Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle öğretmenlik mesleğine başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle öğretmenlik mesleğine başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.4 Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1992 doğumlu olan başvurucunun Kamu Personeli Seçme Sınavı sonucuna göre 19/7/2017 tarihinde Batman'ın merkez ilçesi, Saadet Uçar Anadolu Lisesine sözleşmeli öğretmen olarak yerleştirilmesi yapılmıştır. Başvurucu hakkında 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (676 sayılı KHK) maddesiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bent uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmıştır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle başvurucunun göreve ataması gerçekleştirilmemiştir. Başvurucu söz konusu işlemin iptali istemiyle 5/12/2017 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde tüm şartları taşımasına rağmen atamasının gerçekleştirilmediğini belirten başvurucu, hakkında açılan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığını ifade etmiştir. Davalı idare 2/1/2018 tarihinde savunma dilekçesi vermiştir. Savunma dilekçesinde, ilgili mevzuata yer verildikten sonra başvurucu hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının gizli evrak şeklinde gönderildiği ifade edilmiştir. Söz konusu evrakın incelenmesi neticesinde öğretmenlik mesleğinin hassasiyeti ve öğrenciler üzerinde olumsuz bir etkinin geriye dönüşünün olmayacağı düşünülerek başvurucunun atamasının gerçekleştirilmediği belirtilmiştir. Dava konusu işlemin yasaya uygun ve yerinde olması nedeniyle de haksız olarak açılan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Başvurucu 19/2/2018 tarihinde davalı idarenin savunmasına cevap vermiştir. Cevap dilekçesinde, bugüne kadar herhangi bir adli veya idari soruşturma geçirmediğini söylemiştir. Davalı idarenin tarafına tebliğ edilmeyen güvenlik soruşturması sonucuna dayanarak atamasını iptal ettiğini, tarafına tebliğ edilmeyen yazıya dayanarak tesis edilen işleme karşı açtığı davanın reddedilmesi durumunda adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini ifade etmiştir. Arşiv araştırması sonucunun nasıl olumsuz olduğunun somut bilgi ve belgelerle ispatlanması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı idare 13/4/2018 tarihinde ikinci savunma dilekçesini sunmuş olup dilekçesinde birinci savunma dilekçesinde söylediği hususları tekrarlamakla yetindiğini ifade etmiştir. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 19/9/2018 tarihinde işlemi iptal etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"İncelenen olayda, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunu kanıtlayan bilgi ve belgelerin mahkememizin 13/12/2017, 17/1/2018, 22/06/2018, 12/7/2018 tarihli ara kararlarımız ile Davalı İdareden, Burdur İl Emniyet Müdürlüğünden, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden istendiği, gelen cevabi yazılar da, "davacı ile ilgili herhangi bir kaydın, soruşturmanın, koğuşturmanın bulunmadığı" yönünde bilgi verildiği görülmektedir.Kamu görevlisi olmak isteyenlerle ilgili güvenlik araştırması yapılırken ulaşılan bilgi ve kanaatin; somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması; tahmine, tasavura ve önyargıya dayalı olmaması; aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekir. Aksi durumda soyut ve gerçek dışı ithamlarla bazı kişilerin önemli hak kayıplarına yol açılmasına neden olacaktır.Belirtilen durum karşısında, davacının silahlı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasında mevcut olmadığından, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu gerekçesi ile sözleşmeli öğretmenliğe atanmasının iptalin eilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır." Davalı idare 3/10/2018 tarihinde karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, işlemin hukuka aykırı olmadığı, oluşturulan gerekçe ve kararda hukuki isabet bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, istinaf başvurusuna karşı 19/11/2018 tarihinde cevap vermiştir. Başvurucu cevap dilekçesinde, idarenin istinaf yoluna başvurusunda soyut ve genel ibarelerin yer aldığını, somut tespitlere yer verilmediğini belirtmiştir. Gerek üniversite öğrenciliği sırasında ve gerekse de hayatının diğer dönemlerinde kesinlikle herhangi bir örgüt, yapı ve oluşumla bir ilgisi bulunmadığını ifade etmiştir. Hizmete alınmada gerekli şartları taşımasına rağmen görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir ayrım gözetilerek atamasının gerçekleştirilmemesinden yakınmıştır. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 12/12/2018 tarihinde istinaf başvurusunu kabul ederek Mahkeme kararını kaldırmış ve davayı kesin olarak reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bakılan davada, güvenlik soruşturması nedeniyle Batman Valiliğinin 13/10/2017 tarih ve E:16645377 sayılı yazıları ekinde davalı idareye sunulan Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nün bila tarih ve 3128/2 sayılı güvenlik soruşturması evrakında istihbar olunan gizlilik dereceli bilgilere göre davacının güvenlik soruşturmasının, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün Komisyon kararı gereğince olumsuz olarak değerlendirilerek atamasının iptal edilmesine dair işlemden kaynaklanan uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin 22/06/2018 ve 12/07/2018 tarihli ara kararları ile Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ile Burdur İl Emniyet Müdürlüğü'nden ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden davacının Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair yapı, oluşum, grup, örgütlere üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğuna dair eylem ve faaliyetlerinin neler olduğu ve hakkında adli ve idari soruşturma, kovuşturma bulunup bulunmadığı, tutuklama yapılıp yapılmadığı hususlarının sorulduğu, adı geçen birimlerden alınan bilgi ve belgeler incelendiğinde, yapılan havuz sorgusuna göre davacının Fetö/pdy terör örgütü ile irtibatı, iltisakı olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da davacı hakkında herhangi bir soruşturma kaydına rastlanmadığı bildirilmiş ise de, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nün bila tarih ve 3128/2 sayılı yazıları ekindeki "gizli" ibareli mazruf ile Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne sunulan istihbari bilgi notunun, Polis Vazife ve Salāhiyet Kanunu'nun Ek maddesi kapsamında Devletin güvenilir istihbarat ve emniyet birimlerince yürütülen çalışmalar sonunda elde edildiği kabul edilen; "Kendisi: 2012-2014 yılları arasında PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması (YDG-H) (Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi) organizesinde düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığının değerlendirildiği" yönündeki istihbari bilgi olduğu görülmektedir....Bu durumda, ülkemizde demokratik toplum düzeninin kurulup sürdürülmesi ve eğitim hizmetinin kalitesinin yükseltilmesi amaçlanırken sözleşmeli olarak öğretmen kadrosuna yerleştirildiği görülen davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve yukarıda aktarılan istihbari nitelikteki bilgilerin, davacının bu mesleğe atanmasına engel teşkil edeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön, aksi yönde verilen istinafa konu Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır." Nihai karar başvurucuya 29/5/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 19/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bakınız Rıdvan Batur B. No: 2018/17680, 3/12/2020, §§ 20-