8. Hukuk Dairesi 2019/3333 E. , 2020/1228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Babalığın Hükmen Tespiti, Nafaka, Tazminat İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bilecik 1. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinin 17.01.2017 tarihli ve 2013/22 Esas, 2017/7 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne ka
**8. Hukuk Dairesi 2019/3333 E. , 2020/1228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Babalığın Hükmen Tespiti, Nafaka, Tazminat İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bilecik 1. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinin 17.01.2017 tarihli ve 2013/22 Esas, 2017/7 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince iki numaralı hüküm fıkrası düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosya davacısı çocuğun annesi Yasemin vekili dava dilekçesinde, evlilik birliği dışında 17.01.2012 tarihinde doğan ...'ın babasının davalı ... olduğu ileri sürülerek babalığın hükmen tespiti, çocuk için nafaka ve doğum ile bakım giderlerine karar verilmesi; birleşen iki ayrı dosyada ise davaname yolu ile babalığın hükmen tespitine karar verilmesi istenmiş; Mahkemece, asıl ve birleşen davanın redddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair verilen karar davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ...'in babalık davasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davaya yönelik ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak birleşen davaların ayrı ayrı usulden reddine yönelik kurulan hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 301. madde kapsamında anne tarafından açılan babalığın hükmen tespiti, nafaka ile tazminat istemine ilişkin olup, birleşen davalar ise babalık davasının ihbarı üzerine davaname yolu ile Cumhuriyet Savcısı tarafından açılan babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul kararı verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde istinaf başvurusunun kısmen dahi olsa kabul edildiği durumda öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de tüm talepler bakımından yeniden hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, bir yandan davacı vekilinin istinaf taleplerinin HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilirken, diğer yandan HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesine göre birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği, asıl dava yönünden de İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmaması ve tüm talepler yönünden yeniden hüküm kurulmaması nedeni ile hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.