1. Ceza Dairesi 2024/7996 E. , 2026/1415 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1143 E., 2024/1393 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması ve düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz…
1. Ceza Dairesi 2024/7996 E. , 2026/1415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1143 E., 2024/1393 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması ve düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edelerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/586 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 53... . maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/1143 Esas, 2024/1393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla; a. Sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 53... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, fazla ceza tayin edildiğine, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması talebine, haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması talebine, ikinci kez tekerrür şartlarının bulunmadığından uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre katılan ...'a yönelik eylem yönünden ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, adli sicil kaydına göre tekerrür uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde katılan ...'e yönelik eylem nedeniyle kurulan hükümdeki düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde hesap hatası yapılarak, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması sonucunda " 9 yıl 4 ay 15 gün hapis" yerine " 10... ay hapis" şeklinde fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A.Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi yönünden: Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/1143 Esas, 2024/1393 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B.Sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi yönünden: Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/1143 Esas, 2024/1393 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkradan " 10... ay hapis" ibaresi çıkartılarak yerine "9 yıl 4 ay 15 gün hapis" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Katılanlar ... ve ... ile tanık ...'nın, 13.08.2023 günü saat 23:00 sıralarında tanık ...'nin müsteciri olduğu ... Bar adlı içkili eğlence yerine giderek, alkol almaya başladıkları, katılan ...'i öncesinde tanıyan (ve olaydan sonra 2.25 promil alkollü olduğu tespit edilen) sanık ...'ın da diğer bir masada alkol aldığı, bilahare sanığın iş yerinde konsomatris olarak çalışan bir kadına açık giyindiğinden bahisle "uzaklaş" dediği, kadının uzaklaştığı ve ancak yakındaki masada bulunan katılanların sanığa "sana ne oluyor, kadın senin namusun mu?" meailinde sözler sarf ettikleri, aksi sabit olmayan savunma itibariyle küfrettikleri, böylece tartışmaya başlayan tarafları içkili eğlence yerinin işletmecisi tanık ...'nin sakinleştirdiği ve sanığı dışarı çakmaya ikna ettiği, (olay görüntüleri itibariyle;) sanığın saat 23:54:46 itbariyle arkasında tanık ... bulunduğu halde dışarı çıktığı, saat 23:57:04'de içkili eğlence yerinin önünde yürüdüğü ve tanık ... ile konuştukları, tanıktan katılan ...'i dışarı çağırmasını istediği, tanığın işyerine dönerek katılan ...'e sanığın kendisi ile konuşmak istediğini bildirdiği, böylece katılanlar ile tanık ...'nın işyeri dışına; sanığın yanına gittikleri, saat 23:57:34'de mekanın karşısındaki bankta yanında bir kişi bulunduğu halde oturmakta olan sanığın yanına saat 23:58:15 itibariyle katılanlar ile tanık ...'nın geldikleri, tartıştıkları, (aksi sabit olmayan savunmaya göre;) katılan ...'in sanığa "şeresiz anan olsa bu kadar namusuna sahip çıkmazsın" dediği, sanığın ise "hayırdır, sen benim mekanımda bana artistlik mi yapıyorsun" diyerek, ayağa kalktığı ve katılan ...'e bir kez tokat attığı, bunun üzerine katılanların sanığa saldırdıkları, saat 23:58:38 itibariyle kavga etmeye başladıkları, arbede sırasında sanığın önce katılan ...'i sonrasında da katılan ...'ı baçakladığı, kavganın çevredeki vatandaşlar tarafından ayrıldığı, bundan sonra katılan ...'in bel kısmını tuturak, saat 23:59:34'de içkili eğlence yeri içine girdiği, sanığın ise işyeri önünde elinde bıçak bulunduğu halde beklediği, saat 00:00:17 itibariyle katılan ...'in yine bel kısmını tutarak dışarı çıktığı, sanığın bundan sonra ayrılarak kaldığı inşaat şantiyesine gittiği, polisin intikali üzerine de saat 02:30 itibariyle yakalandığı, bu sırada suçta kullandığı 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesinde bildirilen yasak silahlardan olan bıçağını teslim ettiği olay sonucu sanık ...'ın "sağ göz kapağında ve burun sağ tarafta ekimoz, sol kulak arkasında şişlik ve ekimoz" kaydını taşıyan adli raporu itibariyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandığı, katılan ...'in, "sırt sol tarafta scapulanın yaklaşık 5 cm altında ve yatay uzanan yaklaşık 20 cm'lik kesi, sırt sağ tarafta scapulanın yaklaşık 6 cm altında yaklaşık 2 cm'lik kesi ve 5 cm'lik hematom" kaydını taşıyıp, adı geçenin sırtının sağ tarafındaki yaralanmasının toraksa nafiz ve akciğer kontüzyonuna neden olduğunu bildiren adli raporu itibariyle; katılan ...'ın da "sol kaburga yanından(sol aksiller bölgenen 10 cm altından) başlayan C şeklinde yaklaşık 15 cm uzunluğunda kesi" kaydını taşıyıp, adı geçenin yaralanmasının pönomotaraksa neden olduğunu bildiren adli raporu itibariyle yaşamsal tehlike geçirecek derecede yaralandıklarıolayda sanığın öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, 1. Katılanlardan birini tanıyan sanık ile katılanlar aralarında önceye dayalı bir husumet bulunmaması, 2. Sanık ile maktul arasındaki kavganın eğlence yeri içinde yaşanan sözlü bir tartışamadan kaynaklanması, 3. Konuşmak üzere sanığın katılanları çağırması üzerine taraflar arasında yeniden tartışma başlaması ve tartışmanın kavgaya dönüşmesi, 4. Kavga sırasında üç kişi olan katılanların sanığa birlikte saldırmaları, 5. Bu saldırı karşısında sanığın kendini savunmak amacıyla yanındaki bıçağı kullanması, 6. Sanığın bıçağı karşılıklı olarak birbirlerine saldırdıkları anda kullanması nedeniyle hedef gözetme imkanın olmadan sanıklardan ikisine saplamış olması, 7. Sanığın bıçağı daha fazla saplamasına imkan olmasına rağmen, fiiline son vermiş olması, Hususları dikkate alındığında, sanığın katılanlardan ikisinin hayati bölgesine bıçağı sapladığı konusunda tereddüt olmamakla birlikte, istemesi halinde katılanların vücudunun hayati bölgelerine bıçağı birden fazla saplayabilecek olan sanığın, hedef gözetme imkanı olmayan bir durumda bıçağı kullanmış olması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilmesi gereken sanığın fiilinin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.