6. Hukuk Dairesi 2014/13060 E. , 2014/14540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kırıkhan Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/07/2014 NUMARASI : 2013/735-2014/499 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava temerrüt ve fuzuli işgal nedeni ile kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece dava
**6. Hukuk Dairesi 2014/13060 E. , 2014/14540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kırıkhan Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/07/2014 NUMARASI : 2013/735-2014/499 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava temerrüt ve fuzuli işgal nedeni ile kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davaya konu işyerini davalılardan H.. D..’e 15/07/2001 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira ilişkisinin her yıl belirlenen miktarlara göre yazılı kira sözleşmesi yapılmadan devam ettiğini, davalı H.. D.. hakkında başlatılan icra takibinde ödeme emrinin tebliği üzerine davalının itiraz ederek davaya konu işyerinde oğlu M.. D..’in kiracı olduğunu belirttiğini, son 3 yıllık kira alacağının ödenmediğini belirterek davalılardan H.. D..’in temerrüt nedeni ile kiralanandan tahliyesine, davalılardan M.. D..’in ise fuzuli işgal nedeni ile kiralanandan tahliyesine ve 3 yıllık birikmiş 6000 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan H.. D.. cevabında; Davacı ile 2001 yılında sözleşme yaptıklarını ancak 2007 yılında oğlu M.. D.. ile davacı arasında 5 yıllık sözlü anlaşma yapıldığını, kira bedelinin peşin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı M.. D.. ise babası H.. D.. emekli olunca davacı ile 5 yıllığına anlaştıklarını 5 yıllık kira bedeli karşılığında 5000 TL yi peşin verdiğini, davacıya 1 yıllık kira borcu bulunduğunu bunu da ödemeye hazır olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, duruşmadaki 16/03/2014 tarihli beyanında ise 2007 yılında 5 yıllık kira bedelini yıllık 1000 TL den 5000 TL olarak peşin ödediğini, 15/07/2012 tarihine kadar borcu olmadığını 2 yıllık borcu olduğunu belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yıllık kira bedeli davalı M.. D..’in beyanına göre 1000 TL olarak kabul edilerek 3000 TL kira alacağının davalı H.. D..’den tahsiline, davalının dava konusu taşınmazdan temerrüt nedeni ile tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar tarafından ayrı ayrı sunulan dilekçelerle temyiz edilmiştir. Dosya arasında bulunan 15/07/2001 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre kiralanan dükkan davacı tarafından davalılardan H.. D..’e yıllık 50 TL bedelle kiraya verilmiş olup sözleşme özel şartlarında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı tarafından davalılardan H.. D.. hakkında 30/10/2013 tarihinde başlatılan icra takibi ile 15/07/2011 başlangıç tarihli sözlü kira akdine dayanılarak yıllık 2000 TL den 15/07/2011, 15/07/2012 ve 15/07/2013 tarihli kira alacakları toplamı 6000 TL asıl alacak ve 708,50 TL işlemiş faiz alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi istenmiştir. Ödeme emrinin 07/11/2013 tarihinde tebliği üzerine davalı H.. D.. icra takibine itiraz ederek alacaklıyla herhangi bir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, bahse konu işyerinin oğlu tarafından işletildiğini belirterek icra takibine itiraz etmiştir. Davacı, icra takibinde her ne kadar sözlü kira sözleşmesine dayanmış ise de davacı ile davalılardan H.. D.. arasında yapılan 15/07/2001 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bu sözleşme tarafların ortak iradesiyle ortadan kaldırılmadığı sürece geçerli olup tarafları bağlar. Yargılama sırasında davalı H.. D.. savunmasında taşınmazda kendisinin değil oğlu M.. D..’in kiracı olduğunu, davalı M.. D.. ise davacı ile aralarında yıllık 1000 TL bedelli kira sözleşmesi bulunduğunu 15/07/2012 tarihine kadar borcu olmadığını savunmuştur. Her ne kadar davalılar tarafından sunulan delillerle savunmalarında belirtilen ve yukarıda açıklanan hususlar ispatlanamamış ise de her iki davalı da cevap dilekçesinde tüm yasal delillere dayanmış olmakla bu deliller içerisinde yemin delilinin de bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davalıların savunmaları gereğince davacı ile davalılardan H.. D.. arasındaki kira ilişkisinin tarafların anlaşmasıyla sona erdirildiği ve davalı M.. D.. ile yıllık 1000 TL bedel üzerinden kira ilişkisi kurulduğu 15/07/2012 tarihine kadar olan kira parasının ödendiği konusunda davacıya yemin teklif etme hakları hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan dava dilekçesinde davalılardan H.. D..’in temerrüt nedeni ile kiralanandan tahliyesi ve davalılardan M.. D..’in ise fuzuli işgal nedeni ile kiralanandan tahliyesine karar verilmesi istendiği halde mahkemece fuzuli işgal nedeni ile tahliye isteği hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.