Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/18407 E. , 2024/14627 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/18407 Karar No : 2024/14627 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/18407 E. , 2024/14627 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/18407 Karar No : 2024/14627 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalınan tüm özlük haklarının iadesine, parasal hakların kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren hesap edilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ;davacının, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı itirazın Ohal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ...tarih ve ... sayılı işlemi ile reddi üzerine 29.11.2023 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı ancak, Mahkemelerince yapılan 06/12/2023 tarihli ilk incelemeye esas ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava konusu işlemin davacının komisyona başvururken beyan ettiği "... Mahallesi, ...Sokak, No:... Tepebaşı/ESKİŞEHİR" adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ mazbatasında; "davacının adresinin kapalı olması sebebiyle konutta bulunmadığı, en yakın komşu/yönetici/kapıcı ... ....'dan soruldu, muhatabın işe gittiğini sözlü olarak beyan edildiği, imzadan imtina edilmiştir. Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre tebliğ evrakının ... mahalle muhtarına teslim edilip, 2 no'lu haber kağıdının muhatabın kapısına yaptıştırılarak en yakın komşu/yönetici/kapıcı ... ....'a haber verildiği ve adı geçenin imzadan imtina ettiği"nin belirtildiği, keza davacının ...İdare mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasına kayden açtığı davada da aynı adresin beyan edildiği, bu durumda usulüne uygun olarak 08.02.2022 tarihinde yapılan tebliğ işleminin üzerinden 60 günlük dava açma süresi geçirildikten çok sonra 29.11.2023 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yargısal değerlendirme yapılmadan davanın ve istinaf isteminin reddine karar verildiği, yasa dışı herhangi bir oluşum ile irtibat ve iltisakının olmadığı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile geçici türden tedbirler alınabileceği, disiplin soruşturması yapılmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, somut delile dayanmaksızın salt takdir yetkisiyle işlem tesis edildiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek somut hiçbir neden bulunmadığı, hakkında verilen beraat kararının göz ardı edildiği, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucu verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiği, çalışma kaydı ile çocuğunun iltisaklı kurumdaki öğretim kaydının irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal ediliği, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta olan davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması üzerine OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru... tarih ve ...sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine anılan işlemin işlemin iptali ile yoksun kalınan tüm özlük haklarının iadesine, parasal hakların kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren hesap edilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı; 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Geçici olarak adreste bulunamama halinde tebliğ memurunca yapılacak işlemin ne olacağı, adresinde bulunamayan kişilere tebligatın hangi şekilde yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun yukarıda metnine yer verilen 21. maddesinin birinci fıkrasında açıklanmıştır. Buna göre, muhatabın adreste bulunamaması halinde; tebliğ memurunun, mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya keyfiyeti haber vermek suretiyle tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim etmesi, duruma ilişkin ihbarnameyi de kapıya yapıştırarak tebliğ işlemini usulüne uygun şekilde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Buradan anlaşılan, Kanun koyucunun sadece kapıya ihbarname yapıştırılmasını yeterli görmediği, muhatabın durumdan haberdar olamama ihtimalini azaltmak adına ek bir tedbir daha aldığıdır. Gerçekten kapıya yapıştırılan ihbarnamenin farkedilmemesi/zarar görmesi/düşmesi vb. gibi yaşanması muhtemel durumlar karşısında muhatabı haberdar edebilecek bir başka kişinin varlığı önem kazanmaktadır. Görülen odur ki, bu kişiler sayılırken de "mümkün oldukça en yakın komşu, varsa yönetici veya kapıcı" denilmek suretiyle muhatap ile iletişim kurma potansiyeli diğer komşulara nazaran daha yüksek olan kişilere ulaşmak amaçlanmıştır. Öte yandan, bu kişilere yapılacak bildirimde sadece daire numarasına ya da ilgilinin sıfatına değil, haberdar edilen kişinin isim-soyisim bilgilerine de mazbatada yer verilmesi, herhangi bir uyuşmazlık halinde posta memurunun aranan bu şartı yerine getirip getirmediğinin denetimine de imkan sağlayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benzer bir olaya ilişkin 22/12/2004 tarih ve E:2004/12-765, K:2004/730 sayılı kararında; beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenemediği, yapılan tebliğ işleminin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı belirtilmiştir. Dava konusu işlemin davacıya tebliğine dair tebliğ mazbatasının incelenmesinden; posta memuru tarafından, adreste bulunamama nedeniyle muhatabın en yakın komşu/kapıcı/yönetici Yusuf...'tan sorulduğu, imza vermekten imtina eden tarafından muhatabın işe gittiğinin beyan edildiğinin, bunun üzerine evrakın Şeker Mahallesi Muhtarı imzasına tebliğ edilerek, 2 numaralı haber kağıdının muhatabın konutunun kapısına yapıştırıldığının, ayrıca en yakın komşu/kapıcı/yönetici Yusuf...'a haber verildiğinin belirtildiği görülmüştür. Olayda, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin 08/02/2022 tarihinde tebliğine ilişkin tebligat mazbatasında belirtilen adresten 09/09/2020 tarihinde taşındığı, en yakın komşu/kapıcı/yönetici ... ...'un davacının işe gittiği yönündeki beyanını doğrulayacak herhangi bir bilgi ve belgenin de dava dosyasında mevcut olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte Tebligat Kanunu uyarınca "mümkün oldukça en yakın komşularından birine" haber verilmesi gerekliliği göz önünde bulundurulduğunda; davacı ile davacı hakkında beyanına başvurulan ve durumdan haberdar edilen "Yusuf..." arasında mevzuatın amaçladığı ölçüde "en yakın komşuluk" bulunduğunun kabulü kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir veriye de tebligat mazbatasında yer verilmemiştir. Bu durumda; dava konusu işleme karşı dava açma süresini başlatacak, usulüne uygun şekilde yapılmış ve denetime elverişli bir tebligat söz konusu olmadığından, davanın yasal başvuru süresi geçtikten sonra açıldığından da bahsedilemeyecektir. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.