4. Hukuk Dairesi 2017/2876 E. , 2020/708 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 28/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın ve internet yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/01/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından s…
**4. Hukuk Dairesi 2017/2876 E. , 2020/708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 28/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın ve internet yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/01/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın ve internet yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; ... Gazetesinin 16/03/2015 tarihli nüshasında ve gazetenin internet sitesinde yayınlanan haberin gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğini, taraflarınca yapılan tekzip başvurusu üzerine Sakarya l. Sulh Ceza Hakimliği tarafından gazetedeki yayın hakkında tekzip kararı verildiğini, yine haberin internet sitesinde de yayınlanması nedeniyle aynı mahkeme tarafından erişimin engellenmesine karar verildiğini, davalıların haber verme ve eleştiri sınırlarını aştığını belirterek kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur. Davalılar; söz konusu haberde gerçeklik unsurunun mevcut olduğunu, haberin kamuyu bilgilendirme ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, yayın konusu haberin güncel olmadığı, hukuka uygunluk sınırları içinde kalmadığı ve davacının kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın; olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.