T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1389 - 2025/1507 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1389 KARAR NO : 2025/1507 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.09.2025 (Derdest) NUMARASI : 2025/801 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28.11.2025 İlk derece mahkemesince ver…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1389 - 2025/1507 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1389 KARAR NO : 2025/1507 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.09.2025 (Derdest) NUMARASI : 2025/801 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28.11.2025 İlk derece mahkemesince verilen ara kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili; 30.08.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...'a ait, davalı ...'ın idaresinde bulunan ... plakalı aracın ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacıların murisi ... ve ...'ün vefat ettiğini, davalı sürücü ...'ın kusurlu olduğunu, davacıların müteveffaların çocukları olduğunu ve ölümleri ile desteklerinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK'nın 107. Maddesi gereğince ... için 5.000 TL maddi tazminatın, her davacı için ayrı ayrı 1.500.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 3.000.000,00 TL'nin olay tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davalı ...'a ait kazaya konu ... plakalı araca, davalı ...'ın üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına, davalı ...'ın üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına, davalı ...AŞ.'nin ZMMS kapsamında sorumlu olduğu teminat miktarı kadar üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına, teminatsız olmak üzere ihtiyaten haciz konulmasını, TBK'nın 76. Maddesi gereğince davacılara geçici ödeme yapılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen 15.09.2025 tarihli ara karar ile; davacılar vekilinin trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği, kaza tespit tutanağında kazaya karışan iki tarafa da kusur verildiği, trafik bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın asli, karşı araç sürücüsü (maktul) ...'ın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranı, talep edilen tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, davacılar vekilinin talep ettiği maddi tazminat miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, oransal kusur ve net zararın tespitinin yargılamayı gerektirmesi; manevi tazminatın miktarı, kapsam ve koşulların talebe bağlı ve kusurun varlığı, niteliği, ekonomik sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenmesi, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için alacağın varlığı yanında ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması koşulu gerçekleşmediği, TBK'nın 76. Maddesinde öngörülen geçici ödeme için gerekli şartların bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin ve geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiş, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ. İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının aslikusurlu olduğunu ceza mahkemesi kararı ile mahkumiyetine karar verildiğini, ...'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğunu belirlendiğini, maddi tazminat taleplerinin bilirkişi hesaplaması neticesinde belirlenebilir olduktan sonra arttırılmasının kaçınılmaz olduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkemenin harçlandırılmış dava değeri üzerinden ihtiyati haciz talebini reddetmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın ilgili vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olmasının yeterli olduğunu, yargılamanın uzun sürecek olması ve yargılama sonrası hükmedilecek olan maddi ve manevi tazminatın ödenmesinin davalı taraflarca engellenmek istenmesi, davalıların mal varlığını yargılama bitmeden evvel elden çıkarma ihtimallerinin yüksek olması ve davacıların olası mağduriyetlerinin önüne geçilebilmesi göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davacılar vekili, 30.08.2024 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıların annesi ve babasının yolcu olarak bulunduğu araca çarptığını, kaza sebebiyle davacıların anne ve babalarının vefat ettiğini, davacıların anne ve babalarının vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını, bu nedenle her bir davacı için ayrı ayrı 1.500.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000,00 TL, maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki varlıklarına, dava dilekçesinde belirtilen tazminat tutarlarını karşılayacak şekilde İİK'nın 257.madde hükmü gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İİK’nın 257.maddesi hükmüne göre :"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. Somut olayda, 30.08.2024 günü meydana gelen kaza nedeniyle davacıların anne ve babasının vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edilmiş olup, talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, manevi tazminat yönünden ise manevi tazminat miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olduğu, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre hakim tarafından belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmadığından alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerektiği, davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, yargılama aşamasında delil durumuna göre her zaman mahkemeden istenebileceği gözetildiğinde dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati Haciz talep eden davacılar vekilinin 15.09.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıların adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.