Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, deniz ticareti alanında Türk ve yabancı gemilere elektrik, malzeme, bakım ve onarım hizmetleri gibi hizmetler sağlayan itibarlı bir şirket olduğunu, müvekkilinin bu hizmeti kapsamında, davalı ile ... isimli gemiye elektrik hizmeti sağlanması hususunda anlaştıkları, taraflarca varılan anlaşma üzerine karşı tarafa ait gemide elektrik vb. gibi işlerin müvekkili tarafından sözleşmeye uygun olarak eksiksiz bir biçimde yerine getirilmiş olduğ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... adresinde davalı şirket ile imzaladığı Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi gereğince, münhasıran davalı şirkete ait akaryakıt ürünlerini sattığını, üst seviyedeki firma ( dağıtıcı ) genel olarak, finansal açıdan kuvvetli olup, mal veya hizmeti sağlayıcı konumda bulunduğundan, ticari iliştide alt seviyedeki firmayı ( Bayi ) istediği şekilde kontrol altında tutabildiğini, alt seviyedeki firmanın ürün veya hizmetin sağlama noktasında üst seviyedeki firmaya ( dağıtıcı ) bağımlı olduğundan, sözleşme dışı taleplerine karşı koyamadığını, taraflar arasında imzalanan taahhütname gereğince, toplam dağıtım kârı, ürün edinme bedelinin tavan fiyattan mahsubu neticesinde ortaya çıktığını, davalının, söz konusu toplam dağıtım kararının kurşunsuz benzin 95 oktan ürününde, katkılı benzin 95 oktan ürününde ve kurşunsuz benzin 98 oktan ürününde % 40, motorin ürününde % 25'in uhdesinde tutmak üzere kalan bedelin ürün bedeli olarak fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, 19/09/2010 tarihinden sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar toplam dağıtım karının tespiti sırasında ürün edinme bedeli yüksek gösterilmek suretiyle toplam dağıtım kârın müvekkili aleyhine değiştirildiğini, bu nedenle müvekkilinin elde ettiği kârın düştüğünü, davalının, taşıtmakit uygulaması sebebiyle müvekkilini zorunlu indirim uygulamasına tabi tuttuğunu, davalının, müvekkilinin tarafı olmadığı, müvekkilinin iradesini içermeyen bir sözleşmeyi müvekkiline uygulamak sureti ile haksız kazanç elde tetiğini, davalının, nihai tüketiciye uyguladığı indirim oranının bir kısmını müvekkiline yansıttığını, davalının sözleşme yaptığı nihai tüketicilere müvekkili şirket doğrudan ya da dolaylı bir şekilde bizzat indirim yapma taahhüdünde bulunmadığı halde, dikey anlaşmaların karakteri gereği ve 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu gereğince, sadece bayisi olduğu dağıtıcıdan ürün alınması zorunlululğundan kaynaklı bağımlılk sebebiyle taşıtmakit uygulamasına karşı çıkamadığını, taşıtmatik uygulamasının, davalı şirketin sağlayıcı, ürün tedarik konumunu kötü niyetli kullanması neticesinde müvekkili aleyhine bir uygulamaya dönüştüğünü belirterek, sonuç olarak; toplam dağıtımkârın tespitinin müvekkili aleyhine uygulanmasından kaynaklı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL ve taşıtmakit uygulamasından kaynaklı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL nin davalıdan dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.