4. Hukuk Dairesi 2009/11043 E. , 2010/6503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından ha
**4. Hukuk Dairesi 2009/11043 E. , 2010/6503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 17.15 TL'sinin davacıya, 118,80 TL'sinin de davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların bunlardan mahsubuna 31/05/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, davalının talimatla ve kasıtlı olarak düzenlediği raporlar nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğramasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, ... Orman Bölge Müdürü iken ... olan davalının aldığı talimat uyarınca kasıtlı olarak hazırladığı raporlar neticesinde hakkında disiplin cezaları verilerek sicilinin bozulduğunu, yine bu soruşturmalara dayanarak ikinci sicil amiri tarafından siciline "idarecilik yapamaz" ibaresinin yazıldığını, hakkında birçok atama tasarrufu yapıldığını, böylece kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürmüştür. Davalı, zamanaşımı ve yetki itirazlarında bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise, Bakanlık makamının talimatı ve Teftiş Kurulunun emri ile dava konusu raporları hazırladığını, kasıtlı soruşturma başlatmasının mümkün olmadığını, ayrıca kendisinin disiplin cezası verme yetkisi bulunmadığını, sadece konuları tahkik ederek sonucunda görüş, kanaat ve önerilerini bir rapor halinde Başkanlığa sunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalının, davacı hakkında ... İdari Mahkemesi Başkanlığına verdiği dava dilekçesi ile Başbakan ve Çevre ve Orman Bakanı'na atfen ileri sürdüğü iddialarla ilgili olarak 2006/7 numaralı soruşturmayı gerçekleştirdiği, hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunması nedeniyle kınama cezası ile cezalandırılmasını önerdiği, Personel Daire Başkanlığı tarafından kınama cezasıyla cezalandırıldığı; emekli Orman Muhafaza Memuru ...'ın (13) maddeden oluşan şikayeti üzerine yaptığı 2006/8 numaralı soruşturma neticesinde; iki maddeden oluşan "uyarma", bir maddeden "aylıktan kesme", bir maddeden de kınama cezası verilmesini istediği, ayrıca yönetici kadrosu dışında başka bir göreve atanmasının yerinde olacağı önerisini getirdiği, Orman Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı, teklif edilen cezaları uygun bularak aynen verdiği; 13 günlük hastalık iznini Sinop İli dışında geçirmekten ve izinsiz olarak görev yaptığı il sınırları dışına çıkmak iddialarıyla 2006/9 numaralı soruşturmanın yapıldığı, sonucunda ise, aylıktan kesme cezası istendiği ve aynı şekilde tecziye edildiği, uyarma ve kınama cezalarından dolayı yasa yolu kapalı olduğundan idari yargı yoluna başvuramadığı, iki aylıktan kesme cezasının ... ve ... İdare Mahkemesi kararları ile iptal edildiği ancak temyiz incelemesi için Danıştay'da olması nedeniyle halen kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Davalının söz konusu raporları kin ve gareze istinaden düzenlediği kanıtlanamamış ve böyle bir belirleme yapılmamıştır. Bakanlık makamının talimatı ve Teftiş Kurulu'nun emri ile görevlendirilen müfettişin görevi, tahkikatı yaparak rapor hazırlamak ve önerisini ilgili makama sunmaktan ibarettir. Bundan sonrası kararı verecek merciye aittir. Diğer bir anlatımla müfettiş kanaat ve önerisini bildirmekle yükümlüdür. Bu nedenle raporların kin, garez ve kasta dayalı olarak düzenlendiği hususunda kanıt bulunmadığından, raporlarda getirdikleri tekliflerden sorumlu tutulmalarına olanak yoktur. Keza, soruşturmacı olarak ortaya konulan görüşlerin mutlak anlamda karar veren makamı bağlayıcı özelliği bulunmadığından, soruşturmacının bu yönüyle de sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu itibarla; davanın tümden reddi gerekmekte iken, davanın kısmen kabulünü onayan sayın çoğunluğun kararına yukarıda belirttiğim sebeplerle katılamıyorum. 31/05/2010