(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9488 E. , 2010/6602 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı işveren nezdinde 01.02.1997-30.3.1998 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9488 E. , 2010/6602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı işveren nezdinde 01.02.1997-30.3.1998 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, davalıya ait fason deri imalatı işinde zımpara işçisi olarak 01.02.1997-30.03.1998 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Somut olayda; davacının davalı işverene ait işyerinden tesbitini talep ettiği dönemle ilgili olarak bildirge ve bordro verilmediği anlaşılmaktadır. Ancak dosya içinde mevcut Uşak İş Mahkemesinin 22.05.2002 Tarih 2000/520 Esas-2002/217 karar sayılı işçilik haklarına ilişkin taleplerinin hüküm altına alındığı dosya kapsamından davacının 01.03.1996-30.03.1998 tarihleri arasında 2 yıl 29 günlük kıdemine isabet eden işçilik haklarına ilişkin alacaklarının tanık beyanları, bilirkişi raporları ve işyeri kayıtlarına dayanılarak hüküm altına alındığı ve ilgili dosyanın Yargıtay 9. hukuk Dairesinin 06.02.2003 tarih, 2002/13584 Esas-2003/1536 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.