4. Hukuk Dairesi 2023/1105 E. , 2023/4155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/671-2022/664 SAYISI : KIT 2022/981 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi/ Davanın Kabulü SAYISI : 2017/63779 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından tem
**4. Hukuk Dairesi 2023/1105 E. , 2023/4155 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/671-2022/664 SAYISI : KIT 2022/981 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi/ Davanın Kabulü SAYISI : 2017/63779 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, başvurunun kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.06.2016 tarihinde müvekkillerinin desteğine yaya halde iken davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, desteğin vefat ettiğini, bu nedenle şimdilik 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini ... için 43.202,26 TL, ... için 12.899,67 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kuruma başvurunun eksik evrak ile yapıldığını,sigortalının kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, temerrüt tarihin doğru tespit edilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini, davacılar lehine vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini ve diğer savunmaları ile birlikte davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı aracın %25 kusuru ve davacı tarafın bu orana göre yaptıkları ıslah taleplerine göre davanın kabulüne, ... için 43.202,26 TL ve ... için 12.899,67 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 30.12.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz Sebepler Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminata avans faizi işletilmesini, progresif rant esasına göre hesap yapılmasını, davacı çocuğun üniversite okumayacağı varsayılarak 18 yaşına kadar hesap yapılmasının doğru olmadığını, asgari ücret artışlarının hesapta dikkate alınmadığını belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetince başvuranlar vekilinin tam oranda vekalet ücreti hükmedilmesi ve avans faizi uygulanması istemine yönelik itirazlarının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, davanın kabulüne, ... için 43.202,26 TL ve ... için 12.899,67 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 30.12.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 14.12.2021 tarih ve 2021/15239E-2021/10271K kararı ile; "... davacı ... yönünden davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine ,davacı ... yönünden, tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişden ek rapor alınması gerektiği" gerekçesi ile ... kararı bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 29.11.2017 tarih verilerine göre Zumrud için 132.427,00 TL olarak hesaplanan destek tazminatının tahsili gerekse de, davacının 11.12.2017 tarihli bedel artırım dilekçesi ile bağlı kalınarak fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 43.202,26 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği, diğer davacı yönünden ileri sürülen itirazlar ile ilgili karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisi gerekmekmediği gerekçesiyle, davacının itirazının kısmen kabulü ile kararın hüküm fıkrasının kaldırılarak, hükmün yeniden düzenlenmesine, başvurunun kabulü ile ... için 43.202,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına, davacı ... yönünden karar kesinleştiğinden, yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, kesinleşen hükmün tahsilde tekerrür olmamak üzere infazına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davacıların Türk vatandaşı olmadığı için teminat göstermeleri gerektiğini, davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ölümün kaza ile illiyetinin olmadığını, destek pay oranlarının hatalı hesaplandığını, hesap tekniğini kabul etmediklerini, müvekkili sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalıya %50 kusur atfını kabul etmediklerini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu, yaya murisin ölümü nedeniyle, çarpan araç sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Somut olayda, bozma kararından önce, davacı ... vekili 11.12.2017 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davalı ... A.Ş'ye sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına göre dava değerini adı geçen davacı yönünden 43.202,26 TL olarak artırmış ve bu miktarın davalı sigortadan tahsilini talep etmiştir. Hakem Heyetince bu miktar tazminata hükmedilmiş, karar davacı vekili tarafından güncel asgari ücrete göre ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap tekniğine göre tazminatın belirlenmesi yönünden temyiz edilmiş, Dairece adı geçen davacının temyiz itirazı kabul edilerek TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre zararın belirlenmesi için karar bozulmuştur. Dairemiz bozma ilamından sonra İtiraz Hakem Heyetince dosya yeniden tazminat hesabı yapılmak üzere hesap bilirkişine tevdi edilmiş TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre ve davalıya sigortalı aracın kazadaki kusurunun %50 olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince işbu rapor hükme esas alınarak ancak davacının bozmadan önce verdiği 11.12.2017 tarihli bedel artırım dilekçesi ile bağlı kalınarak fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 43.202,26 TL'ye hükmedilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, yeni hesap raporundaki güncel veriler dikkate alınarak ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak ve fazlaya ilşkin haklar saklı tutularak karar verilmesinde hata yapılmamış ise de davacının, davalı sigortanın sigortaladığı araç yönünden %50 kusuruna göre hesap edilen tazminata yönelik fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına yönelik hükmü ise hatalı olmuştur. Zira davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde %25 sigortalı aracın kusuruna göre talepte bulunduğu ve hükmedilen tazminata ilişkin olarak da kusur yönünden temyize gelmediği ve bozmanın kapsamı dışında kalan bu kısım bakımından, kararın davacı yönünden kesinleştiği ve davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, bozma kararına aykırı olarak davalıya sigortalı aracın %50 kusuruna göre yapılan hesaba göre kararda fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yerinde olmamıştır. Açıklanan bu durum karşısında İtiraz Hakem Heyetince; davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere bozma öncesindeki kararda esas alınan davalıya sigortalı aracın %25 kusuruna göre hesap yapılıp (son hesap tarihindeki verilere göre davalının kazanılmış hakları korunarak) belirlenecek zarar yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.