12. Ceza Dairesi 2021/7115 E. , 2023/5706 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1580 E., 2019/2106 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci…
**12. Ceza Dairesi 2021/7115 E. , 2023/5706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1580 E., 2019/2106 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 22.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Isparta Ağır Ceza Mahkemesinde silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığını, 24/07/2016 tarihinde gözaltına alındığını, 28/07/2019 tarihinde serbest bırakıldığını, Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2018 tarih 2018/178 esas, 2018/303 Karar sayılı kararıyla beraatine karar verildiğini, müvekkilin 4 gün boyunca gözaltında kaldığını ve sorgusuna müteakip adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, müvekkili hakkında adli kontrol tedbiri kaldırılıncaya kadar her hafta düzenli olarak karakola imza atmaya gittiğini, müvekkilinin bir süre sonra eşinin tutuklanması, kendi hakkında adli sürecin olması, geleceklerinin belirsiz olması ve bakıma muhtaç çocuklarının açıkta kalma ihtimallerinden dolayı, Isparta merkezdeki evini Gelendost ilçesinde bulunan kayınpederinin yanına taşımak zorunda kaldığını, müvekkilin tüm bu süreç boyunda beslenme ve nakliye masrafı yaptığını, ekonomik yöden zor duruma düştüğünü, müvekkilinin KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini, müvekkilinin eşi de tutuklu bulunduğu için oldukça sıkıntılı ve zor zamanlar yaşadığını, çocuklarının bu olay nedeniye olumsuz etkilendiğini, maddi ve manevi zarar gördüğünü, 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 04.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/60 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1580 Esas, 2019/2106 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; 1. Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, 2. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, İlişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Mahkemece tazminat istemine ilişkin dilekçenin CMK'nın 142. maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığı hususunda yapılan inceleme üzerine, davacı hakkında verilen beraat kararına karşı itiraz yoluna gidilmediği ve kararın 02/10/2018 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşmesine ilişkin evrakın 23/10/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 22/01/2019 tarihinde dava dilekçesinin havale edildiği, CMK'nın 142/1. maddesinde belirtilen üç aylık yasal süre içerisinde davanın açıldığı, dava dilekçesi, davalı hazine adına cevap dilekçesi, mahkemece yapılan araştırmalar ve tüm dosya kapsamı ile davacı ...'ın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlaması iddiasıyla 24/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, Yalvaç Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/32 sayılı kararı ile 26/07/2016 tarihinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldığı, Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/178E. 2018/303 K. numaralı kararıyla beraatine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının gözaltında bulunduğu 3 günlük süre içerisinde halen görevinde bulunduğu, hakkında herhangi bir ihraç kararının alınmadığı, 01/09/2016 tarihli 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği, son maaş bordrosuna bakıldığında 2016 ağustos ayında maaşını almış olduğu dolayısıyla gözaltında kaldığı tarihler nazara alındığında davacının herhangi bir maddi kazanç kaybının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden dosyanın incelenmesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/05/1999 tarih ve 9/102-115 sayılı ilamında haksız tutuklama nedeniyle hükmolunacak manevi tazminatın belirlenmesinde gözönüne alınacak kıstaslar açıklanmıştır. Buna göre: "Manevi zarar tutuklanan şahsın sosyal çevresinde itibarının sarsılmasına; hürriyetinden yoksun kalması nedeniyle duyulan elem ve ıstırap ve ruhi sıkıntıların bir nebze de olsa giderilmesi amacına yöneliktir. Manevi zararın tümüyle giderilmesi olanaksız ise de; tayin edilecek manevi tazminat kişinin acı ve ıstıraplarının giderilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasında etken olacaktır. Bu nedenle manevi tazminata hükmedilecek kişinin cezaevinde kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, tutuklanan şahıs üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınarak zenginleşme sonucu doğurmayan, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir miktar olmasına özen gösterilmelidir." Davacı hakkında beraat kararı verilen dosyada, davacının üzerine atılı suçun niteliği, haksız olarak tutuklu kaldığı sürede hürriyetinin kısıtlanması sonucunun doğurduğu tüm sorunlar, tespit edilen sosyo-ekonomik durumu hep birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nesafet kuralları uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ancak manevi tazminatın şahsın çektiği elem ve sıkıntıları kısmen de olsa dindirmeyi amaçlayıp zenginleşme sonucunu doğurmaması gerektiği nazara alındığında yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının manevi tazminat konusundaki davasının kısmen kabulü ile gözaltına alındığı 24/07/2016 tarihinden serbest bırakıldığı 26/07/2016 tarihine kadar olan 3 günlük süreye ilişkin manevi zararlarına karşılık olarak takdiren 500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/178 Esas, 2018/303 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.07.2016-26.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 24.09.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.10.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının gözaltı koruma tedbiri bittikten sonra 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılmakla, davacının gözaltına alındığı tarihte memurluk görevinin devam ettiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararlar için idareye başvurması gerektiği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davacı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1580 Esas, 2019/2106 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.