T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/659 - 2025/951 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/659 Esas KARAR NO : 2025/951 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2022 NUMARASI : 2021/218 Esas-2022/348 Karar DAVANIN KONUSU : Eser S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/659 - 2025/951 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/659 Esas KARAR NO : 2025/951 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2022 NUMARASI : 2021/218 Esas-2022/348 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 04/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin HES, RES ve GES fizibilite raporlarının hazırlanması, inşaat, mekanik ve elektrik projelerinin hazırlanması, jeolojik etüt yapılması ve proje geliştirme hizmetleri yapımı gibi alanlarda hizmet verdiğini, kendisine ait işletmede olan iki adet HES tesisi kurulduğunu, sektörde tanınan bir firma olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket yetkilisi ...'nın HES kapsamında geliştirdiği projelerin ilgi görmesinden dolayı ... şirketinin ortaklarından ...'ün ... ile irtibata geçerek ... HES projesine talip olduğunu, tarafların devir konusunda anlaştıktan sonra ... projesinin sahibi olan ... A.Ş'nin hisselerinin ... ve onun gösterdiği kişilere devir edildiğini, bu satış için hazırlanan protokolde 1.000.000.00 USD bedel belirlendiğini, ve ödemelerin anlaşma kapsamında yapıldığını, eldeki dava ile talep edilen alacağın eski ismi ... HES yeni ismi ... olan projeden kaynaklandığını, müvekkili şirketin tüm süreçleri başından itibaren yönlendirdiğini, kurumlardaki takibinin yapıldığını, bu kapsamda taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, ancak davaya konu proje lisansının hali hazırda davalı şirket üzerine kayıtlı olduğunu, davalının söz konusu projeyi aynı ortaklık yapısı ile kuracağı yeni bir şirkete devretmesinde hiçbir yasal engel bulunmadığını, davalı aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/288 Esas, 2019/45 Karar sayılı dosyasında 50.000,00 USD bedelin tahsili için dava açtıklarını ancak bu davanın zamanaşımı nedeni ile reddedildiğini ve dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, bu dosyanın karara çıkmış olması nedeniyle ıslah yapamadıklarından eldeki ek davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek öncelikle her iki dava dosyasının birleştirilmesine ve şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile proje ve hizmet bedeli olarak 1.000.000.00 TL'nin ihtarın tebliğinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu davanın öncelikle usuli açıdan hukuki yarar yokluğu, derdestlik ve alacakların zaman aşımına uğraması sebebiyle reddine, aksi halde kabul anlamına gelmemekle birlikte esasa ilişkin yargılamaya geçilmesine karar verilmesi halinde, dava dilekçesi ile ileri sürülen mesnetsiz ve hukuka aykırı iddialar ile ikame edilen işbu davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarihli 2021/218 Esas 2022/348 Karar sayılı kararında özetle; Getirtilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/288 Esas, 2019/45 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2021/840 Esas, 2021/1308 Karar sayılı ilamı ile; “A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince esastan reddine, B)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulüne;1-Davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, 2-Alınması gerekli 44,40 TL.harçtan peşin alınan 3.494,06 TL.harcın mahsubu ile 3.449,66 TL.harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 18.226,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine” karar verilmiştir. Davalı vekilinin dava zamanaşımı itirazına yönelik yapılan incelemede; Eldeki dava ek dava olup, ilk davada ve istinaf ilamında da belirtildiği şekilde; ... HES projesinin %50 ... şirketine, %50 dava dışı ... tarafından belirlenecek kişi ve/veya şirketlere ait olmak üzere projenin ortak olarak yapılmasının kararlaştırıldığı, bu amaçla davalı şirketin kurulduğu, davacı şirketin işlerin ortaklık adına yürütüldüğü inancı ile davalıdan bir bedel talep edilmediğini ileri sürdüğü, davacı şirketin davalı şirkete HES projeleri kapsamında teknik yardımda bulunduğu, projelerin hazırlanmasının eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, HES projesi için 20/09/2012 tarihinde üretim lisansı alındığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı BK m.147/1'e göre, eser sözleşmelerinden kaynaklanan davalar 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi davalıya hizmet olarak sunulduğu belirtilen ön rapor ve fizibilite işlemlerinin 2007-2008 yılında yapıldığı, bu kapsamda asıl dava gibi, eldeki davanın da 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 21/11/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilince yapılan işlerin sadece ön rapor ve fizibilite işlemleri olarak görülmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığının taraflarının bir araya gelmesinin eski adı ... HES yeni adı ... HES olan projenin alım – satımı üzerine olduğunu, davalının bu defa bedeli nakit ödemek yerine işlemler bittiğinde ortak olmayı teklif edince ve müvekkili şirketin de çeşitli nedenlerle bunu kabul edince 18.12.2006 tarihinde ... şirketini kurduklarını, yerel mahkeme kararında belirtildiği gibi taraflarınca verilen hizmetlerin sadece fizibilite hizmeti olmadığını, fizibilite denilen şeyin de bir kere yapmakla biten bir işlem olmadığını, kaç defa değiştirilmişse o kadar fizibilite yapıldığını ve onay süreci olduğu anlamına geldiğini, yerel mahkemenin aşamasında ... Genel Müdürlüğünden gelen klasörlerce belge ve CD'lerin tamamının da taraflarının iddiasını doğruladığını, mahkeme tarafından istenilen belgelerin hiç birinin incelenmediğini, istinaf incelemesi sırasında da bu kadar evrakın istendiği bir dosyada istenen evrakların hiç birinin incelenmemiş olmasının dikkate alınmadığını, yerel mahkemenin ön rapor ve fizibilite çalışmalarının 2007-2008 yıllarında yapıldığını ve buna göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu gerekçe olarak yazsa da; 24.05.2016 tarihinde ...’ye sunulan revize ek fizibilite raporunun da ve bu raporun üst yazısının da müvekkili şirket tarafından hazırlandığını ve müvekkili şirket tarafından ...’ye teslim edildiğini, mahkemenin işin eser sözleşmesi olduğunu düşündüğünü ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin 2007-2008 yıllarından başlatmak üzere davayı zamanaşımından reddettiğini, genel zamanaşımı olduğu düşünülse dahi bu sürenin de dolduğunu ifade ettiklerini, taraflar arasındaki ilişkinin salt eser sözleşmesi olarak yorumlanmasına, hesaplanan zaman aşımı süresine, zamanaşımı süresinin hesaplanmaya başladığı tarihe itiraz ettiklerini, Dava konusu projenin sahibinin müvekkili olduğunu, bu projenin ilk adının da ... projesi olup sonradan adının ... olarak değiştirildiğini, ... Genel Müdürlüğünden gelen belgeler incelenmiş olsaydı bu durumun görüleceğini, müvekkili şirketin geliştirdiği eski adı ... HES olan projenin davalıya devri olayı ile başlayan bir durum olduğunu, bunun eser sözleşmesi olduğunun söylenemeyeceğini, müvekkili şirketin ve davalı şirketin başlangıçtaki iradesinin, projenin satışı olup alım - satım ilişkisi olduğunu, davalı şirketin proje karşılığı bedeli nakit ve derhal ödemek yerine işlemler bittiğinde proje için kurulan şirketin %50 ortaklığını vermeyi teklif ettiklerini, müvekkili şirket tarafından birçok değerli projenin bedelsiz devrinin ya da çok kıymetli işlerin karşılıksız yapılmasının söz konusu bile olmadığını, sürekli borç ilişkisinin, tarafların birbirine karşı güven, dürüstlük kurallarına uyulmasını, borçlunun ifa fiilinde özel bir dikkat ve özen göstermesini gerekli kıldığını, davalı tarafından bu kurala riayet edilmediğinin açık olduğu gibi zamanaşımı konusundaki açıklamalarından da esasen geçmiş bir süreden bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, davalı tarafın zamanaşımı defini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, iyiniyet kuralına ve çelişki yasağına aykırı olduğunu, gerekçeli kararda bahsi geçen Ankara Asliye 12. Ticaret Mahkemesi’nin 2018/288 E. 2019/45 K. sayılı dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 24. Hukuk Dairesi 2021/840 E. 2121/1308 K. sayılı karar ile istinaf taleplerinin reddedildiğini, istinaf kararının taraflarınca temyiz edildiğini, ilgili kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/837 E. 2022/3125 K. sayılı bozma ilamı ile Ankara BAM 24 H.D. 2022/1513 Esasına alındığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalının “...” projesi kapsamında fizibilite raporlarının ve projelerin hazırlanması ile lisans alınması için gereken işlemlerin yapılması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla proje bedeli için 25.000,00 USD ve müvekkili tarafından verilen hizmetler için 25.000,00 USD olmak üzere toplam 50.000,00 USD'nin ihtarın karşı tarafa tebliğ tarihi olan 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili konusunda Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/288 Esas sayılı dosyası üzerinden asıl davasını açtığını, ancak bu dosyada zamanaşımı nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmiş olduğundan ıslah dilekçesi sunamadıklarını, eldeki davayı ek dava olarak açmış olduklarını ve her iki davanın yargılamasının birlikte görülmesi uygun olacağından bu davanın asıl dava ile birleştirilmesine ve şimdilik proje ve hizmet bedeli olarak 1.000.000,00 TL'nin ihtarın karşı tarafa tebliğ tarihi olan 16/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, hazırlandığı ileri sürülen projelerin davacı şirkete ait olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacının talebinin ... Projesi için ön müracaat başvurusu yapılması ve fizibilite raporunun sunulmasına ilişkin olup, ek dava niteliğinde olduğu, ilk davada istinaf ilamında da belirtildiği şekilde ... projesinin %50 ... Şirketine, %50 dava dışı ... tarafından belirlenecek kişi veya şirketlere ait olmak üzere projenin ortak olarak yapılmasının kararlaştırıldığı, bu amaçla davalı şirketin kurulduğu, davacı şirketin, işlerin ortaklık adına yürütüldüğü inancı ile davalıdan bir bedel talep edilmediğini ileri sürdüğü, davacı şirketin davalı şirkete HES projeleri kapsamında teknik yardımda bulunduğu, projelerin hazırlanmasının eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, HES projesi için 20/09/2012 tarihinde üretim lisansı alındığının anlaşıldığı, eser sözleşmelerinden kaynaklanan davaların TBK 147/1'e göre 5 yıllık zamanaşımına tabi olup dava dilekçesinde de belirtildiği gibi davalıya hizmet olarak sunulduğu belirtilen ön rapor ve fizibilite işlemlerinin 2007-2008 yılında yapıldığı, bu kapsamda asıl dava gibi eldeki davanın da 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı kabul edilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece ek dava olduğu anlaşılan bu davanın, asıl davadaki yargılamanın kesin hükme bağlanmasının beklenmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, asıl davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/01/2019 tarihli 2018/288 Esas 2019/45 Karar sayılı karar ile davanın zamanaşımı nedeniyle vermiş olduğu kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 24. Hukuk Dairesinin 09/11/2021 tarihli 2021/840 Esas 2021/1308 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunmadığı, davacı şirketin davalı şirkete HES projeleri kapsamında teknik yardımda bulunduğu, projelerin hazırlanmasının eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, HES projesi için 20/09/2012 tarihinde üretim lisansının alındığı, dava esastan reddedildiğinden yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına nispi vekâlet ücreti verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine ve davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine ise, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başkanlığının 09/06/2022 tarihli 2022/837 Esas 2022/3215 Karar sayılı kararı ile ; "Taraflar arasında yazılı olarak düzenlenmiş bir eser sözleşmesi bulunmamakta ise de, akdî ilişkinin varlığı çekişmesizdir. TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak davacı yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise davalı iş sahibine aittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işin yapılıp yapılmadığı, iş bedeli ve taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konularında toplanmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından hazırlanan ... projesi kapsamında taraflar arasındaki ilişkinin 2007 yılında başladığını, fizibilite raporlarının hazırlandığını, lisans başvurunun yapıldığını ve başvurunun kabul edildiğini, en son fizibilite çalışmasının ise 2016 yılında yapıldığını belirtmiştir. Mahkemece dava konusu işin 2007-2008 yıllarında yapıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında ... projesi ile ilgili akdi ilişkinin varlığı sabit olduğundan işin kapsamı, 2007-2008 yılından sonra yapılan işlerin birbirinin devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarının belirlenmesi ve bundan sonra zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi zorunludur. O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacı tarafından yapılan işler ve bunlara ilişkin talepleri açıklatılarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nun 266. maddesi hükmüne göre oluşturulacak uyuşmazlık konusunda teknik bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, davacı yüklenici tarafından 2007 yılından 2016 yılına kadar yapılan işlerin birbirinin devamı niteliğinde olup olmadığı belirlenmeli, devamı niteliğinde olduğunun tespit edilmesi halinde ise zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle dolmadığından işin esasının incelenmesine geçilerek, yapılan işler davalı yararına ise yüklenicinin hak ettiği iş bedelini yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile bulmak ve kanıtlanan ödemelerin mahsubundan sonra sonucuna göre davada hüküm kurmaktan ibarettir. " gerekçesi ile bozularak dosyanın Ankara BAM 24. Hukuk Dairesine gönderildiği ve dosyanın gönderildiği Ankara BAM 24. H.D.'since usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda aldırılan uzman bilirkişi kurul raporu sonrasında bu rapor hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 2007 yılı başlarında başladığı ve 2016 yılı başlarına kadar devam ettiği, yapılan iş ve işlemlerin birbirinin devamı niteliğinde olduğu ve davacı firmanın, fizibilite çalışmaları dışında da ... projesi çalışmalarının tüm süreçlerinde hizmet verdiği, davacı tarafından yapılan işlerin toplam bedelinin 334.057,20 USD olarak hesaplandığı ve talep de gözetilerek davanın kabulüne, proje bedeli için 25.000 USD davacı tarafından verilen hizmetler için 25.000 USD olmak üzere toplam 50.000 USD'nin dava tarihinden itibaren devlet bankaları tarafından USD para birimine uygulanan mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/10/2024 tarihli 2024/895 Esas - 2024/3639 Karar sayılı ilamı ile onandığı ve aynı tarihte kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki uyuşmazlık yönünden bu davanın Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/288 Esas sayılı davasına ek dava olarak açıldığı anlaşıldığından ve asıl davada verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olması sebebi ile asıl davada verilen davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararının bu ek davada kesin delil niteliğinde olması sebebi ile ek davadaki istemlerin kesin delil niteliğindeki asıl davadaki varlığı kabul edilen maddi ve hukuki duruma göre sonuçlandırılması gerektiğinden ve asıl davadaki kabule göre asıl davadaki taleplerin zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından ek davadaki taleplerin de buna göre ve ek davanın açılış tarihine göre değerlendirildiğinde ek davanın açılış tarihinin 01/04/2021 tarihi olduğu da gözetilerek ek dava tarihi itibari ile de zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla mahkemece asıl dava dosyasındaki kabul ve değerlendirmelere göre ek davadaki istemin hüküm altına alınması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve eldeki ek dava yönünden dava tarihi itibari ile zamanışımı süresinin henüz dolmadığı anlaşıldığından kesinleşen asıl dosyadaki kararın eldeki davada kesin delil niteliğinde olması sebebi ile uyuşmazlığın asıl dosyadaki tespit ve değerlendirmelere göre sonuçlandırılmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarihli ve 2021/218 Esas 2022/348 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır