5. Hukuk Dairesi 2025/13559 E. , 2026/5525 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1991 Esas, 2025/1189 Karar DAVA TARİHİ : 20.12.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1070 Esas, 2024/270 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarın…
5. Hukuk Dairesi 2025/13559 E. , 2026/5525 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1991 Esas, 2025/1189 Karar DAVA TARİHİ : 20.12.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1070 Esas, 2024/270 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ...ilçesi, .... Mahallesi 2 48... parsel sayılı taşınmazın 01.11.1985 tarihinde müvekkilleri tarafından satın alındığını, taşınmazın satın alınırken yüzölçümünün 67.338,00 m² olduğunu, Kadastro Müdürlüğünce yapılan çalışma sonucu 18.06.2021 tarihinde sayısallaştırma sonucu 4 76... parsel olarak 64.166,51 m² alanlı olarak tapuya tescil edildiğini, son olarak ise 02.06.2022 tarihinde düzeltme formu düzenlenerek 65.767,08 m² yüz ölçümü ile tapuya tescil edildiğini, taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın eski teknik ölçüm aletleri ile yapılan hesaplama hatalarından kaynaklandığını ve müvekkillerinin hak kaybına uğraması sebebiyle ,oluşan bu kaybın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince Devlet tarafından tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı, hak düşürcü süre ve husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının hatalı olduğunu, taşınmazın yüz ölçümünün hatalı tutulmasından dolayı müvekkillerinin zarara uğradığını, davanın reddi kararı yerinde görülse dahi davacılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacılar tarafından dava konusu taşınmazın 1985 yılında 65.738 m² yüzölçüm miktarı üzerine satın alındığı, daha sonra Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin sınır düzeltme kararı üzerine 1997 yılında taşınmazın yüzölçümün planimetre hesabı ile 67.338 m² olarak düzeltildiği, bilahare 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek Madde 1'i uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi ile taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğü, ancak davacılar ve murisleri tarafından taşınmazın eski yüzölçüm miktarı üzerinden satın alındığı, sonradan mahkeme kararı ile düzeltilmesi ve bu işlemin sayısallaştırma işlemi sonucu taşınmazın eski yüzölçümüne göre tescil edilmiş olmasına göre davacıların tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı herhangi bir zararından bahsedilemeyeceği, aksine davacıların taşınmazı satın aldıkları tarih itibari ile taşınmazın yüzölçümünün sayısallaştırma işlemi sonucu arttığı, İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu kanaati ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davacılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilecekse maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04. 2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.