8. Hukuk Dairesi 2022/1805 E. , 2024/30 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak …
**8. Hukuk Dairesi 2022/1805 E. , 2024/30 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Uygulama kadastrosu sonucu,... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 466 parsel ... 35,250.00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 176 ada 19 parsel numarasıyla 43,674,81m2 yüzölçümlü olarak; eski 465 parsel ... 6.000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 176 ada 18 parsel numarasıyla 6.450,00 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... Mahallesi 467 parsel ... taşınmazın 3/4 hissesini 22/04/2008 tarihinde satın aldığını, diğer kalan hisseyi de daha sonra alarak taşınmazın tamamını kendi üzerine kaydettirdiğini, taşınmazın evveliyatının haritaya bağlı bir taşınmaz olması sebebiyle haritasını görüp taşınmazı satın aldığını, taşınmaza komşu parsel maliki olan 465 ve 466 nolu parsellere davalıların tecavüz edildiğinin tespit edildiğini, bölgede yapılan kadastro çalışmaları sonucu parselin ilgililerce gerçek bir sınır gibi görülerek 24/10/2013 tarihinde yeni tapu oluştuğunu, taşınmazın müvekkili adına tescil edilirken eski tapu miktarı olan 32.050 m²'nin göz ardı edildiğini ve taşınmazın 27.550,75 m² olarak davacı adına tescil edildiğini ileri sürerek, Orhaniye Mahallesi 176 ada 18 parsel maliki ile küçük bir kısmı 176 ada 19 parsele ilave edilerek katılan ve zeminde ölçümde ortaya çıkacak 09,25 m²'lik kısmın davalılara ait taşınmazlardan iptali ile davacıya ait 176 ada 20 parsele ilavesi ile toplam 32,050 m² olarak haritasının oluşturulması suretiyle davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davalı olarak bölgede bulunan tüm tarafların davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının davasında haksız olduğunu, belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; Orhaniye Mahallesi 276 ada 20 ve 18 nolu parseller arasında dere ve dere boşluğu bulunduğunu, sabit noktada ise zaman zaman ... bir kuru dere bulunduğunu, dereyi kimsenin değiştirmediğini, eski ve yeni ölçümler arasında uyuşmazlıklar olduğunu, il dışında ikamet ettiğinden bu durumdan haberdar olmadığını, davacının tapuda eksik kalan kısmı kendisinden tahsil etmeye çalıştığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların yıllardır mevcut sınırlar dahilinde kullanıldığı, tapulama çalışmaları esnasında zeminde herhangi bir ölçüm yapılmaksızın toprak tevzi paftası esas alınarak sınırların belirlendiği, oysaki toprak tevzi paftasında dava konusu taşınmazları birbirinden ayıran dere yatağının konumunda ölçüm hatasının yapıldığı, 3402 ... Kadastro Kanunu' nun (3402 ... Kanun) 22-a maddesi uygulaması ile bu ölçüm ve sınırlandırma hatasının düzeltildiği, taşınmazların yüzölçümündeki değişikliklerin de bundan kaynaklandığı, uygulama kadastrosu çalışmasının Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in 2 nci maddesinde belirtilen sınırlandırma ve ölçüm hatasını gidermeye yönelik yapıldığı, bu haliyle yapılan çalışmanın mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yenileme işleminin önceki kadastro ile saptanan mülkiyet ve geometrik durumu yok sayan veya tamamen hükümsüz kılan yeni bir kadastro çalışması olmadığını, mümkün olduğu kadar aslına sadık kalınarak onun eksiklerini tamamlayan sınırlarında ve yüz ölçümlerinde görülen yanlışlıkları orantı ve dengeleme kurallarına göre düzelten bir önceki kadastro ya ek bir işlem olduğunu, 25.09.2017 tarihli bilirkişi kurulunun verdiği raporun hiç tartışılmadan söz konusu raporun hangi kriterler esas alınarak yok farz edildiğinin belirtilmediğini, ayrıca jeoloji mühendisi ile birlikte rapor vermesi gereken harita mühendisinin bu rapor verilmeden kendi kanaati ile oluşturduğu raporun hatalı olduğunu, taraflarınca tanık beyanlarına yaptıkları itirazların gerekçeli kararda belirtilmediğini, son celsede acil hastalık nedeni ile mazeret verdiklerini, mazeretlerinin kabul edilmesine rağmen karar duruşmasının başka bir güne erteleme talebinin dikkate alınmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, toprak tevzi paftasının altlık olarak kullanılması sonucu oluşturulan tesis kadastrosu paftasında sınırlandırma hatası yapıldığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği, ancak tespit dışı alanın davaya konu edilmesi zorunlu görülerek Hazine davaya dahil edilmiş ise de (E) harfi ile belirtilen alanın davaya konu edilmesinin zorunlu olmadığı ve Hazinenin davaya dahil edilmesinin de gerekmediği kanaatine varıldığı, dolayısıyla, Hazinenin taraf sıfatı bulunmadığı açıklanarak, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, yargılama giderleri bakımından kısmen kabulü ile 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçelerle ve re'sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 3402 ... Kanun' un 22/2.a maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.