Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/20951 E. , 2024/8227 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/20951 Karar No : 2024/8227 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından,7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın... tarih ve…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/20951 E. , 2024/8227 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/20951 Karar No : 2024/8227 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından,7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olarak değerlendirilebilecek bir eylemi ve bağlantısının bulunmadığı, dava konusu kararda somut delillerin ve gerekçenin gösterilmediği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici tedbirler alınabileceği, OHAL uygulamasına son verilmesiyle birlikte kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının durumun gerektirdiği türden bir tedbir niteliğinde olmadığı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamelerinin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama ve cezalandırma yetkisinin olmadığı, içeriğini bilmediği Milli Güvelik Kurulu kararlarına uymadığı için suçlanamayacağı, bu kararların erişilebilir ve öngörülebilir olmadığı, tavsiye niteliğinde olduğu, doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği, örgütsel bir faaliyetinin olmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık aşamalarda alınan savunmasında özetle; "Sanığın kolluk ifadesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu kabul etmediği, sevk edildiği sulh ceza hakimliğinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği ve mahkememizde alınan savunmasında yapı ile ilgili olarak ilk tanışıklığının üniversiteye kayıt sırasında 2005 yılında olduğunu, Adana'da tek erkek yurdu olduğunu ve kendisine çıkmadığını kayıtta ... adlı şahısla tanıştığını, kalacak yeri olmadığı için cemaate ait evde kalmaya başladığını, ilerleyen dönemlerde risale i nur sohbetleri Fetullah Gülen'in kitapları okunmaya başlandığını ara sıra bu toplantılara katıldığını üniversite boyunca örgüte ait evlerde kalmaya devam ettiğini, daha sonra kpss den de ilk aldığı puanla atanamadığını, sonra kendisini Ankaraya davet ettiklerini, Ankara da sınavlara hazırlık için örgüte ait çalışma evinde kaldığını, KPSS sınavından sonra MASAK sınavını kazandığını, bir kaç kurum daha kazandığını ama masakı tercih ettiğini, Masak ta çalışmaya başladıktan sonra bir sohbet grubuna dahil olduğunu, sohbetlerin 2016'nın Mayısına kadar devam ettiğini, darbe teşebbüsünden sonra kimseyle görüşmediğini, kendisinden himmet istenmediğini, kod adı kullanmadığını, hakkında yürütülen idari soruşturmada Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından açığa alındığını " beyan ederek kısmen ikrar içeren savunmada bulunmuştur. Sanığın Maliye Bakanlığı Destek Hizmetleri Başkalığında çalıştığı ve halen görevde olduğu, Sanıklardan A. İ.nin 05.07.2020 tarihinde alınan ifadesinde sanıkla ilgili olarak; "...MASAK içerisinde ayrıca Fetulah GÜLEN cemaati tarafından oluşturulan bu iki grup dışında C. Y. ve ... isimli şahısların bulunduğu ancak sorumlu abisinin kim olduğunu bilmediğim bir grubun daha var olduğunu hatırlamadığım bir dönemde duymuştum. 2016 yılı Mayıs/Haziran ayına kadar bu şahıslarla FETÖ bünyesinde yaptığımız sohbetler devam etti. Bu tarihten sonra yıllık izne ayrılarak eşimin memleketine gittim. Daha sonra da Temmuz ayında gerçekleşen darbe girişimi sonrası sohbetlerin sona erdiğini biliyorum. Çünkü beni arayan, çağıran herhangi bir kimse olmadı. Daha sonraki süreçlerde de yukarıda isimlerini belirttiğim C. Y. ve... dışındaki şahıslar KHK ile MASAK’ tan ihraç edildiler." şeklinde beyanda bulunduğu, Sanıklardan C. Y.'nin 05.07.2020 tarihinde alınan ifadesinde sanıkla ilgili olarak; "...... isimli şahıs MASAK'ta uzman yardımcısı olarak çalışıyordu. Aynı promosyonduk. Bu şahsın o gün yapılan toplantıya katıldığını hatırlıyorum. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde aynı örgüt evine gittiğim ve örgüt içinde olduğunu bildiğim şahıstır. ANKARA BÖLGESİ: ..., M. Ö. ve H. Y. isimli şahıslardı. Bu şahıslar ile ilgilenen ise Ö.Ş. isimli şahıstı.." şeklinde beyanda bulunduğu, Y. G.'nin 11.07.2020 tarihinde alınan ifadesinde sanıkla ilgili olarak; "... 2012 yılı başlarında MASAK'ta Maliye Uzman yardımcısı olarak göreve başladım. Yaklaşık olarak 3 veya 4 ay kadar MASAK'ta Maliye Uzman yardımcısı eğitimim sürdü. Bu eğitim dönemi veya eğitimden sonra M.Ş. isimli arkadaşım beni aradı ve ... caddede bulunan ... üstünde bulunan bir ev adresi verdi gitmemi söyledi. Bu tek gittim. Bu evde bana kapıya açan şahsı hatırlamıyorum. Ancak bu eve gittiğimde benim ile birlikte olan şahıslar; ... isimli şahıs MASAK da uzman yardımcısı olarak çalışıyordu. Fetullahçı Terör Örgütü içerisinde aynı örgüt evine gittiğim ve aynı toplantılarda bulunduğum şahıstır...şeklinde beyanda bulunduğu...,şeklinde savunmaları ve diğer deliller değerlendirilerek davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.