(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10392 E. , 2009/11386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenere
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10392 E. , 2009/11386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Köyü 11 parsel nolu taşınmaz ile ... Köyü 103 parsel sayılı taşınmazlarda malik olan ... oğlu ... 'ın isminin ... olarak geçtiğini ileri sürerek kayıtların ... oğlu ... olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapu kaydında isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Mülkiyet naklini önlemek için mahkemece; 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Somut olayda; Dava konusu 11 ve 103 parsel sayılı taşınmazlardaki ... oğlu ... isminin ... oğlu ... olarak düzeltilmesi istenmiştir. Mahkemece dayanak kayıtlar incelenmiş, nüfus kayıtları getirtilmiş, Cumhurniyet Savcılığı aracılığı ile araştırma yapılmış, tanık anlatımları da nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerçekten de, kadastro tespit tutanakları incelendiğinde 103 parsel sayılı taşınmazın senetsizden 25 yılı aşan zilyetlikleri nedeniyle ... oğulları ... ve ... adına, 11 parsel sayılı taşınmazında aynı nedenlerle yine ... oğlu ... ve ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bunlardan 11 parsel sayılı taşınmazda ... oğlu ... payı ... oğlu ...'a intikal etmiştir. Mahkemece dava kabul edilirken 11 parsel sayılı taşınmazda ... oğlu ... payının kalmadığı gözetilmemiştir. Ayrıca 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapuda intikal işlemleri yapılırken ... 'a ait veraset ilamı ibraz edilmiş, ... 'ın eşi ... oğlu ... 'ın 1964 yılında öldüğünden bahisle ... ve ...'nin ortak mirasçıları saptanmıştır. Bu durumda 11 parsele ilişkin intikal işlemlerinde adı geçen kayıt maliki ... oğlu ... ile davacının miras bırakanı ... oğlu ... 'ın aynı kişi olduğu hususunda bir kesinlik bulunduğundan söz edilemeyecektir. Mahkemece öncelikle, tapulama sırasında ... oğulları ... ve ... adına tespit yapıldığına göre kayıt maliklerinin babalarına ait nüfus aile kayıt tablosunun da getirtilerek kayıtlarda ... oğlu ...'nin isminin ne şekilde geçtiği saptanması, 11 parsel sayılı taşınmazın intikal işlemleri sırasında sunulan veraset ilamı içeriği de gözetilerek ve gerekirse taşınmaz başında keşifte yapılmak suretiyle kayıt malikinin isminin düzeltilmesi halinde mülkiyet nakli oluşmayacağına dair kesin kanaate ulaşılması halinde dava kabul edilmelidir. Açıklanan bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.