5. Hukuk Dairesi 2025/9791 E. , 2026/4727 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1671 Esas, 2025/738 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/1234 Esas, 2022/599 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzeri…
5. Hukuk Dairesi 2025/9791 E. , 2026/4727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1671 Esas, 2025/738 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/1234 Esas, 2022/599 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ... Sitesi 18 numarada bulunan apartmanın 5 nolu dubleks mesken çatı katında binanın ortak alanlarından sayılan çatı arası alanların kuzey cephede 34 m², güney cephede 29 m² olmak üzere topları 63 m² olarak kullanım alanına dahil edilen kısımlardan men edilerek mimari projesine uygun hale getirilmesine karar verilmesini, bu dosyanın tarafları, konusu ve yeri aynı olan Antalya 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/668 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların taşınmazı bu haliyle satın aldıklarını ve kullandıklarını, davacı her ne kadar ortak yer iddiasında ise de projede terasın müvekkiline ait bağımsız bölümün olduğu alanda olduğunu, davalı tarafından yapılmış olsa bile kendi bağımsız bölümünde yaptığı bir kısım değişiklik ve tadilat niteliğinde olduğunu, bu davaya konu yapılamayacağını, davacının teras ve çatı olarak bildirdiği kısımları kullanmak hakkı söz konusu olmadığını, bu kısma binadan herhangi bir çıkış veya kapı olmadığını, ortak kullanıma ayrılan yer olmadığını, projede de olmadığını ve fiilen de bulunmadığını bu nedenlerle öncelikle davacının bu davayı açmasının hak ve ehliyeti olmadığı gibi hukuki yararı olmadığını, davacının projeye aykırı imalatlarının dava edilmiş olması nedeniyle haksız olarak işbu davayı ikame ettiğini, tüm bu sebeplerle, itirazları doğrultusunda öncelikle usul bakımından davanın reddi ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gibi, ayrıca esas bakımdan da haksız ve dayanaksız davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kabul şeklinde hüküm kurularak eski hale getirilmesine karar verilen teras alanının davalılara ait bağımsız bölümün alanı dahilinde olduğunu, dolayısıyla davalıların kendi bağımsız bölümünde yaptığı bir kısım değişiklik ve özellikle sökülüp taşınabilir kısımlar yönünden yıkım kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle davalıların taşınmazı bu haliyle satın aldığını ve kullandığını, davacının teras ve çatı olarak bildirdiği kısımlara davacı veya diğer kat maliklerinin giriş çıkış yer ve imkanları ve kullanmak hakkının söz konusu olmadığını, bu kısma binadan herhangi bir çıkış veya kapı olmadığını, tamamen davalıların bağımsız bölümüne dahil alan olup ortak kullanıma ayrılan veya ortak kullanımı mümkün olan bir yer olmadığını, ortak kullanımın projede de bulunmadığını ve fiilen de bulunmadığını, bu nedenle öncelikle davacının bu davayı açmak hak ve ehliyeti olmadığı gibi hukuki yararı da bulunmadığını ve davanın bu nedenle reddi gerektiğini, yine davacının hiçbir surette kullanmak hak ve imkanı olmayan ve davalılara ait bağımsız bölüme dahil bu kısma ilişkin olarak alındığını ve Belediyeye sunulmuş Yapı Kayıt belgesi bulunmakla mevcut duruma müdahale edilmesi imkanın olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu alanın davalıların bağımsız bölümüne ait alanda olup davacının hiçbir surette kullanmak/tasarruf etmek hak ve imkanının olmadığı saptanmasına ve yapı kayıt belgesine rağmen bu alanın ortak alan kabul edilerek yıkım kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı bahçe katında projeye aykırı imalatlar yaptığını ve bu imalatların dava edilmiş olması nedeniyle işbu davayı açtığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, toplanan delillere, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporlarına göre, davalıların ortak alana müdahalede bulunmak suretiyle el atılan alandan yararlandıkları sabit olduğundan ve bu konuda kat maliklerinden yeterli sayıda çoğunlukla gerekli izin ve onayın alınmadığı gibi projeye aykırı durumun usulünce proje tadilatı yapılarak usulüne uygun hale getirilmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın kabulü yönünde verilen kararda usul ve kanuna aykırılık görülmediği, ayrıca dava konusu yerle ilgili yapı kayıt belgesi bulunduğunu ileri sürmüş ise de; yapı kayıt belgesi, imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup yapıyı imara uygun hâle getirmediği, yapı kayıt belgesi yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olup yapının kullanılmasına ilişkin geçici bir statü sağlamadığı ve idari işlemler bakımından sonuç doğurucu olup tüm kat maliklerinin arsa payı oranında beraberce malik oldukları apartmanın "ortak alanına" el atılması ve bu alana, mimari projeye aykırı değişiklik ve eklentiler yapılması nedeniyle verilen mahkeme kararlarına etki etmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde haksız müdahalelerin neler olduğu belirlenerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Mahkemece davanın kabulüne karar verilir iken davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamıştır. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir.Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin tespit edilmeksizin bilirkişi raporuna atıf yapılması ile yetinilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.