12. Ceza Dairesi 2013/30046 E. , 2014/24568 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Beraat Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde 9. çocuğuna hamile olan ölen ...'in saat 18.00-19.00 sıralarında sancılı gebe olarak Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Op.Dr ...'ın görev yaptığı ve olay günü nöbetçi olduğu Kars Devlet Hastanesi Kad
**12. Ceza Dairesi 2013/30046 E. , 2014/24568 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Beraat Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde 9. çocuğuna hamile olan ölen ...'in saat 18.00-19.00 sıralarında sancılı gebe olarak Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Op.Dr ...'ın görev yaptığı ve olay günü nöbetçi olduğu Kars Devlet Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine getirildiği, hemen gerekli muayenesinin yapıldığı, USG'sinde makat gelişi dekolman plasenta tespit edilerek sezeryana alındığı, sezeryanda total dekolman plasenta olduğunun görüldüğü, plasenta ve bebeğin rahimden alındığı, bebeğin kalp atımının olmadığının izlendiği, rahimden kanamanın aktif olarak devam ettiği, bunun üzerine rahimdeki kesi alanının dikişle kapatıldığı, ardından rahimde ve dikiş alanında kanamanın aktif olarak devam ederek rahimde atoni (rahmin kasılamaması) gözlenmesi üzerine, kanamanın durdurulamamasından dolayı Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olan Dr. ...'nın çağrıldığı, ancak uterusta couvelier uterus görünümü geliştiği, atoninin devam ettiği, bunun üzerine subtotal histerektomi yapıldığı, ancak yine de sağ pelvik yan duvarda sızıntı tarzında kanamanın olduğu, bu kanamanın hipogastrik arterin ön dallarından olduğu düşünülerek klemple kapatıldığı, üreter yaralanması düşünülerek üretere zarar vermemek için üroloji doktorunun operasyona katıldığı, üreterde sorun tespit edilmemesi üzerine kalp damar cerrahisi uzmanının, kanamanın halen devam etmesi üzerine de genel cerrahın operasyona katıldığı ve sonuçta 24 saat sonra tekrar ameliyat edilmek üzere batın kompresleri ile tampon yapılarak operasyona son verilip 23.01.2011 tarihinde saat 04.30 civarında postoperatif yakın takip ve mekanik ventilatör desteği için Kars Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesine sevk edildiği, yoğun bakım ünitesi servis hekimi anestezi ve reanimasyon uzmanı Dr. ... tarafından takip edilen hastaya, masif kan kaybına bağlı masif kan transfüzyonu yapıldığı, beyin koruyucu tedaviye başlandığı, 23.01.2011 tarihinde batın içi kanaması devam eden hastaya ES ve TDP replasmanı yapılarak hemoglobin düzeyinin 10 g/dl olmasının sağlandığı, batın içinden 300 cc kan aspire edildiği, 24.01.2011 tarihinde saat 04.00'da tekrar batın içinden 250 cc kanaması olan hastanın 24.01.2011 günü saat 08.30'da kanama kontrolü amacıyla tekrar operasyona alındığı, ameliyat sonrası tekrar yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, 24.01.2011 tarihinden itibaren ateş yüksekliğinin başladığı, enfeksiyon hastalıkları uzmanı tarafından konsülte edildiği, antibiyotik tedavisi başladığı yapılan testlerde sodyum ve klorür değerlerinin yükselmesi üzerine dahiliye konsültasyonu yapıldığı, nazogastik tüpten musluk suyu tedavisi ve uygunsuz ADH düşünülerek minirin önerildiği, hemodinamisi stabil olan hastanın inotrop desteği kesilerek 28.01.2011 tarihinde nöroloji ve beyin cerrahisi uzmanlarının konsültasyonları sonucunda çekilen tomografisinde yaygın beyin ödemi ve iskemi gözlendiği, bunun masif kan trasfüzyonuna bağlı olabileceği düşünülerek ödem çözücü tedaviye devam edildiği, tedavi sonrası çekilen tomografisinde ödem ve iskeminin gerilediği, ancak beyin kanaması olduğu belirlenince beyin cerrahi uzmanına tekrar danışıldığı, tedaviye devam kararı alındığı, hastanın mekanik ventilatörde kalış süresinin uzayacağı düşünülerek 10.02.2011 tarihinde KBB uzmanı tarafından trakeostomi yapıldığı, hastaya genel yoğun bakım ünitesinde yattığı süre içinde 47 ünite ES, 43 ünite TDP, 55 ünite trombosit süspansiyonu verildiği, bu şekilde tedavisi devam ederken genel durumunun kötüleştiği, destek tedavilere başlandığı ancak, tedaviye cevap vermeyen hastanın tüm müdahalelere rağmen 13.02.2011 tarihinde ölümünün gerçekleştiği; Yardımcı Doç.Dr. ... tarafından düzenlenen 08.06.2011 tarihli raporda, Kadın Hastalıkları ve Doğum açısından acil obstetrik yaklaşıma uyulduğu, multidisipliner yaklaşımla hastanın kurtarılmaya çalışıldığı, ameliyat sonrası üroloji görüşüne göre de, organ yaralanması yaşanmadığı, kanamanın sebebi olarak işlemin usulüne uygun yapılmadığına dair bir bulgu olmadığı, diğer branşlarında girişimlerinde kanamayı durdurmak için etkin bir başarı elde edilmemesinin dekolman plesanta sonrası ameliyat öncesi ve ameliyat sırasında tüketilen kanama durdurucu faktörlerin eksikliğine bağlı olabileceği, yaygın damar içi pıhtılaşmanın bu tip olgularda sık görüldüğü ve yaşamı tehdit ettiği, yaklaşık 7,5 saat süren operasyon sonunda hastanın canlı olarak yoğun bakıma alındığı ve yaklaşık 22 gün boyunca canlı kaldığı dikkate alındığında, uygulanan acil tedavilerde ve operasyonlarda yer alan hekimlerin kusurlu olmadıklarının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 16 Mayıs 2012 tarihli raporunda da kişinin ölümünün zamanında otopsisi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte, tıbbi belgelere göre dekolman plesenta ve uterus atonisi nedeni ile kanamaya bağlı hemorajik şok ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, dekolman plesenta ve uterus atonisinin önlenemez, ön görülemez, ani anne ve bebek ölüm oranı yüksek kanamaya bağlı DIC gelişebilen bir tablo olduğu, hastanın tanı, tedavi, anestezi ve yoğun bakım uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğunun belirlenmesi dosya kapsamına uygun olan bu belirlemeler karşısında tamamen tıp kurallarına uygun olan bu müdahalelere rağmen meydana gelen ölümün komplikasyon olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, komplikasyon yönetimi açısından da sanıklara atfı kabil bir kusur bulunmadığı anlaşılmakla; Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından faillerin taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.