Başvuru, başvurucu hakkındaki derdest ceza yargılamasına ilişkin bilginin Genel Bilgi Toplama GBT) sistemine kaydedilmesi ve ilgili kaydın silinmesi hususunda idareye yapılan başvuru ile bu hususta açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucu hakkındaki derdest ceza yargılamasına ilişkin bilginin Genel Bilgi Toplama (GBT) sistemine kaydedilmesi ve ilgili kaydın silinmesi hususunda idareye yapılan başvuru ile bu hususta açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/5/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 11/11/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 4/12/2013 tarihli toplantıda, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 4/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 12/2/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. İkinci Bölüm tarafından 20/4/2016 tarihinde, başvurunun niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir. Başvurucu hakkında 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun maddesine muhalefet iddiasıyla iddianame tanzim edilmiş olup Van Ağır Ceza Mahkemesince müsnet suçun 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle Mahkemenin 29/9/2004 tarihli ve E.2004/122, K.2004/116 sayılı görevsizlik kararı ile dosya Van Asliye Ceza Mahkemesine iletilmiştir. Van Asliye Ceza Mahkemesinin 15/2/2007 tarihli ve E.2004/596, K.2007/41 sayılı kararı ile başvurucu ve diğer sanıklar hakkındaki yargılamanın 3713 sayılı Kanun’un maddesi kapsamında yapılması kanaatiyle görevsizlik kararı verilmekle dosyanın Van Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Van Ağır Ceza Mahkemesinin 12/4/2007 tarihli ve E.2007/159, K.2007/161 sayılı görevsizlik kararı ile, yargılamanın 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve maddeleri kapsamında yapılması gerektiği kanaatiyle görevsizlik kararı verilmekle, dosya olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için Yargıtay Ceza Dairesine gönderilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 10/10/2007 tarihli ve E.2007/9615, K.2007/7544 sayılı kararı ileVan Ağır Ceza Mahkemesinin 12/4/2007 tarihli görevsizlik kararının kaldırılması sonucunda Van Ağır Ceza Mahkemesinin 17/3/2008 tarihli ve E.2004/596, K.2007/333 sayılı kararı ilebaşvurucunun 5237 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 20/5/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Belirtilen yargısal süreç devam ederken Van Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 16/10/2003 tarihli yazısı ile başvurucu hakkında bölücü terör örgütüne yardım ve yataklık etmek suçu kapsamında soruşturma yapılmasının istenilmesi üzerine Van Emniyet Müdürlüğünce, İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesi (Bilgi Toplama Yönergesi) uyarınca başvurucuya ait (Örnek No.1) Bilgi Formu tanzim edilerek GBT sistemi kapsamında tasnife alınmıştır. Başvurucunun 24/11/2005 tarihli dilekçe ile GBT sisteminde yer alan şahsına ait bilgilerin silinmesi talebiyle idareye yaptığı başvuru, hakkındaki yargılamanın ilgili Yönerge’nin maddesinin (b) fıkrasında belirtilen suçlara ilişkin olduğu ve başvurucu hakkındaki söz konusu kaydın, ilgili davanın beraat veya dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması hâlinde iptalinin mümkün olduğu belirtilerek reddedilmiştir. Başvurucu tarafından 6/1/2006 tarihinde idarenin red işleminin iptali istemiyle açılan dava, Ankara İdare Mahkemesinin 22/3/2007 tarihli ve E.2006/44, K.2007/683 sayılı kararı ile reddedilmiş ve ret gerekçesi olarak 14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyeti Kanunu’nun Ek maddesi veBilgi Toplama Yönergesi’nin maddesinde yer alan düzenlemelere değinilmiş; davacı tarafından 3713 sayılı Kanun’un maddesine muhalefet suçundan ceza davası açıldığı, ancak Van Ağır Ceza Mahkemesinin 29/9/2004 tarihli kararı ile suç vasfının değişerek olay tarihinde yürürlükte olan 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin fıkrasında yer alan suç kapsamında yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği belirtilmiştir. Gerekçede ayrıca, bu suçun ilgili Yönerge’nin maddesi kapsamında yer almadığı ileri sürülmekte ise de aynı nitelikteki suçun yürürlükteki 5237 sayılı Kanun'un maddesinde yer aldığı ve Yönerge’nin belirtilen maddesinde bu suç türüne de yer verildiği anlaşıldığından, anılan iddiada yerindelik görülmediği belirtilerek 2559 sayılı Kanun’un Ek maddesine dayanılarak çıkarılan Yönerge’nin maddesinin (b) fıkrası uyarınca, anılan maddede belirtilen suç türleri için bilgi kaydı tutulmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği ifade edilmiştir. Başvurucunun temyiz talebi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararı Danıştay Onuncu Dairesinin 7/6/2011 tarihli ve E.2007/8796, K.2011/2135 sayılı kararı ile onanmıştır. Karar düzeltme talebi, Danıştay Onuncu Dairesinin 7/6/2013 tarihli ve E.2011/10693, K.2013/730 sayılı kararı ile reddedilmiş; ret kararı 8/4/2013 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. 8/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının Anayasa Mahkemesine hitaben gönderdiği 11/6/2015 tarihli ve 1962 sayılı yazıda; Bilgi Toplama Yönergesi'nin, 3152 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve maddesi, 2559 sayılı Kanun’un Ek maddesi ile 17/12/1983 tarihli Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliği'nin maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine dayanılarak hazırlandığı ve söz konusu Yönerge'nin “hizmete özel” dereceli olması nedeniyle kamuya açık olmadığı belirtilmiştir. Yazı içeriğinde ayrıca, GBT sistemine kaydı yapılan bilgilerin, kolluk kuvvetlerine suç ve suçlularla mücadele çalışmalarında istihbarat kaynağı olarak,idarenin vatandaşlarla ilgili yürüttüğü iş ve işlemlerde (silah ruhsatı, sürücü belgesi ve pasaport verilmesi, kamu hizmetlerinden men cezalarının takibi) kullanıldığı, bunun yanı sıra 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesinde ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği gereği, bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımları ile yurtdışı teşkilatlarında ve askeri, emniyet, istihbarat teşkilatlarında ve ceza infaz kurumu ve tutuk evlerinde çalıştıracakları personelin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemleri için kullanıldığı ifade edilmiştir. İlgili program esas olarak İçişleri Bakanlığına bağlı kolluk birimlerince kullanılmakla birlikte, ayrıca Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı bünyesinde bulunan birimler ile yapılan protokoller gereği bilgi paylaşımı yapıldığı belirtilmiştir.B. İlgili Hukuk 3152 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi şöyledir: “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır: ...c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak.” 3152 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir.” 2559 sayılı Kanun’un Ek maddesi şöyledir: “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.” Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliği’nin maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri şöyledir: “Jandarma;emniyetveasayişisağlamak,kamudüzeninikorumaklayükümlüolup,bu görevlerini iki şekilde yürütür. ... (e) Eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüpheli ve serserilerin, iş ve ilişkilerini araştırır. Belirli zaman aralıklarıyla çevrelerinde gizlice soruşturur ve elde ettiği bilgileri kayıtlara geçirerek; toplumun emniyet ve asayişi yönünden, gerekli önlemleri alır. Bu gibilerin suç işlemesini önler. Jandarmanın bu konuya ilişkin görevleri bir yönergede gösterilir.(f) Suç faili olarak aranan kişilerin, izlenmesi ve elegeçirilmesi amacıyla gerekli teşkilatı kurar, kayıtlarını tutar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği sağlar. Bu konuyla ilgili ayrıntılar, bir yönergeyle düzenlenir.” Bilgi Toplama Yönergesi'nin "Tanımlar" başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Form iptali: Yönerge'nin 9/b maddesine girmeyen suçlardan açılan bilgi formlarının şahısların yakalanmaları halinde tasniften çıkarılarak imha edilmesi, 9/b maddesine giren suçlar için açılan bilgi formlarının ise iptal koşulları oluştuğunda tasniften çıkarılarak iptal evrakı ekinde arşive alınması işlemidir. İptaller bilgi toplama birimleri tarafından re'sen veya söz konusu şahıs veya vekilinin yazılı müracaatı üzerine Yönerge'de belirlenen usül ve esaslara göre yapılır.” Bilgi Toplama Yönergesi'nin "Şahıslar, hakkında bilgi formu düzenlenmesi halleri ve yapılacak işlemler" başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “... Şahıslar, hakkında aşağıdaki hallerde bilgi formu açılarak programa veri girişi yapılır. a) Şahıslar hakkında Bu Yönerge'nin birinci maddesinde bilgi kayıtlarının hangi amaçla tutulacağı açıklanmıştır. Bu sebeple; 1) Adli makamlarca gönderilen yakalama emri ve yokluğunda tutuklama kararı ile arananlara bilgi formu düzenlenir. 2) Bu Yönerge'nin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenler, yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenlenir. ...” Bilgi Toplama Yönergesi'nin "Sanıkların yakalanması halinde dahi bilgi formu düzenlenecek suç türleri ve bunlar hakkında yapılacak işlemler" başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “a) Bu maddenin (b) fıkrasında belirtilen suçları işlemiş ve yakalanmış olan sanıklar için suç türüne uygun bilgi formu doldurulur. Bilgi Toplama Programına veri girişi yapıldığında "YAKALANDI" seçeneği işaretlenir ve bilgi formunun ortasına "YAKALANDI" kaşesi basılır. Bilgi Toplama Programının "SUÇ DETAY BİLGİLERİ" sayfasındaki bölüme ve ilçe güvenlik kuvvetinde ve emniyet şube müdürlüklerinde kalan bilgi formuna soruşturma evrakının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderiliş tarih ve numarası yazılır. b) Sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri. ... 14- 3713 Satılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ...” Bilgi Toplama Yönergesi'nin "Suç işleyip yakalanmayanalar ile yakalansalar dahi Yönerge'nin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenler hakkında yapılacak işlemler" başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “b) Güvenlik kuvvetlerinin kendi sorumluluk alanında el koydukları olaylarda; suç işleyen şahsın bilgisayar sorgulamasını yapar, geçmişte işledikleri suç kayıtları varsa tespit eder, soruşturma evrakına yazar. ... 2) Şüpheli/sanık yakalanmışsa (İşlediği suç 9/b maddesinde olanlar); ... (b) Şüpheli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame hazırlanıp mahkemece iddianamenin kabulünden sonra mahkemenin “Esas” sayısı alınmak suretiyle şahıs bilgi formu açılarak, Bilgi Toplama Programına girişi, programda “Hakkında İşlem Yapılacaklar” ibaresiyle şüphelinin kaydı mevcutsa kayıt üzerinde düzeltme işlemi yapılır.” Bilgi Toplama Yönergesi'nin "Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi" başlıklı maddesinin (b) fıkrası şöyledir: “b) Yönerge'nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptali; Bu Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir.” Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan 28/1/1981 tarihli Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesi’nin “Tanımlar” başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şöyledir: “Bu Sözleşmenin amaçları bakımından:(a) Kişisel Veriler: Kimliği belirli veya belirlenebilir bir kişi hakkındaki tüm bilgileri ifade eder.” Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesi’nin “Verilerin niteliği” başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şöyledir: “Otomatik bilgi işleme konu teşkil eden kişisel nitelikteki veriler:(a) Meşru ve yasal yoldan elde edilmeli ve işleme tâbi tutulmalıdır;(b) Belli ve meşru amaçlar için kaydedilmeli ve bu amaca aykırı şekilde kullanılmamalıdır;(c) Uygun ve elverişli olmalı ve kaydedildikleri amaca göre aşırı olmamalıdır;(d) Doğru ve icabında güncel olmalıdır; (e) İlgili kişilerin kimliklerini belirtecek bir biçim altında ve kaydedildikleri nihai amaç için gerekli görülen süreyi aşmayacak bir süre için muhafaza edilmelidir.” Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesi’nin “Verilerin güvenliği” başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şöyledir:“Otomatik fişiyelere kaydedilen kişisel nitelikteki verileri korumak için, bunların kazaen veya izinsiz olarak imhasına veya zayi olmasına veya bunların elde edilmesine, değiştirilmesine veya izinsiz olarak dağıtılmasına karşı uygun güvenlik önlemleri alınması zorunludur.” Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin emniyet birimleri tarafından kişisel nitelikteki verilerin kullanılmasını düzenlemeye yönelik R(87)15 sayılı Tavsiye Kararının “Verilerin toplanması” başlıklı 2 nolu prensibi şöyledir:“Kişisel nitelikteki verilerin, emniyet birimlerince kullanılmak üzere toplanması, somut bir tehlikenin ya da belli bir suçun cezalandırılmasıyla sınırlandırılmalıdır. Bu maddeye yapılacak her istisna, özel bir yasal mevzuatla öngörülmelidir.” Belirtilen Tavsiye Kararının “Verilerin kaydedilmesi” başlıklı 3 nolu prensibi şöyledir: “Kişisel nitelikteki verilerin, emniyet birimlerince kullanılmak üzere, kaydedilmesi, sadece, gerçek verileri kapsamalı ve polislerin, iç hukuk çerçevesinde ve uluslar arası hukuktan doğan yükümlülükleri çerçevesinde, yasal görevlerini yerine getirmeleri için gereken verileri sağlamalıdır.” Belirtilen Tavsiye Kararının “Verilerin saklanma süresi ve güncellenmeleri” başlıklı 7 No.lu prensibi şöyledir: “Emniyet tarafından kullanılacak kişisel nitelikteki verilerin, kaydedildikleri amaçlar için gerekli olmamaları halinde, silinmeleri için gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu amaçla, özellikle, aşağıdaki kriterler dikkate alınmalıdır: verileri, belli bir durum için yapılan soruşturma ışığında saklama gerekliliği; kesin bir kararın verilmesi ve özellikle de beraat; hakların iadesi, zamanaşımı; af; ilgili kişinin yaşı; özel kategorideki veriler.”