3. Hukuk Dairesi 2014/2768 E. , 2014/5323 K. MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2012 NUMARASI : 2011/739-2012/411 Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. YARG I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, davalı kurum tarafından 570,00 TL kaçak tahak…
**3. Hukuk Dairesi 2014/2768 E. , 2014/5323 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2012 NUMARASI : 2011/739-2012/411 Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. YARG I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, davalı kurum tarafından 570,00 TL kaçak tahakkuk ve 42 655,10 TL kaçak ek tahakkuku yapıldığını, ancak yapılan işlemin mevzuata uygun olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı, 09.10.2010 ve 17.08.2011 tarihli kaçak tespit tutanakları ile davacının kaçak kullanımının sabit olduğu ve hesaplamanın Enerji Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK m.297/2 hükmüne göre, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Ayrıca, dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi her hangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. Somut olayda, mahkemece, kısa kararda "Bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne" denilmekle yetinilmiş olup, bu durum yukarıda belirtilen HMK m.297/2 hükmüne aykırılık teşkil ettiği gibi gerekçeli kararda "davacının davalı kuruma *********** nolu elektrik aboneliğinden dolayı 42 660,10 TL'lik borcunun bulunmadığının tespitine" ifadeleri ilave edilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Ayrıca, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır. Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.