3. Hukuk Dairesi 2024/3297 E. , 2025/2895 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/363 E., 2024/140 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3297 E. , 2025/2895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/363 E., 2024/140 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'de Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 2008 dönemi yıl sonu hesaplarının Maliye Bakanlığınca incelenmesi sonucu düzenlenen 12.12.2013 tarihli Maliye Bakanlığı Vergi Tekniği Raporuna göre, davalı tarafından anılan yıla ait reklam gelirlerinin 12.479.991,47 TL noksan beyan edildiğini ve eksik beyan edilen miktar üzerinden hesaplanması gereken Üst Kurul Payı 623.999,60 TL'nin ve bunlara ait olduğu dönemlere göre ödeme tarihi itibariyle 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak gecikme zamlarının ödenmesi gerektiğini, ödenmeyen Üst Kurul Payının tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini haricen öğrendiklerini ileri sürerek; itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının talebine dayanak yaptığı vergi tekniği raporundaki emsal komisyon oranı belirleme yöntemini kabul etmediklerini, bu raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, dava konusu taleplerin ise %13,875'lik komisyon oranını aşan ve fiilen uygulanan komisyon oranlarının yok sayılması sureti ile yapılan hesaplamaya dayandığını, aracı kurumların uyguladıkları komisyon oranının alt veya üst sınırı olmadığını, bu komisyon oranını belirli bir tutar ile sabitleyip aşan kısım üzerinden tahakkuk yapılmasının doğru bulunmadığını, vergilendirmede gerçek durumun tespitinin esas olduğu gibi dava konusu kurum payında da aynı esasın geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli kararıyla; bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde ve raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacı kuruluşun davalıdan dava konusu tutarla ilgili olarak talep edebileceği bir RTÜK payı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli kararıyla; vergi baş müfettişi tarafından düzenlenen raporun, kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğini taşımadığı, davaya dayanak oluşturan vergi tekniği raporunun İstanbul 11. Vergi Mahkemesinin 02.02.2015 tarihli ve 2014/272 E. 2015/257 K. sayılı kararıyla hukuki dayanak olma özelliğini de kaybettiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 24.01.2022 tarihli ilamıyla; hükme esas alınan asıl ve ek raporlar incelendiğinde, bilirkişinin eldeki uyuşmazlığın çözümü noktasında ehil olmadığı gibi, söz konusu asıl ve ek raporun incelemeye konu dönemde yürürlükte olan ... Bütçe, Muhasebe ve İdari İşler Yönetmeliği'nin 5. maddesinde belirtilen kriterlere uygun olmadığı, bilimsel veriler içermediği, yine davacının aşamalarda ileri sürdüğü ve itirazlarına dayanak yaptığı Vergi Mahkemesi dosyalarını da kapsamlı şekilde irdeler nitelik ve nicelikte olmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince; davaya dayanak ilgili Vergi Mahkemesi dosyaları (İstanbul 11. Vergi Mahkemesinin 2014/272 E. dava dosyası da dahil olmak üzere) ve eldeki davaya dayanak 12.12.2013 tarihli vergi tekniği raporundaki emsal oran belirlenmesine ilişkin tespit ve hesaplamaların da ilgili kurumlardan temini sağlanarak, alanında uzman bir bilirkişi heyetinden incelemeye konu dönemde yürürlükte olan ... Bütçe, Muhasebe ve İdari İşler Yönetmeliği'nin 5. maddesinde belirtilen kriterlere uygun, davacının aşamalarda ileri sürdüğü itirazların tümünü tek tek karşılar nitelikte, bilimsel veriler içeren rapor alınması suretiyle davacı kuruluşun davalıdan tahsil edebileceği üst kurul payının olup olmadığı, var ise miktarının belirlenmesi gerektiğinden bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 12.12.2013 tarihli vergi tekniği raporunun Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Muhasebe ve İdari İşler Yönetmeliği'nin 5. maddesine uygun olarak düzenlenmediği, rapordaki hesaplamaların sadece bir varsayım üzerine kurgulanması nedeniyle geçerli olmadığı, davacının iddiasını davaya konu yönetmeliğin ilgili maddesine uygun olarak ispat edemediği nazara alınarak reklam gelirinin davalı şirket tarafından noksan beyan edilmediği ve buna dayalı olarak da davacı kuruluşun davalıdan tahsil edebileceği üst kurul payının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı yayın kuruluşunun, televizyon kanalında yayınlanan reklamlara ilişkin brüt reklam gelirlerini eksik beyan ettiğini, Maliye Bakanlığı teknik raporuna itibar edilmesi gerektiğini, vergi tekniği raporunda, emsal komisyon oranının %13.875 oranında belirlenmesine yönelik hesaplamaların sadece bir varsayım üzerine olmadığını, ilgili bilgi ve belgelere dayandırıldığını, bilirkişi heyet raporundaki tespit ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; reklam gelirinin davalı şirket tarafından noksan beyan edilip edilmediği ve buna dayalı olarak da davacı kuruluşun davalıdan tahsil edebileceği üst kurul payının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının belirlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı, bu doğrultuda bilirkişi heyetinden alınan raporun denetime elverişli bulunduğu, davacının ... Bütçe, Muhasebe ve İdari İşler Yönetmeliği'nin 5. maddesinde belirtilen kriterlere göre reklam gelirinin davalı şirket tarafından noksan beyan edildiğinin ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.