobese kameralarının önünde Beyaz bir ... marka araçla kendisini beklediklerini söylemesi üzerine, kamyonunun özelliklerini bu şahsa verdiğini, bu telefon görüşmesinden yaklaşık 10-15 dakika sonra da Nazilli girişinde polisler tarafından durdurulduğunu, kamyonunda yapılan aramada kamyonunun içerisinde cips kolilerinin arasına gizlenmiş vaziyette kaçak sigara olduğunu gördüğünü, bu kaçak sigaralardan arama esnasında haberinin olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkemedeki savunmasında ise; "... soruşturma evresinde vermiş olduğum savunmamı aynen tekrar ederim, ben cips kolilerinin arasına kaçak sigara gizlendiğini gerçekten bilmiyordum, bu sigaralar cips kolilerinin içerisine gizlenmiş durumdaydı, bu nedenle cips kolilerinin içerisinde bulunan kaçak sigaraları görmem de mümkün değildi, müsnet suçtan beraatimi talep ederim..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık ... mahkemedeki savunmasında; "...üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ben daha önce kaçak sigara suçundan yargılandım ve ceza aldım, cezamı çektikten sonra da bu işlere tövbe ettim, bu işin suç olduğunu bildiğimden bir daha da böyle bir işe kalkışmadım. ... benim arkadaşım olur, .... mahalle komşumuzdur. ...'i cezaevinde beraber yattığımız dönemden tanırım. ...'ı ise tanımam. Ben Gaziantep'ten kamyona yüklenmek suretiyle gönderilen ve yapılan arama neticesinde ele geçirilen suça konu kaçak sigaraların kim tarafından sipariş edildiğini, Gaziantep'ten kimin tarafından yüklendiğini ve kimin tarafından taşındığını bilmiyorum. Bana sormuş olduğunuz dava konusu kaçak sigaralar ile ilgili olarak yapılan telefon görüşmeleri ile benim ilgim yoktur. Telefon görüşmelerini ben yapmadım. Ben zaman zaman telefonumu arkadaşlarıma veriyordum, bu görüşme benim dışımdaki bir üçüncü kişi tarafından yapılmış olabilir. ... de zaman zaman benim telefonum ile görüşme yapmaktadır. Dolayısıyla tape kayıtlarında geçen görüşmeleri Adnan'da yapmış olabilir, ancak bundan emin değilim." demiştir. Sanık ... savunmasında; "Ben her ne kadar soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademde, Gaziantep'ten araca yüklenmek suretiyle getirilen suça konu kaçak sigaraların bana ait olmadığını söylemiş isem de, bu ifadem doğru değildir. Ben olay tarihinden bir kaç gün önce Gaziantep'te bulunan ... ile irtibata geçerek bana kaçak sigara göndermesini istedim ve parasını da hesabına yatırdım. Ben suça konu kaçak sigaraların nereden yüklendiğini bilmiyorum. Olay öncesinde ...'ı da tanımıyordum. Olay günü ... beni telefon ile arayarak kaçak sigaraları kamyona yüklediğini ve kamyonun şoförü olan şahsın yola çıktığını söyledi. Ben belirtilen saatte kamyon Nazilli'ye gelmeyince olaydan şüphelenerek ...'i aradım. ... de bana kaçak sigaraları kamyonu ile taşıyan ... isimli şahsın polisler tarafından yakalandığını söyledi ve kaçak sigaralara polisler tarafından el konulduğunu söyledi. Ben ... .......'in, kamyonuna, ... tarafından kaçak sigara yüklendiği konusunda malumatının olup olmadığını bilmiyorum. Ben zaten kendisini tanımıyorum. Dosya kapsamında ismi geçen diğer sanıkların benim Gaziantep'den getirtmiş olduğum suça konu kaçak sigaralar ile herhangi bir ilgileri bulunmamaktadır. Ben maddi sıkıntılar sebebiyle yaklaşık 1-2 yıldır kaçak sigara işi ile uğraşıyorum. 26.06.2014 tarihinde evimde yapılan aramada ele geçirilen 480 paket kaçak sigarayı kişisel ihtiyaçlarımı karşılamak için almıştım.... Ben kaçak sigaralar için ...'in hesabına 35.000,00 TL yatırmıştım. Her ne kadar kayda alınan telefon konuşmalarında ...'ın da kaçak sigara işine para yatırdığı hususunda bir ibare geçmekte ise de, bu husus gerçeği yansıtmamaktadır. Ben bu işi tek başıma yaptım, diğer sanıkların bu işle herhangi bir bağlantısı bulunmamaktadır. Suçlamaları bu yönüyle kabul ederim. Takdir mahkemenindir. Tarafıma okumuş olduğunuz benim diğer sanıklar ile ve üçüncü şahıslar ile konuşmalarımı içeren tape kayıtları doğrudur, bana aittir, içeriklerine herhangi bir itirazım bulunmamaktadır. " demiştir. Sanık ... mahkemedeki savunmasında; "... aynı sebepten iki karar verilmesi yanlışlık olacaktır. Bana ismini okuduğunuz iddianamede belirttiğiniz kişilerin hiç birini tanımam. İddianamede belirtilen sigaralar ile benim alakam yoktur.....numaralı telefonu ben kullanırım. İddianamede belirtilen telefon görüşmeleriyle benim bir ilgim yoktur. Benim telefonumu başka birisi kullanmış olabilir. Arkadaşlar telefonumu istediği zaman görüşme yapıyorlardı. ..., ..., ... isimli kişilerle ben kesinlikle konuşmadım. Görüşme içeriklerini asla kabul etmem. Benimle ilgisi yoktur. Telefonumu Kilis'ten Antep'e sürekli gelen Suriyeliler de kullanmış olabilir..." demiştir. Malen sorumlu ... beyanında; "Ben araçtaki yükün sigara çıktığını, oğlumun bana bunu ağlayarak anlatması ile öğrendim, oğlumun bu işlerle bir alakası yoktur, benim oğlum nakliyecilik yapar, yıllardır kaçakçılıkla işi olmamıştır, benim bilgim bundan ibarettir...." demiştir. Tanık ..... beyanında; "Sanıklardan ... benim çocukluk arkadaşım olur, diğerlerini tanımam, bu olayı sonradan öğrendim, Gaziantep'te ... ... ile karşılaştık, ben de kamyoncu olduğum için işimi aldım, işimin saatini beklerken yanıma bir adam geldi, .... de kamyon garajında işe bakıyordu, bu yanıma gelen adam ...'a işim var gider misin? dedi, ben de işimi aldım dedim, Kahramanmaraş'tan Konya iline, züccaciye malzemesi aldığımı söyledim, var mı bildiğin biri? diyince, ben de "arkadaşım var ona söyleyeyim" dedim, ...'e bu adamı gösterdim, anlaştılar mı anlaşmadılar mı bilmiyorum, daha sonra bu olayı duydum, meğer bu adamın gönderdiği eşya kaçak sigaraymış, bana cips taşınacağını söylemişti, ... ...'e ne taşınacağını söylediğini bilmiyorum, aralarındaki anlaşmayı ben duymadım, ...'in şimdiye kadar kaçakçılık suçu veya başka bir suçla alakası olduğunu duymadım, görmedim, mesleğinde ekmeğinde olan bir insandır, bir kamyoncu olarak koca kamyona ne malzeme yüklendiğini kontrol etmek gibi bir imkanımız yoktur, hatta biz yükleme yapılırken bazen başında bile durmuyoruz, biz gönderici ve alıcının adreslerine evraklara bakıp kontrol edip bu evraklarla yola çıkıyoruz." demiştir. Mahkemece sanıkların eylemlerine suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen, sanıklara ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır. Zincirleme suç hükümlerinin tatbiki ihtimali çerçevesinde UYAP kayıtlarında yapılan incelemede; 1. 09.10.2013 tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolü sırasında durdurulan, sanık ...'in sevk ve idaresindeki, sanık ... adına kayıtlı .... plaka sayılı 2006 model ... ... marka araçta önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın arka koltukları ve bagajında 107.279,94 TL gümrüklenmiş değere sahip 1600 karton kaçak sigara ele geçirildiği, bu olay nedeniyle sanık ... hakkında 11.10.2013 tarihli ana iddianame ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile cezalandırılması, kaçak sigaralar ve nakil aracının müsaderesi istemiyle kamu davası açıldığı, akabinde Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6850 sayılı soruşturma dosyası üzerinden, Nazilli Sulh Ceza Mahkemesince, 5607 sayılı Kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen “İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Kayda Alınması ve Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi” kararlarına istinaden kayıt altına alınan telefon görüşmelerine istinaden ise, sanıklar ... ve ...'ın 09.10.2013 tarihli eyleme iştirak ettikleri iddiasıyla, 11.12.2014 tarihli birleşen iddianame ile adı geçen sanıklar hakkında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onsekizinci, yirmiikinci fıkraları ve aynı Kanun'un dördüncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, kaçak sigaralar ve nakil aracının müsaderesi talebiyle kamu davası açıldığı, sanık ...'in savunmasında, kaçak sigaraları para karşılığı nakletmeyi kabul ettiğini beyan ederek ikrarda bulunduğu, diğer sanıkların ise inkarda bulundukları, 08.05.2015 tarihinde sanıkların bireysel kaçakçılık suçundan mahkûmiyetlerine, kaçak sigaraların ve .... plaka sayılı nakil aracının müsaderesine karar verildiği, anılan kararın sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli kararı ile bozulduğu, davanın halen Adana 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/59 Esas sayılı dosyasına derdest bulunduğu anlaşılmıştır. 2.Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ve Önleyici Büro Amirliği görevlilerince 24.02.2014 günü saat: 19.30 sıralarında alınan istihbari bilgilerde; Bozdoğan ilçesi istikametinden, Nazilli ilçesine .... plakalı .... Marka araç ile yüklü miktarda kaçak sigara getirileceği bilgileri alınması üzerine, görevlilerce Nazilli ilçesi girişinde tertibat alınarak söz konusu aracın araştırılmaya başlanıldığı, sanık ...'in sevk ve idaresindeki, babası malen sorumlu.... adına kayıtlı .... plaka sayılı, 2009 model ... marka aracın, 24.02.2014 günü saat: 20.15 sıralarında ....Mevkiinden, .... Çayı güzergahını kullanarak ... mahallesine doğru seyir halinde olduğu tespit edilerek durdurulmaya çalışıldığı, durmayarak kaçtığı, ancak bir süre sonra durdurularak, araçta Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile yapılan aramada, aracın arka koltuk ve bagaj kısmında 57.942,72 TL gümrüklenmiş değere sahip 900 karton kaçak sigara ele geçirildiği, bu olay nedeniyle, sanık ...'in suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, kaçak sigaralar ile nakil aracının müsaderesi istemiyle kamu davası açıldığı, sanığın mahkemedeki savunmasında "...maddi sıkıntılarımı gidermek amaçlı bu işe kalkıştım, sigaraları taşımakta kullandığım araç babama aittir, babamın sigara yükleyeceğimden haberi yoktu, pişmanım" dediği, malen sorumlunun beyanında "Araç resmiyette benim üzerime kayıtlıdır, ancak ben araç kullanmayı bilmediğimden oğlum kullanır, olay günü de sigara alacağını bilmiyordum, aracımın tarafıma iade edilmesini müsadere talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum, oğlumdan herhangi bir şikâyetim yoktur. " dediği, yerel mahkeme tarafından 29.01.2015 tarihinde sanığın mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verildiği, anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 04.04.2022 tarihli ilâmı ile; 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve ''Dava konusu kaçak eşyanın miktarı itibarıyla nakil aracı ile taşınmasının zorunlu olması, malen sorumlu Ebeddin Herdem'in beyanında ehliyeti olmadığını, kendi adına kayıtlı olan aracı oğlu olan sanık ...'in kullandığını beyan etmesi karşısında; araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı TCK’nun 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmadığının tespiti bakımından aracın suç tarihinde değerinin tespit edilerek sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi'' gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine alınan 21.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda nakil aracının müsaderesi için 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde yazılı şartların oluşmadığının belirtildiği, yerel mahkeme tarafından 21.09.2022 tarihinde sanığın mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verildiği, anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine, temyiz incelemesi için halen Dairemizin 2023/8870 Esas sırasında kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ile Nakil Aracının İadesine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede Sanık ...'ın yakalama esnasında, yüke ilişkin olarak sevk irsaliyesi, fatura ve taşıma irsaliyesi ibraz etmesi, sanık ...'ın olaydan sonra diğer sanıklarla yaptığı telefon görüşmesi içerikleri ve diğer sanıkların kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmesi içeriklerinin, sanık ...'ın taşıdığı yükün kaçak sigara olduğunu bilmediği yönündeki savunmasını doğrular mahiyette bulunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'ın, davaya konu kaçakçılık eylemine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir nitelikte, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış olup, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, sanık ... hakkında mahkûmiyetine yeterli delil elde edilememesi ve malen sorumlunun beyanına göre dosya kapsamında, iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede Sanık ...'in kaçak sigaraların Şanlıurfa ilindeki göndericisi, sanıklar ... ve ...'in ise Nazilli ilçesindeki alıcısı oldukları iddiası kapsamında mahkemenin kabulüne göre yapılan değerlendirmede; sanık ... ile sanıklar ... ve ...'ın aynı irade ile hareket etmedikleri, sanık ...'in menfaatinin farklı, sanıklar ... ve ...'in menfaatlerinin farklı olduğu, fikir ve eylem birliği ile hareket eden fail sayısının üçe ulaşmadığı, dolayısıyla inceleme konusu 25.07.2013 tarihli olay bakımından, 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan toplu suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki temyiz sebebi ve tebliğnamede bu yönde (b) bendinde yer alan bozma görüşü yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıklar hakkındaki iddianame içeriğinde bahsi geçen Sulh Ceza Mahkemesince verilen iletişim tespiti kararları ve bu kararlara istinaden tespit edilen telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarının denetime elverecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesisi, 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un üçüncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Sanıklar ... ve ... için; temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 25.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 08.07.2014 olduğu, sanıklara ait halen derdest olduğu anlaşılan Adana 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/59 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 09.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise ... yönüyle 11.10.2013, ... yönüyle 11.12.2014 olduğu, Sanık ... için; temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 25.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 08.07.2014 olduğu, sanığa ait halen derdest olduğu anlaşılan Adana 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/59 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 09.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.12.2014 olduğu, yine sanığa ait Dairemizin 2023/8870 Esas sırasına kayıtlı bulunan Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/800 Esas ve 2022/1227 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.06.2014 olduğu anlaşılmakla; Sanıklar ... ve ... için bu dosyalardaki 25.07.2013 ve 09.10.2013 tarihli eylemlerin, sanık ... için bu dosyalardaki 25.07.2013, 24.02.2014 ve 09.10.2013 tarihli eylemlerin, benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının (Konya 1. Asliye ceza Mahkemesinin 2012/697 Esas, 2012/1341 Karar sayılı) 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, 5.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 6.Katılan ... İadresi lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü ve Nakil Aracının İadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi adına Hazine vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi adına Hazine vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi adına Hazine vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.