8. Hukuk Dairesi 2014/5407 E. , 2014/11926 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/12/2009 NUMARASI : 2005/266-2009/1189 Hazine ile H.. K.. (İş) ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.12.2009 gün ve 266/1189 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R …
**8. Hukuk Dairesi 2014/5407 E. , 2014/11926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/12/2009 NUMARASI : 2005/266-2009/1189 Hazine ile H.. K.. (İş) ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.12.2009 gün ve 266/1189 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar tarafından davanın mülkiyet hakkına, kazanılmış hak kuralına aykırı olduğu, taşınmazın 70 yıldır tapuda kayıtlı bulunduğu, hak düşürücü sürenin geçtiği, Belediyenin takas isteğinin reddi üzerine eski tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazla ilgili eldeki davanın açıldığı açıklanarak davanın reddi savunulmuş, bir kısım davalılar ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen yargılama oturumlarına katılmamış ve cevap da vermemişlerdir. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkeme'nin kararı 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2 ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede; "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanun'a eklenen Geçici 10. maddesinde ise; "Bu Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu Yasa'nın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, Yerel Mahkeme kararının temyiz aşamasında Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararıyla; "25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline" karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.