T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1178 KARAR NO : 2025/1660 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/08/2025 (Karar), 24/09/2025 (Ek Karar) NUMARASI : 2025/188 Esas, 2025/188 Karar (D.İş) DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sonrasında; 13/08/2025 tarihli gerekçeli karar ile teminat karşılığında …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1178 KARAR NO : 2025/1660 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/08/2025 (Karar), 24/09/2025 (Ek Karar) NUMARASI : 2025/188 Esas, 2025/188 Karar (D.İş) DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sonrasında; 13/08/2025 tarihli gerekçeli karar ile teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilince itiraz edilmesi üzerine 22/09/2025 tarihli duruşmada itirazın reddine karar verildiği ve ayrıca 24/09/2025 tarihli gerekçeli ek karar düzenlendiği, ek karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından elden ödenen rakamların işlenmediği ve müvekkilinin bu konuda itirazda bulunduğunu, müvekkilince gerçekleştirilen ödemeler mükerrer şekilde tahsil edilmek istendiğini, müvekkilinin sabit ikametgah adresinin bulunduğunu, dava konusu çeklerin vade tarihleri üzerinden 1 yıla yakın zaman geçtiğini, bu süre boyunca herhangi bir şekilde mal kaçırma kastı ile hareket etmeyen müvekkilinin başvuru tarihi itibari ile mal kaçırma kastı ile hareket ettiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, buna ilişkin somut iddianın da dava dilekçesinde yer almadığını ileri sürerek 13.08.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılması yönünde itiraz etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ : Mahkemece yapılan açık yargılama sonrasında " Mahkememizin 13.08.2025 tarihli ara kararında da değinildiği üzere, talebin niteliği, ihtiyati haciz talep dilekçesindeki açıklamalar ve ekinde dosyaya sunulan karşılıksızdır işlemine tabi tutulmuş kambiyo senedi (çek) doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda iddia edilen alacak bakımından yaklaşık ispat koşulunun ve bu yönüyle 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesi koşullarının ihtiyati haciz talep eden yararına oluştuğu değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı; itiraz dilekçesinde ileri sürülen ödeme savunmasına esas dosyaya sunulan banka dekontlarının çeklerin keşide tarihinden önceki bir döneme ilişkin olduğu ve buna göre bir kimsenin hem borcunu ödeyip hem de sonradan çek keşide etmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun düşmediği; bu dekontlarının ihtiyati haciz kararına esas çeklere dayalı olup olmadığının ya da çeklerin ileri tarihli olarak keşide ediliği ihtimalinin ise ancak esas hakkında açılacak olan davada ele alınacak olan deliller ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile muhasebe kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda açıklığa kavuşturulabileceği; bir kısım çek bedellerinin elden ödeme yoluyla yapıldığı yönündeki savunmaya esas dosyada hiçbir somut delil bulunmadığı; bu haliyle ileri sürülen itiraz nedenlerinin, 13.08.2025 tarihli ara kararda alacaklı lehine oluştuğu değerlendirilen yaklaşık ispatı ortadan kaldırıcı bir etkiye sahip olmadığı; kaldı ki borçlunun, ancak kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı sınırlı olarak itiraz edebileceği, somut itiraz nedenlerinin ise bu kapsamda kalmayıp temel hukuki ilişkiye dayalı olduğu anlaşılmakla mahkememizin 13.08.2025 tarihli ara kararına yönelik ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle " 1-Mahkememizce uygulanan ihtiyati haciz kararına yönelik karşı taraf (borçlu) vekilince ileri sürülen itirazın REDDİNE, " şeklinde ek karar verilmiştir. İSTİNAF İTİRAZLARI: İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinin hukuki ve fiili duruma aykırı olduğunu, çek bedellerinin ödenmesi için vade tarihinin gelmiş olması gibi bir zorunluluk bulunduğunu, müvekkili tarafından ticari dostluk kapsamında iyiniyetli bir şekilde vade tarihlerinden önce ödeme yapıldığını, talep eden şirket tarafından müvekkili tarafından yapılan ödemelerin başka ödemelere ilişkin olduğuna dair somut herhangi bir beyanda bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin vadesi henüz gelmemiş olan çeklere ilişkin olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini, mahkemece "bir kısım çek bedellerinin elden ödeme yoluyla yapıldığı yönündeki savunmaya esas dosyada hiçbir somut delil bulunmadığı" gerekçesi ile hüküm tesis edilmiş ise de; bu hususa ilişkin olarak taraflarınca dosyaya sunulan talep eden şirket tarafından keşide edilen teklif fişi ile davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... tarafından müvekkiline whatsapp üzerinden gönderilen cari hesap tablosunun dikkate alınmadığını, delillerin dikkate alınmadığından hukuki ve fiili duruma aykırı görüş ve kanaat bildirilmiş olduğundan mahkemece tesis edilen kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece yaklaşık ispat oluştuğu kanaati ile hüküm tesis edilmiş ise de; müvekkilinin saygın ve tanınan bir iş adamı olduğunu, sabit ikametgah adresi bulunduğunu, dava konusu çeklerin vade tarihleri üzerinden 1 yıla yakın zaman geçmiş olduğunu, bu süre boyunca herhangi bir şekilde mal kaçırma kastı ile hareket etmeyen müvekkilinin, işbu başvuru tarihi itibari ile mal kaçırma kastı ile hareket ettiği iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, talep eden şirket tarafından müvekkilinin mal kaçırma kastı ile hareket ettiğine dair herhangi bir somut iddiada bulunulmadığını, İİK m.257 hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan şartların somut olayda oluşmadığını, itiraz doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak verilen ek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. İstinaf talebinde bulunan ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece Mahkemesi'nce verilen 24/09/2025 tarihli EK KARAR usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında yeteri kadar harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.