T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1238 KARAR NO : 2025/1675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.03.2025 NUMARASI : 2024/1136 Esas 2025/249 Karar BİRLEŞEN BANAZ ASLİYE HUKUK MAH'NİN 2023/169 E. -2024/247 K. SAYILI DOSYASINDA ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 27.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 2…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1238 KARAR NO : 2025/1675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.03.2025 NUMARASI : 2024/1136 Esas 2025/249 Karar BİRLEŞEN BANAZ ASLİYE HUKUK MAH'NİN 2023/169 E. -2024/247 K. SAYILI DOSYASINDA ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 27.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.11.2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.03.2025 tarih 2024/1136 Esas 2025/249 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA : Davacı vekili, .... vergi numaralı ....Şti. aleyhine Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/519 E. Sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını,.....'nden gelen yazı cevabında şirketin kaydının silinmiş olduğundan şirketi ihya etmek üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini belirterek şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, asıl davada 21.03.2023 tarihli celsede, ihyasını talep ettikleri şirketin son tasfiye memuru hasım gösterilerek birleştirme talepli dava açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek, . .. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ...., ihyası talep edilen şirketin 14.05.1997 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiğini, 06.06.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ....'nun seçildiğini, 19.04.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye memuru ....'nun görevinin sonlandığını, yeni tasfiye memuru olarak ....'ın atandığını, 23.08.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının....nca silinmesine karar verildiğini ve 07.09.2004 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyetinin bulunmadığını, bu nedenle aleyhlerine harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/519 Esas sayılı dosyasında davacı .... Başkanlığı tarafından..... Şti. aleyhine rucuen tazminat davası açıldığı, mahkemece davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği, dava dışı şirketin tasfiye sonucu terkin edildiği, tasfiye memuru....hakkında Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/169 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu dosyanın eldeki dosya ile birleştirildiği, dava konusu şirketin 14.05.1997 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, 06.06.2002 tarihli Ortaklar Kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği,tasfiye memuru olarak .....'nun seçildiği, 19.04.2004 tarihli Ortaklar Kurulu kararı ile tasfiye memuru ...'nun görevinin sonlandığı, yeni tasfiye memuru olarak.....'ın atandığı, 23.08.2004 tarihli Ortaklar Kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiği ve 07.09.2004 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silinmesine karar verildiği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, şirket hakkında davacı tarafından açılan rücuen tazminat davasının 06.11.2019 tarihinde açıldığı ve 14.07.1999 tarihinde iş kazası sonucu ölen dava dışı ....'a yapılan ödemenin rücuen tahsiline yönelik dava olduğu, söz konusu iş kazası ile ilgili düzenlenen inceleme raporunda incelemenin başlangıç tarihinin 15.11.2016 bitiş tarihinin 08.12.2016 olarak belirtildiği, dava dışı şirketin tasfiyesinin tamamlandığı ve şirketin kapanışının tescil edildiği 07.09.2004 tarihi itibariyle tasfiye memuru ....'ın inceleme raporundan ve rücuen tazminat davasından haberdar olamayacağı ve davalı tasfiye memuru tarafından yapılan tasfiye işlemlerinde bir usulsüzlük bulunduğunun da iddia ve ispat edilemediği, birleşen dosya davalısı tasfiye memuru .... aleyhine de vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile ....'nün ..-.. sicil numarasında kayıtlı iken 07.09.2004 tarihinde tasfiye sonu terkin edilen ... Şti.'nin Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/519 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, tasfiye memuru olarak ....'ın atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan masrafların davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkili kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile ... Şti.'nin Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/519 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olarak ihyasına tasfiye memuru olarak ....'ın atanmasına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan alacak istemli Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/519 Esas sayılı davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. Kaldı ki alacak davası yönünden mahkemece ihya davası açılması konusunda taraflara süre verildiği sonucunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı hizmet tespiti davasının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve alacak davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir. Ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında ... yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmayıp, davacı ihya davası açmakta haklı ise de, tasfiye tarihi itibariyle açılmış bir hizmet tespiti davası bulunmadığından, davalı son tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması yerindedir. Davacı vekilinin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.