TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR RASUL KOCATÜRK BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/8080) Karar Tarihi: 26/12/2019 R.G. Tarih ve Say ı: 30/1/2020 - 31024 Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevk
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR RASUL KOCATÜRK BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/8080) Karar Tarihi: 26/12/2019 R.G. Tarih ve Say ı: 30/1/2020 - 31024 Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Raportör : Engin GÜNDÜZ Başvurucu : Rasul KOCATÜRK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, hükümlüye babas ının cenaze törenine kat ılmas ı ve taziyeleri kabul etmesi için izin verilmemesi nedeniyle özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 25/4/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 35. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 6. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmam ıştır. 7.İkinci Bölüm taraf ından 23/10/2019 tarihinde yap ılan toplant ıda, niteli ği itibar ıyla başvurunun Genel Kurul taraf ından karara ba ğlanmas ı gerekli görüldü ğünde n Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 28. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu ve karde şi, K ırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapal ı Ceza İnfaz Kurumunda ( İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunmaktad ır. Babalar ının vefat etti ğini öğrenen başvurucu ve karde şi 5/4/2016 tarihli dilekçe ile yakla şık 470 kilometre mesafedeki Ordu'nun Fatsa ilçesinde yap ılacak cenaze törenine kat ılmak ve taziyeleri kabul etmek için Kırıkkale Cumhuriyet Ba şsavc ılığından (Ba şsavc ılık) izin talep etmi şlerdir. Söz konusu dilekçede vefat tarihi ile cenaze töreninin ne zaman yap ılacağı hususlar ında bir bilgiye yer verilmemi ştir. 10. Başsavc ı lık 7/4/2016 tarihli yaz ısıyla talebin reddine karar vermi ştir. Kararda; yap ılan araştırma sonucu ba şvurucunun babas ının 4/4/2016 tarihinde vefat etti ği ve 5/4/2016 tarihinde ö ğle namaz ını müteakip defnedildi ği belirtilmi ştir. Kararda ayr ıca, İnfaz Kurumu Karakol Komutanl ığınca il içi ve il d ışı randevulu hasta sevklerinin yo ğunluğu nedeniyle personel yetersizli ğinin olduğu ve bu durumun güvenlik bak ımından sak ınca oluşturduğu yönünde bilgi verildi ği, bu kapsamda sevk esnas ında güvenlik zafiyetine neden olunabilece ği kanaatine var ıldığı ifade edilmi ştir. 11. Karar ba şvurucuya 8/4/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 12. Başvurucu 25/4/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk13. 16/5/2001 tarihli ve 4675 say ılı İnfaz Hâkimli ği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: " İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlard ır: ... 2. Hükümlülerin cezalar ının infaz ı, müşahedeye tâbi tutulmalar ı, aç ık cezaevlerin e ayr ılmalar ı, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutuklular ın sevk ve tahliyeleri gibi i şlem veya faaliyetlere ili şkin şikâyetleri incelemek ve karara ba ğlamak. ..." Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 414. 4675 say ılı Kanun'un "İnfaz hâkimli ğine şikâyet ve usulü" kenar ba şlıklı 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Ceza infaz kurumlar ı ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakk ında yap ılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere ayk ırı olduğu gerekçesiyle bu i şlem veya faaliyetlerin ö ğrenildiği tarihten itibaren onbe ş gün, her halde yap ıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimli ğine başvurulabilir. Şikâyet, dilekçe ile do ğrudan do ğruya infaz hâkimli ğine yap ılabileceği gibi; Cumhuriyet ba şsavc ılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlü ğü arac ılığıyla da yap ılabilir. İnfaz hâkimli ği dışında yap ılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yap ılan şikâyet, tutana ğa bağlan ır ve bir sureti ba şvurana verilir. ..." 15. 4675 say ılı Kanun'un "İnfaz hâkimli ğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar başlıklı 6. maddesinin üçüncü f ıkras ı şöyledir: "İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yap ılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmas ına veya ertelenmesine karar verir." 16. 13/12/2004 tarihli ve 5275 say ılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz ı Hakk ında Kanun un "Mazeret izni" kenar başlıklı 94. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Hükümlülük süresinin be şte birini iyi hâlle geçirmi ş olanlara hükümlünün iste ği ile; a) Ana, baba, e ş, kardeş veya çocu ğunun ölümü nedeniyle ceza infaz kurumu en üs t amirinin önerisi ve Cumhuriyet Ba şsavc ılığının onay ı ile, ... Yol d ışında on güne kadar mazeret izni verilebilir. (2) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsam ına girenler hariç, yüksek güvenlikli cez a infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bak ımından sakınca oluşturmamas ı koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, d ış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şart ıyla, talebi ve Cumhuriyet Ba şsavc ısının onay ıyla; a) İkinci derece dahil kan veya kay ın h ısımlar ından birinin ya da e şinin ölümü nedeniyle cenazesine kat ılmas ı için yol süresi d ışında iki güne kadar, izin verilebilir. ... 17. 28/6/2013 tarihli ve 28691 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan Hükümlü ve Tutuklulara Yak ınlar ının Ölümü veya Hastal ığı Nedeniyle Verilebilecek Mazeret İzinlerine Dair Yönetmelik in (Yönetmelik) 4. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 5 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) D ış güvenlik birimi: Mazeret izni verilen hükümlü veya tutuklunun bulundu ğu ceza infaz kurumunun d ış güvenliğinden sorumlu jandarma birimini, b) D ış güvenlik görevlisi: D ış güvenlik biriminde görev yapan, hükümlü veya tutukluya izin süresince refakat eden jandarma görevlilerini, İfade eder. 18. Yönetmelik in "Cenazeye kat ılma izni" kenar ba şlıklı 5. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezas ına mahkûm olanlar hariç, yüksek güvenlikli cez a infaz kurumlar ında bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bak ımından sak ınca oluşturmamas ı koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlülere; ikinci derece dâhil kan veya kay ın hısımlar ından birinin ya da e şinin ölümü hâlinde, Cumhuriyet ba şsavc ısının onay ıyla yo l süresi hariç iki güne kadar cenazeye kat ılmas ı amac ıyla izin verilebilir. 19. Yönetmelik in "Al ınacak güvenlik tedbirleri" kenar ba şlıklı 9. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: (1) Hükümlü veya tutukluya refakat eden d ış güvenlik yetkilisinin bilgi vermesi v e talebi hâlinde izne gidilen yerdeki kolluk birimleri taraf ından cenaze merasiminin yap ılacağı veya konaklanacak yerde ya da talep edilen ba şka bir yerde gerekli güvenlik tedbirleri al ınır. (2) Hükümlü veya tutuklu, izin süresince d ış güvenlik görevlilerinin yak ın nezareti alt ında bulundurulur. (3) Konaklanacak yerin içi ve çevresi de dâhil olmak üzere izin süresince al ınacak tüm güvenlik tedbirlerinin nitelik ve kapsam ı, görevlendirilecek personelin say ısı ve giyeceği kıyafet ile gerekti ğinde hükümlü veya tutukluya devaml ı ya da geçici suretle kelepçe tak ılıp tak ılmayacağı, d ış güvenlik yetkilisi taraf ından şahs ın işlediği suç türü, ki şisel durumu, koşullu sal ıverilme tarihi ve mevcut güvenlik riskleri dikkate al ınarak belirlenir. ... 20. Yönetmelik in "Konaklanan yerde güvenlik riski olu şmas ı" kenar ba şlıklı 12. maddesi şöyledir: (1) Hükümlü veya tutuklunun konaklad ığı yerde kendisi ya da güvenlik görevlileri yönünden kontrolü mümkün olmayan güvenlik riski olu şmas ı hâlinde, d ış güvenlik yetkilisinin karar ı ve sorumlulu ğunda şahıs en yak ın ceza infaz kurumuna veya güvenli görülen ba şka bir yere konulur ve bu durum tutana ğa bağlanarak derhâl valili ğe bildirilir. B. Uluslararas ı Hukuk 21. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre hükümlü ve tutuklu olanlar Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi (Sözle şme) kapsam ında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamam ına kural olarak sahiptir ( Hirst/Birle şik Krall ık (No. 2) , B. No: 74025/01, 6/10/2005, 69). Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 622. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulman ın kaç ınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sa ğlanmas ı gibi güvenli ğin ve düzenin korunmas ına yönelik kabu l edilebilir gerekliliklerin olmas ı durumunda, mahkûmlar ın haklar ına s ınırlama getirilebilece ğini kabul etmi ştir. Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutuklular ın haklar ına yönelik herhangi bir s ınırlama makul ve ölçülü olmal ıdır (Silver ve di ğerleri/Birle şik Krall ık, 99-105). 23. Hükümlü ve tutuklular ın temel haklar ına yap ılan müdahalelere gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin, somut olay ın tüm ko şullar ı çerçevesinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerekmektedir ( Campbell/Birle şik Krall ık, B. No: 13590/88, 25/3/1992, 48). Ayr ıca talebin mümkün olan en k ısa sürede sonuçland ırılmas ı gerekir (benzer yöndeki A İHM karar ı için bkz. Giszczak/Polonya , B. No: 40195/08, 29/11/2011, 38-39). 24. AİHM, hükümlü veya tutuklunun bir akrabas ının cenazesine kat ılma yönündeki talebinin reddedilmesinin aile hayat ına sayg ı hakk ına müdahale te şkil ettiğini aç ık olarak belirtmiştir (Feldman/Ukrayna , B. No: 42921/09, 12/1/2012, 32). AİHM bununla birlikte Sözleşme'nin 8. maddesinin hükümlü veya tutuklunun bir akrabas ının cenazesine ko şulsuz olarak her durumda kat ılmas ı yönünde bir güvence içermedi ğini, tutuklulu ğun doğal bir sonucu olarak bireyin haklar ı ve özgürlükleri bak ımından belirli s ınırlar olduğunu, ancak her sınırlaman ın demokratik toplumun gereklerine uygun olmas ı gerektiğini vurgulam ıştır. AİHM'e göre devlet, tutuklular ın ebeveynlerinin cenazesine kat ılma talebini ancak zorlay ıcı sebeplerin bulunmas ı ve alternatif bir çözüm yolu da bulunamamas ı hâlinde reddedebilir (Feldman/Ukrayna , 34). 25. AİHM hükümlünün, k ızının cenazesine polis e şliğinde kelepçeli olarak ve ceza infaz kurumu elbisesiyle kat ılma koşulu getirilmesine itiraz etti ği olayda, yaz ılı karar ın cenazeden dört gün sonra tebli ğ edildiğini, cenaze öncesi sözlü olarak bildirim yap ılm ışsa da başvurucuya cenazeye kat ılma koşullar ı ile ilgili endi şesini giderecek kesin bir bildirimin yap ılmad ığını, bütün ko şullar hakk ında zaman ında bilgi verilmedi ğini tespit etmi ştir. AİHM olayda ba şvurucuya k ızının cenazesine kat ılma talebine zaman ında ve yeterli bir cevab ın verilmemesinin Sözle şme'nin 8. maddesini ihlal etti ği sonucuna varm ıştır (Giszczak/Polonya , 36-41). V.İNCELEME VE GEREKÇE 26. Mahkemenin 26/12/2019 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 27. Başvurucu; daha önce birçok kez hastane sevklerinin ertelendi ğini ya da iptal edildiğini, bu yönde uygulama ve planlama yap ılarak kendisine refakat edecek personelin temin edilebilece ğini ifade etmi ştir. Başvurucu ayr ıca, taziye kabulüne ili şkin talebinin dikkate al ınmad ığını, en az ından definden bir iki gün sonra taziyede bulunmas ının sağlanabilece ğini, baz ı hükümlülerin cenaze törenine kat ılmalar ı sağlan ırken kendisine bu imkân ın tan ınmad ığını, cenaze töreni ve taziyeye kat ılamad ığı için büyük üzüntü duydu ğunu belirtmiştir. Başsavc ılık karar ına karşı itiraz mercii bulunmad ığını ileri süren ba şvurucu aile hayat ına sayg ı hakk ının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğini iddia etmi ş, manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 728. Bakanl ık görüşünde; ba şvurucunun izin talebinin sevk esnas ında güvenlik zafiyetine neden olabilece ği gerekçesiyle reddedildi ği, başvurucunun söz konusu karara itiraz etmediği, yarg ı makamlar ının aile hayat ına sayg ı hakk ı ile kamu güvenli ği aras ında bir değerlendirme yaparak devletin takdir yetkisi kapsam ında ulaşılmak istenen amaçla orant ılı bir denge kurduklar ı ileri sürülmü ştür. B. Değerlendirme 29. Anayasa'n ın "Özel hayat ın gizliliği" kenar başlıklı 20. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Herkes, özel hayat ına ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir . Özel hayat ın ve aile hayat ının gizliliğine dokunulamaz 30. Anayasa n ın Ailenin korunmas ı ve çocuk haklar ı kenar ba şlıklı 41. maddesi şöyledir: Aile, Türk toplumunun temelidir ve e şler aras ında eşitliğe dayan ır. Devlet, ailenin huzur ve refah ı ile özellikle anan ın ve çocuklar ın korunmas ı ve aile planlamas ının öğretimi ile uygulanmas ını sağlamak için gerekli tedbirleri al ır, teşkilat ı kurar. Her çocuk, korunma ve bak ımdan yararlanma, yüksek yarar ına aç ıkça ayk ırı olmad ıkça, ana ve babas ıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakk ına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete kar şı çocuklar ı koruyucu tedbirleri al ır. 31. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetlerinin özünü, kamu makamlar ınca babas ının cenaze törenine ve taziye kabulüne kat ılmas ına izin verilmemesi sonucu son görevini yerine getirememesi, ailesinin ac ısını paylaşamamas ı sebebiyle manevi ıstırap duymas ı oluşturmaktad ır. Buna göre söz konusu şikâyet Anayasa n ın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ını ilgilendirmekte olup bu çerçevede inceleme yap ılm ıştır (Beşir Doğan, B. No: 2013/2335, 15/12/2015, 19). 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 32. Anayasa n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 45. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı uyar ınca bireysel ba şvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilmek için olağan kanun yollar ının tüketilmi ş olmas ı gerekir. 33. Bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel ba şvuru konusu şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yarg ısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip oldu ğu bilgi ve delilleri zaman ında bu makamlara sunmas ı ve bu süreçte dava ve ba şvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olmas ı gerekir ( İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 834. Başvuru yollar ının tüketilmesi gere ğinden söz edilebilmesi için öncelikle hukuk sisteminde hakk ının ihlal edildi ğini iddia eden ki şinin başvurabilece ği idari veya yarg ısal bir hukuki yolun öngörülmü ş olmas ı; ayr ıca bu yolun iddia edilen ihlalin sonuçlar ını giderici, etkili ve ba şvurucu aç ısından makul bir çabayla ula şılabilir nitelikte olmas ı ve sadece kâ ğıt üzerinde kalmay ıp fiilen de i şlerliğe sahip bulunmas ı gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi ba şvurucudan beklenemeyece ği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlar ını düzeltici bir vas ıf taşımayan veya a şırı ve olağan olmayan birtak ım şeklî koşullar ın öngörülmesi nedeniyle fiilen eri şilebilir ve kullan ılabilir olmaktan uzaklaşan başvuru yollar ının tüketilmesi zorunlulu ğu bulunmamaktad ır (Fatma Y ıldırım, B. No: 2014/6577, 16/2/2017, 39). 35. Hükümlülerin, izin talebinin reddine ili şkin Başsavc ılık karar ına karşı 4675 say ılı Kanun un 4. ve 5. maddeleri uyar ınca İnfaz Hâkimli ğine şikâyet yoluyla ba şvuruda bulunmalar ı mümkündür. Şikâyet başvurular ında İnfaz Hâkimli ğinin yetkisi i şlemin iptaline, faaliyetin durdurulmas ına veya ertelenmesine karar vermekten ibarettir. 36. Somut olayda ba şvurucu cenazeye kat ılma talebini 5/4/2016 tarihinde Başsavc ılığa bildirmi ştir. Başsavc ılık 7/4/2016 tarihli i şlemle talebi reddetmi ş, bu durum başvurucuya 8/4/2016 tarihinde bildirilmi ştir. Başvurucunun teorik olarak bu i şleme karşı İnfaz Hâkimli ğine şikâyet hakk ına sahip oldu ğunda tereddüt bulunmamaktad ır. Ancak cenazenin, karar ın başvurucuya tebli ğ edildiği tarihten üç gün önce defnedildi ği gözetildiğinde İnfaz Hâkimli ğine başvurman ın cenaze törenine kat ılımı sağlamayaca ğı açıktır. Ayr ıca İnfaz Hâkimli ğinin tazminata hükmetme yetkisinin bulunmad ığı da dikkate alındığında İnfaz Hâkimli ğine yap ılacak şikâyetin ba şvurucu yönünden etkili bir sonuç doğurmayaca ğı sonucuna ula şılm ıştır. 37. Başvurucu taziye kabulüne kat ılmay ı da talep etmi ştir. Taziye kabulü ölenin yak ınlar ının bir araya gelmesine ve ölüm nedeniyle duyulan ac ıyı paylaşarak hafifletmeye imkân sağlayan geleneksel bir olgudur. Cenaze defnedildikten hemen sonra ba şlayan kabulün ne kadar sürece ği konusu yerel kültürle ilgili bir meseledir. Bu aç ıdan Anayasa Mahkemesinden, definden üç gün sonra ba şvurucuya cevap verilmi ş olmas ı sebebiyle taziye kabulü imkân ının ortadan kalk ıp kalkmad ığı konusunda de ğerlendirme yapmas ı beklenmemelidir. Di ğer taraftan İnfaz Hâkimli ğinin başvurucunun taziye kabulüne kat ılmas ını temin edecek bir karar vermeyece ğine veya şikâyeti k ısa sürede karara bağlamayaca ğına dair bir veri bulunmamaktad ır. Bu nedenle somut olayda İnfaz Hâkimli ğine şikâyet başvurusunun taziye talebi bak ımından etkili bir yol olmad ığı söylenemez. 38. Bununla birlikte ba şvuru yollar ının tüketilmesi, çok kat ı olarak uygulanmas ı gereken mutlak bir kural de ğildir. Teorik düzeyde var olan bir ba şvuru yolunun tüketilmesinin somut olay ın koşullar ında başvurucuya a şırı külfet yüklemesi hâlinde bu yolun tüketilmesinin gerekli olmad ığına karar verilebilir. Ba şvurucunun birbirinden ba ğıms ız olmayan defin i şlemine kat ılım ile taziye kabulüne kat ılımı ay ırarak birincisi için Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda, ikincisi için ise İnfaz Hâkimli ğine şikâyet ba şvurusunda bulunmas ının istenmesi ba şvurucuya a şırı külfet yüklenmesi anlam ına gelecektir. Bu nedenle somut olay ın şartlar ında taziye kabulüne kat ılma yönünden de İnfaz Hâkimli ğine şikâyet yolunun tüketilmesinin zorunlu olmad ığı değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 939. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Hicabi DURSUN ve Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ışlard ır. 2. Esas Yönündena. Müdahalenin Varl ığı 40. Anayasa n ın 20. maddesinin birinci f ıkras ında herkes, özel hayat ına ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir hükmüne yer verilmek suretiyle özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ı düzenlenmi ştir. Bununla birlikte ailenin sosyal yap ısının yan ısıra toplum hayat ında oynad ığı rol de gözetilerek ailenin korunmas ı hususunda devleti n pozitif yükümlülüklerini belirtmek aç ısından Anayasa n ın 41. maddesinde tamamlay ıcı bir düzenleme bulunmaktad ır. Anayasa n ın 20. ve 41. maddelerindeki düzenlemeler, aile hayat ına sayg ı ve bu hayat ın korunmas ı hususunda birey merkezli bir de ğerlendirmeden öte ailenin di ğer fertleri ve genel olarak toplum menfaatleri de gözetilerek bir de ğerlendirme yap ılmas ını zorunlu k ılmaktad ır. Bu nedenle aile hayat ına sayg ı hakk ı bak ımından Anayasa n ın 20. maddesinin 41. madde ile birlikte uygulanmas ı gerekmektedir ( Mehmet Koray Erya şa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, 87; Ahmet Çilgin, B. No:2014/18849, 11/1/2017, 30; Beşir Doğan, 27-30). 41. Özel hayat kavram ı eksiksiz bir tan ımı bulunmayan geni ş bir kavram olup bireyin ki şiliğini geliştirmesi ve gerçekle ştirmesi kavram ı özel hayata sayg ı hakk ının kapsam ının belirlenmesinde temel al ınmaktad ır. Bu yönü ile de ğerlendirildi ğinde bahsi geçen hak, ilişki kurmak ve geli ştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakk ını da içermektedir ( Serap Tortuk , B. No: 2013/9660, 21/1/2015, 31). Söz konusu olan di ğer kişilerin içine aile fertlerinin de dâhil oldu ğunda kuşku bulunmamaktad ır. Aile ili şkilerinin normal bir şekilde sürdürülebilmesi, aile fertlerinin birbiriyle zaman geçirebilmesi de özel hayata sayg ı hakk ının konusu kapsam ındad ır (Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, 36; Ahmet Çilgin, 31; Beşir Doğan, 27). 42. Somut olayda hükümlü olan ba şvurucunun, babas ının cenaze törenine ve taziye kabulüne kat ılma talebi reddedilmi ştir. Dolay ısıyla an ılan işlemin başvurucunun özel hayata ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesi hakk ına bir müdahale olu şturduğu aç ıktır (Beşir Doğan, 30; benzer yöndeki A İHM kararlar ı için bkz. 24, 25). b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 43. Anayasa n ın 13. maddesi şöyledir: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 44. Yukar ıda an ılan müdahalenin ihlal olu şturup olu şturmad ığının belirlenmesinde Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen kanunlar taraf ından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama ko şullar ı yönünden inceleme yap ılmas ı gerekir. Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 10i. Kanunilik 45. Hükümlülerin yak ınlar ının vefat ı hâlinde cenaze törenine kat ılmalar ına ve on güne kadar mazeret izni kullanmalar ına imkân veren düzenleme, 5275 say ılı Kanun un 94. maddesinin (1) ve (2) numaral ı fıkralar ında yer almaktad ır. An ılan f ıkralarda hükümlünün hangi ko şullarda yak ınlar ının cenazesine kat ılmas ına izin verilebilece ği ayr ıntılı şekilde belirlenmi ştir. Ayr ıca Yönetmelik te de konuyla ilgili düzenlemelere yer verilmi ştir. Bu kapsamda somut olayda ba şvurucunun özel ve aile hayat ına sayg ı hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni bir dayana ğının mevcut oldu ğu anlaşılmaktad ır. 46. Anayasa Mahkemesinin önceki kararlar ında yap ılan değerlendirmeler neticesinde, an ılan mevzuat hükümlerinin kanunilik ölçütünü kar şılad ığı sonucuna var ılm ıştır (Beşir Doğan, 34-35). Somut olayda bu sonuçtan ayr ılmay ı gerektirecek bir iddia ve tespit de bulunmamaktad ır. ii. Meşru Amaç 47. Anayasa'n ın 13. maddesi temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ını, ilgili hak ve özgürlü ğe ilişkin Anayasa maddesinde gösterilen özel s ınırland ırma sebeplerini n bulunmas ına bağlı k ılm ıştır. Anayasa n ın 20. maddesinin birinci f ıkras ı yönünden özel sınırlama nedeni düzenlenmemi ştir. Maddenin ikinci f ıkras ında, birtak ım s ınırlama sebeplerine yer verilmi ş olmakla beraber bu sebepler sadece arama ve elkoyma tedbirlerine yöneliktir. Dolay ısıyla bu sebeplerin özel hayata sayg ı hakk ının tüm boyutlar ı yönünden uygulanmas ı mümkün görünmemektedir (AYM, E.2012/100, K.2013/84, 4/7/2013; Ahmet Çilgin, 40). 48. Anayasa n ın 20. maddesinde, özel hayata sayg ı hakk ı için herhangi bir s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde s ınırland ırılmas ı mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olan haklar ın dahi hakk ın doğasından kaynaklanan baz ı sınırlar ı bulunmakta, Anayasa n ın diğer maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak da bu haklar ın s ınırlanmas ı mümkü n olabilmektedir. Buna göre Anayasa'n ın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel s ınırlama sebebi gösterilmemi ş hak ve özgürlüklere s ınır teşkil edebilece ği kabul edilmektedir (AYM, E. 2014/87, K.2015/112, 8/12/2015; E.2016/37, K.2016/135, 14/7/2016, 9; E.2013/130, K.2014/18, 29/1/2014; Sevim Akat E şki, B. No: 2013/2187, 19/12/2013, 33; Ahmet Çilgin, 39). 49. Tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerine, bu kapsamda aile hayat ına sayg ı hakk ına yönelik olarak getirilen ço ğu s ınırlama esasen ceza infaz kurumunda tutulman ın doğasından kaynaklanan k ısıtlamalar mahiyetindedir. Ceza infaz kurumund a tutulma durumu, tutulan ki şiyi otomatik olarak baz ı hak ve özgürlükleri kullanmaktan mahrum b ırak ır. Ceza infaz kurumunda tutulan bir kimsenin Anayasa'da yer alan hak ve özgürlüklerden her yönüyle yararlanmas ı işin mahiyeti ve tutulman ın amac ıyla bağdaşmaz. Dolay ısıyla tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerine yönelik s ınırlamalar ın meşru amac ının bulunup bulunmad ığı incelenirken ceza infaz kurumunda tutulman ın doğası da göz önünde bulundurulmal ıdır. Bu bağlamda kamu makamlar ının tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerinin s ınırland ırılmas ı hususunda di ğer kişilere yönelik k ısıtlamalara nazaran dah a geniş bir takdir yetkisini haiz olduklar ının kabulü gerekir. Tutuklu ve hükümlülerin hak ve Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 11özgürlüklerinin s ınırland ırılmas ında Anayasa'n ın ilgili maddelerinde öngörülen s ınırlama sebeplerine ek olarak ceza infaz kurumunun disiplini ve güvenli ğinin sağlanmas ının da bir sınırlama sebebi te şkil edebilece ği sonucuna ula şılmaktad ır. 50. Somut olayda ba şvurucuya cenazeye kat ılma izni verilmemesi, personel yetersizliği ve bu durumun İnfaz Kurumu aç ısından neden olaca ğı güvenlik riski gerekçesine dayand ırılm ıştır. İnfaz Kurumunun güvenli ğinin sağlanmas ının başvurucunun aile hayat ına yap ılan müdahale yönünden anayasal aç ıdan meşru bir amaç te şkil ettiği değerlendirilmi ştir. iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olma ve Ölçülülük (1) Genel İlkeler 51. Kanuni dayana ğı bulunan ve me şru amaç ta şıyan müdahalenin, ihlal te şkil etmemesi için Anayasa n ın 13. maddesinde yer verilen demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine de uygun olmas ı gerekir. 52. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılamas ı ve orant ılı olmas ı gerekir. Aç ıktır ki bu ba şlık alt ındaki de ğerlendirme, sınırlaman ın amac ı ile bu amac ı gerçekle ştirmek üzere ba şvurulan araç aras ındaki ilişki üzerinde temellenen ölçülülük ilkesinden ba ğıms ız yap ılamaz. Çünkü Anayasa n ın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin gereklerine ayk ırı olmama ve ölçülülük ilkesin e ayk ırı olmama biçiminde iki ayr ı kritere yer verilmi ş olmakla birlikte bu iki kriter bir bütünün parçalar ı olup aralar ında s ıkı bir ilişki vard ır (Ferhat Üstünda ğ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, 45; Abuzer Uzun, B. No: 2016/61250, 13/6/2019, 38). 53. Orant ılılık ise s ınırlamayla ula şılmak istenen amaç ile ba şvurulan s ınırlama tedbiri aras ında dengesizlik bulunmamas ına işaret etmektedir. Di ğer bir ifadeyle orant ılılık, bireyin hakk ı ile kamunun menfaatleri veya müdahalenin amac ı başkalar ının haklar ını korumak ise di ğer bireylerin hak ve menfaatleri aras ında adil bir dengenin kurulmas ına işaret etmektedir. Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakk ın sahibine terazinin di ğer kefesinde bulunan kamu menfaati veya di ğer bireylerin menfaatine nazaran aç ıkça orant ısız bir külfet yüklendi ğinin tespiti hâlinde orant ılılık ilkesi yönünden bir sorunun varl ığından söz edilebilir ( Ferhat Üstünda ğ, 48; Abuzer Uzun, 39). 54. Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geni ş ölçüde sa ğlan ıp güvence alt ına al ındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup onlar ı büyük ölçüde k ısıtlayan veya tümüyle kullan ılamaz hâle getiren s ınırlamalar ın demokratik toplum düzeninin gerekleriyle de ba ğdaştığı kabul edilemez. Demokratik hukuk devletinin amac ı kişilerin hak ve özgürlüklerden en geni ş biçimde yararlanmalar ını sağlamak oldu ğunda n yasal düzenlemelerde insan ı öne ç ıkaran bir yakla şımın esas al ınmas ı gerekir. Bu nedenle getirilen s ınırlamalar ın yaln ız ölçüsü de ğil koşullar ı, nedeni, yöntemi ve k ısıtlamaya kar şı öngörülen kanun yollar ı gibi unsurlar ın tamam ı demokratik toplum düzeni kavram ı içinde değerlendirilmelidir ( Serap Tortuk , 46; Abuzer Uzun, 40). 55. Anayasa n ın 13. maddesi vas ıtas ıyla Anayasa da yer alan tüm temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ı hususunda geçerli olan bu denge, özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının s ınırland ırılmas ında da dikkate al ınmal ıdır. Özel hayata ve aile hayat ına sayg ı Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 12hakk ının s ınırlanmas ı mümkün olmakla beraber s ınırlamada öngörülen me şru amaç ile sınırland ırma arac ı aras ında orant ısızlık bulunmamal ı, s ınırland ırmayla ula şılabilecek yarar ile temel hak ve özgürlü ğü s ınırland ırılan bireyin kayb ı aras ında adil bir denge kurulmas ına özen gösterilmelidir. Bu noktada belirtilen ölçütlere riayetle bir s ınırland ırma yap ılıp yap ılmad ığının tespiti için müdahale te şkil ettiği, özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ını ihlal ettiği iddia edilen önlemin temelini olu şturan me şru amaç kar şısında bireye dü şen fedakârl ığın ağırlığının dikkate al ınmas ı ve genel yarar ile temel hak ve özgürlü ğü sınırland ırılan bireyin kayb ı aras ında adil bir dengenin kurulup kurulmad ığının belirlenmesi gerekmektedir ( Beşir Doğan, 40; Ahmet Çilgin , 47). 56. Anayasa n ın 19. maddesi gere ği hükümlü ve tutuklular ın özel ve aile hayat ına birtak ım s ınırlamalar ın getirilmi ş olmas ı, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulman ın kaç ınılmaz ve do ğal bir sonucudur. Bu ba ğlamda idarenin tutuklu ve hükümlülerin özel ve aile hayat ına müdahale konusunda takdir yetkisinin daha geni ş olduğu gözetilmelidir. Burada mühim olan ceza infaz kurumunun güvenli ğinin sağlanmas ı amac ı ile hükümlünün özel ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesi hakk ı aras ında adil bir dengenin sağlanm ış olmas ıdır (Mehmet Koray Erya şa, 89; Ahmet Çilgin, 32). 57. Tüm bu ilkeler dikkate al ınarak başvuru konusu olay bak ımından müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmad ığı incelenirken derece mahkemelerinin kararlar ında ortaya konulan gerekçeler de ğerlendirilmeli ve müdahaleyi doğuran gerekçelerin inand ırıcı bir şekilde ortaya konulup konulmad ığına ve müdahalenin ölçülülük ilkesine uygun olup olmad ığına bak ılmal ıdır (Beşir Doğan, 44). (2) Genel İlkelerin Somut Olaya Uygulanmas ı 58. 5275 say ılı Kanun'un 94. maddesinde; yak ınlar ının ölümü hâlinde birinci fıkran ın (a) bendinde say ılanlara on güne kadar; ikinci f ıkran ın (a) bendinde say ılanlara ise iki güne kadar cenazeye kat ılmalar ı için mazeret izni verilebilece ği düzenlenmi ştir. Böylece hükümlülere yak ınlar ının ölümü hâlinde cenazeye kat ılma, taziyeleri kabul etme ve ailelerine destek olma imkân ı tan ınm ıştır. Bu imkândan yararlanmak mutlak olmay ıp şartlar ın bulunmas ı hâline ve kamu makamlar ının yapacaklar ı değerlendirme sonucu uygun bulmalar ına bağlı kılınm ıştır. 59. Başvurucu öncelikle cenaze törenine kat ılmak, sonras ında ise hem ailesine destek olmak hem de gelenek ve göreneklere göre yap ılan taziye ziyaretlerini kabul etmek istediğini bildirmi ştir. Ayn ı Ceza İnfaz Kurumunda tutulan karde şi de başvurucuyla ayn ı yönde talepte bulunmu ştur. 60. Somut olayda ba şvurucunun 470 kilometre uzakl ıkta öğle vakti yap ılacak cenaze törenine kat ılma talebini ayn ı günün sabah ında idareye bildirdi ği dikkate al ınmal ıdır. Buna göre nakil arac ının, refakatçi personelin ve al ınacak güvenlik tedbirlerinin planlanmas ında geçecek sürenin yan ı sıra tören yerine ula şım için gereken süre de hesaba kat ıldığında kamu makamlar ının başvurucunun cenazeye yeti şmesi için gerekli zamana sahip olmad ığı aç ıktır. Dolay ısıyla başvurucunun cenaze törenine kat ılamamas ı olay ın koşullar ından ve kamu makamlar ına yüklenemeyecek nitelikteki zaman darl ığından kaynaklanm ıştır. 61. Ölüm insan hayat ında karşılaşılan ac ı olaylardan biridir. Birçok kültürde ölen kimsenin tan ıdıklar ı bir araya gelerek ölüm nedeniyle duyulan ac ı ve üzüntüyü payla şır, Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 13ölenin geride kalan aile bireyleri ziyaret edilerek kendilerine maddi ve manevi destekte bulunulur. Şüphesiz bu ac ıyı ölüm an ından itibaren en yo ğun derecede ya şayan ve deste ğe en çok ihtiyaç duyanlar aile bireyleridir. Bu nedenle ölenin aile bireylerine taziye ziyaretinde bulunulmas ı, aile bireylerinin de taziyeleri kabulü kültürümüzde önemli bir yer tutmaktad ır. Kanun koyucu bu insani dü şünce ve kültürel olgulardan hareketle 5275 say ılı Kanun'da yak ınlar ının ölümü hâlinde hükümlüye mazeret izni verilmesini düzenlemi ştir. Kanun'daki izin süreleri gözetildi ğinde kanun koyucunun iznin kapsam ını sadece defin i şlemi ile s ınırlı tutmad ığı, definden sonra yap ılan taziye ziyaretlerini kabul etmeye ve aile bireylerinin bir arada kalarak birbirlerine destek olmalar ına imkân tan ımay ı da amaçlad ığı kabul edilmelidir. Buna göre cenazeye kat ılma talebinin taziye kabulüyle birlikte ele al ınmas ı gerekmektedir. Bu yorum ayn ı zamanda aile hayat ına sayg ı hakk ının gereklerine de uygun olacakt ır. 62. Ülkemiz geleneklerinde cenazenin bekletilmeden defnedildi ği, akabinde birkaç gün süreyle taziye kabulü yap ıldığı bilinen bir olgudur. Bu nedenle yak ını ölen hükümlünü n izin talebinin, kamu makamlar ınca süratle harekete geçilerek ko şullar da dikkate al ındığında mümkün olan en k ısa sürede sonuçland ırılmas ı önem arz etmektedir. Ayr ıca talebin karşılanmas ında kamu makamlar ının kendilerinden beklenen özeni göstermeleri gerekmektedir. Şayet talebin kar şılanmas ı imkân dâhilinde görülmezse bu duruma ili şkin zorunluluk hâllerinin ve güvenlik risklerinin, somut olgu ve olaylara dayal ı olarak açıklanmas ı gerekir. 63. Somut olayda Ba şsavc ılık, başvurucunun talebini üç gün sonra yan ıtlam ıştır. Başvurucuya verilen yan ıtta defin i şleminin gerçekle şmiş olduğundan, ayr ıca il içi ve il d ışı randevulu hasta sevklerinin yo ğunluğundan söz edilmi ştir. Defin i şleminin yap ılm ış olmas ı, babas ını kaybetmenin ac ısını yaşayan başvurucunun talebinin geç kar şılanmas ı bakımından hakl ı bir gerekçe olarak kabul edilemez. Di ğer taraftan Ba şsavc ılık, başvurucunun taziyeye kat ılabilmesi için durumun gerektirdi ği özeni gösterdi ğini, ilgili personelin görevlendirilmesi için alternatif çözümler denedi ğini ortaya koyabilmi ş değildir. Gerekçe olarak sunulan hast a sevk yoğunluğu da somut olgu ve olaylara dayand ırılmam ıştır. Dolay ısıyla Başsavc ılık karar ından, başvurucunun hassas ve acil nitelikteki izin talebine k ısa süre içinde cevap verilmemesinin sebebi anla şılamam ıştır. 64. Bu nedenle, ba şvurucunun talebinin durumun gerektirdi ği hassasiyet ve özene uygun bir süratle sonuçland ırıldığını, talep tarihi ile karar ın bildirim tarihi aras ında geçen sürenin makul oldu ğunu söylemek güçtür. Ayr ıca Başsavc ılık karar ında gösterilen gerekçe, başvurucunun ç ıkarlar ı ile toplumun ç ıkarlar ı aras ında adil denge kurulmas ına yönelik ikna edici, ilgili ve yeterli unsurlara sahip de ğildir. Bu durumda, ba şvurucunun taziye kabulüne kat ılma ve ailesine destek olma imkân ından yoksun kalmas ında kamu makamlar ının zaman ında karar almamas ı ve gerekli organizasyonu olu şturamamas ının etkili oldu ğu, başvurucuya geç cevap verilmesi ve nihayetinde talebin reddedilmesi şeklindeki müdahalenin özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ını ihlal ettiği sonucuna ula şılm ıştır. 65. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 66. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı ve (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 14"(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 67. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 68. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da de ğinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına geleceği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmi ştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 69. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 70.İncelenen ba şvuruda ba şvurucunun izin talebinin Ba şsavc ılık taraf ından durumun gerektirdi ği özene uygun bir süratle sonuçland ırılmamas ı ve ret karar ının ilgili ve yeterli bir gerekçeye dayand ırılmamas ı nedenleriyle özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin Ba şsavc ılık karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 71. Cenaze töreni ve taziye kabulünün üzerinden geçen zaman dilimi dikkate alındığında bu a şamada Ba şsavc ılık taraf ından yeniden bir karar al ınmas ında yarar görülmemi ştir. 72. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı aç ıktır. Dolay ısıyla eski hâle getirme kural ı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlar ıyla ortadan kald ırılabilmesi için özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlali nedeniyle yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 5.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. 73. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 221,80 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 15VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDU ĞUNA Hicabi DURSUN ve Selahaddin MENTE Ş'in karşıoylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, B. Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE OYBİRLİĞİYLE, C. Başvurucuya net 5.500 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, D. 221,80 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin BA ŞVURUCUYA ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin bilgi için K ırıkkale Cumhuriyet Ba şsavc ılığına (7/4/2016 tarihli ve B.M. 2016/1544 say ılı karar) GÖNDER İLMESİNE, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 26/12/2019 tarihinde karar verildi. Başkan Ba şkanvekili Ba şkanvekili Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Recep KÖMÜRCÜ Üye Üye Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Üye Üye Üye Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 16 Üye Üye Üye M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 17KARŞI OY GEREKÇES İ 1. Cenaze törenine kat ılmas ı ve taziyeleri kabul etmesi talebine olumsuz cevap verilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ıyla yap ılan başvuruya konu olayda; karde şiyle birlikte K ırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ba şvurucunun 4/4/2016 tarihinde vefat eden babalar ıyla vedala şmak ve helalle şmek için -cenazenin defin tarihini belirtmeksizin- Ordu İli Fatsa İlçesindeki cenazeye ve taziyeye kat ılabilmek amac ıyla 5/4/2016 tarihinde K ırıkkale Cumhuriyet Ba şsavc ılığı na (Başsavc ılık) yazd ıklar ı dilekçe ile talepte bulunmalar ı üzerine Başsavc ılıkça, yap ılan araştırmada, ba şvurucunun 4/4/2016 tarihinde vefat eden babas ının 5/4/2016 günü ö ğle namaz ına müteakip defnedildi ği, ayr ıca, Ceza İnfaz Kurumu Karakol Komutanl ığınca il içi ve il d ışı randevulu hasta sevklerinin yo ğunluğu nedeniyle personel yetersizliğinin oldu ğu ve bu durumun güvenlik bak ımından sak ınca oluşturduğu yönünde bilgi verildi ği, bu kapsamda sevk esnas ında güvenlik zafiyetine neden olunabilece ği kanaatine var ıldığı 7/4/2016 tarihli yaz ıda belirtilerek talebin reddine karar verilmi ş, bu kara r başvurucuya 8/4/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 2. Başvurucu taraf ından Başsavc ılığa sunulan 5/4/2016 tarihli dilekçede babas ının cenazesinin Fatsa İlçesindeki defnine kat ılabilmesi ve taziyeleri kabul edebilmesi hususlar ında izin talebinde bulundu ğu görülmekte olup, burada defin tarihi belirtilmedi ği gibi defnin yap ılacağı ilçenin ba şvurucunun bulundu ğu ceza infaz kurumuna yakla şık 470 kilometre mesafede oldu ğu anlaşılmakta olup cenazenin, ba şvurucunun Ba şsavc ılıktan izin talebinde bulundu ğu ayn ı gün ö ğlen namaz ını müteakip defnedildi ği, dolay ısıyla Başsavc ılıkça, talep tarihi olan 5/4/2016'da ba şvurucuya izin verilmi ş olsayd ı dahi başvurucunun söz konusu cenazenin defnine yeti şmesinin oldukça dü şük bir ihtimal oldu ğu anlaşılmakta olup bu yönüyle, ba şvurucunun 5/4/2016 tarihli talebinin Ba şsavc ılıkça 7/4/2016 tarihinde reddedilmesinin do ğrudan doğruya başvurucunun babas ının cenazesinin defnine kat ılamamas ı sonucunu ortaya ç ıkard ığı söylenemeyecektir. 3. 28691 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan Hükümlü ve Tutuklulara Yak ınlar ının Ölümü veya Hastal ığı Nedeniyle Verilebilecek Mazeret İzinlerine Dair Yönetmelik in 5. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında cenazeye kat ılım için verilebilecek izin için aranan şartlar aras ında güvenlik bak ımından sak ınca oluşturmamas ı hususunun da say ıldığı, tüm say ılan şartlar yerine getirilse dahi Cumhuriyet ba şsavc ısının onay ıyla izin verilebilece ği belirtilmek suretiyle bu hususta ba şsavc ılığa izin konusunda takdir yetkisi verildi ği anlaşılmaktad ır. Elbette ki söz konusu takdir yetkisinin -hukukun genel ilkeleri göz önünde bulunduruldu ğunda- keyfi kullan ılamayaca ğı aç ıktır. Ceza infaz kurumunda tutulman ın doğası da göz önünde bulunduruldu ğunda kamu makamlar ının tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerinin s ınırland ırılmas ı hususunda di ğer kişilere yönelik k ısıtlamalara nazaran daha geni ş bir takdir yetkisini haiz olduklar ı kabul edilebilir. Tutuklu ve hükümlülerin hak ve özgürlüklerinin s ınırland ırılmas ında Anayasa'n ın ilgili maddelerinde öngörülen s ınırlama sebeplerine ek olarak ceza infaz kurumu disiplini ve güvenli ğinin sağlanmas ı da bir s ınırlama sebebi te şkil edebilecek ise de s ınırland ırma ile ula şılabilecek yarar ile temel hak ve özgürlüğü s ınırland ırılan bireyin kayb ı aras ında adil bir denge kurulmas ına özen gösterilmelidir. Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 184. Somut olayda Ba şsavc ılığın, başvurucunun izin talebi konusunda verdi ği red karar ında personel yetersizli ği ve bu durumun Ceza İnfaz Kurumu aç ısından neden olaca ğı güvenlik riski gerekçesine dayan ılm ıştır. Belirtilen kararda güvenlik riskinin özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının s ınırlanmas ını gerektirecek düzeyde oldu ğunu gösteren, somut olgu ve olaya dayanan herhangi bir aç ıklamaya yer verilmedi ği gibi Ba şsavc ılık, başvurucunun talebinin kar şılanabilmesi için durumun gerektirdi ği özeni gösterdi ğini, ilgili personelin görevlendirilmesi için alternatif çözümler denedi ğini de ortaya koyabilmi ş değildir. Bu anlamda, Ba şsavc ılığın vermiş olduğu red karar ının gerekçesinin özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının s ınırlanmas ının gereklili ğine ve ölçülülü ğüne yönelik tatmin edici bir aç ıklama içermedi ği yönündeki ço ğunluk görü şüne kat ılmakla birlikte söz konusu bireysel ba şvuru bak ımından başvuru yollar ının tüketilmesi şart ının uygulanmamas ı hususunda ço ğunluk görü şünden ayr ılıyorum. 5. Başvurucunun, Ba şsavc ılıktan izin talebinin gerekçelerinden birisi de taziyeleri kabul hususudur. 4675 say ılı İnfaz Hâkimli ği Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre, başvurucunun 5/4/2016 tarihli dilekçesinde belirtti ği talebinin Ba şsavc ılıkça reddi üzerine infaz hâkimli ğine başvuru hakk ı bulunmaktad ır. 6. Bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel ba şvuru konusu şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yarg ısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip oldu ğu bilgi ve delilleri zaman ında bu makamlara sunmas ı ve bu süreçte dava ve ba şvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olmas ı gerekir ( İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). 7. Somut olayda ba şvurucu, Ba şsavc ılığın 7/4/2016 tarihli karar ına karşı infaz hâkimliğine başvurmaks ızın Anayasa Mahkemesine 25/4/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmuştur. 8. Her ne kadar cenaze defnine kat ılabilmek bak ımından infaz hâkimli ğine başvurulmas ının pratikte faydas ı olmayacak ise de ba şvurucunun taziyeleri kabul iste ğinin karşılanmas ı yönünden bu yolun etkili olabilece ği değerlendirilmekte olup ba şvurucunun infaz hâkimli ğine müracaat etmeksizin definden 20 gün sonra Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulundu ğu anlaşılmaktad ır. 9. Tüm bu hususlar bir arada de ğerlendirildi ğinde başvurunun başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekirken ba şvurucunun özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ği yönündeki ço ğunluk görü şüne kat ılm ıyorum. Üye Hicabi DURSUN Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 19KARŞI OY 1. Anayasa Mahkemesi say ın çoğunluğu başvurucunun özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar vermiştir. Aşağıdaki aç ıklad ığım sebeplerle karara kat ılmad ım. 2. Başvuru süreci olay ve olgular mahkemenin gerekçeli karar ında ayr ıntılı olarak özetlenmi ştir. 3. Kabul edilebilirlik yönünden yap ılan incelemede; Ba şvurucu somut olayda cenazeye kat ılma talebinin reddedilmesi üzerine İnfaz Hâkimli ğine itiraz yoluna gitmemi ştir. İnfaz Hâkimli ği Kanunu'nun 4. ve 5. maddelerine göre ba şsavc ılık kararlar ına karşı infaz hakimliğine müracaat edilebilir. İnfaz hakimli ğine red kararlar ına karşı da ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Yap ılan bu itirazlar i şin niteliği gereği ve kanunda belirtilen süreler k ısa süreli ve tüketici sürelerdir. Ancak ba şvurucu bu yollar ının hiçbirini kullanmadan doğrudan Anayasa Mahkemesi ne ba şvurmuştur. 4. Anayasa Mahkemesinin ba şvuru yollar ının tüketilmesi ile ilgili baz ı ilkeleri şöyledir. "Anayasa n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 45. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı uyar ınca bireysel ba şvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilmek için olağan kanun yollar ının tüketilmi ş olmas ı gerekir. 5. Bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel ba şvuru konusu şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yarg ısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip oldu ğu bilgi ve delilleri zaman ında bu makamlara sunmas ı ve bu süreçte dava ve ba şvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olmas ı gerekir ( İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). 6. Başvuru yollar ının tüketilmesi gere ğinden söz edilebilmesi için öncelikle hukuk sisteminde hakk ının ihlal edildi ğini iddia eden ki şinin başvurabilece ği idari veya yarg ısal bir hukuki yolun öngörülmü ş olmas ı gerekmektedir. Ayr ıca bu hukuki yolun iddia edilen ihlalin sonuçlar ını giderici, etkili ve ba şvurucu aç ısından makul bir çabayla ula şılabilir nitelikte olmas ı ve sadece kâ ğıt üzerinde kalmay ıp fiilen de i şlerliğe sahip bulunmas ı gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi ba şvurucudan beklenemeyece ği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlar ını düzeltici bir vas ıf taşımayan veya a şırı ve olağan olmayan birtak ım şeklî koşullar ın öngörülmesi nedeniyle fiilen eri şilebilir ve kullan ılabilir olmaktan uzakla şan başvuru yollar ının tüketilmesi zorunlulu ğu bulunmamaktad ır (Fatma Yıldırım, B. No: 2014/6577, 16/2/2017, 39). " 7. Başvurucunun ba şvuru kapsam ında infaz hakimli ğine müracaat etmeden doğrudan Anayasa Mahkemesi ne müracaat etti ği anlaşıldığından başvurunun bireysel başvurunun yollar ının tüketilmemesi nedeniyle reddi gerekmektedir. 8. Somut olay dikkate al ındığında başvurucunun cenaze törenine kat ılmas ı talebi önce infaz hakimli ği ve ağır ceza mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekmektedir. İnfaz kanunun 6. Maddesinin aç ık hükmü yap ılan işlemin iptaline ya da faaliyetin Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 20durdurulmas ına veya ertelenmesine şeklindedir. Bu hüküm kar şısında yarg ı yollar ına başvurulmadan ve tüketilmeden yarg ı yolunun etkisiz oldu ğu söylenemez. 9. Anayasa Mahkemesinin buna benzer ba şvurular ı doğrudan incelemesi gere k teorik gerekse de pratik nedenlerle mümkün de ğildir. Zira Avrupa insan haklar ı sözleşmesinde tan ınan temel haklar ın güvence alt ına al ınmas ı konusunda birincil yetki ilgili devletlerin idari ve yarg ısal mercilerine aittir. Avrupa insan haklar ı mahkemesi iç hukukta bireysel ba şvuru tan ınan ülkeler bak ımından Anayasa mahkemeleri bu konuda ikincil olarak yetkilidirler. İkincillik ilkesi bir yandan Anayasa Mahkemesinin do ğrudan inceleme yapmamas ı yönünde görevlerinin s ınırı ifade etmekte ise de di ğer yandan idari ve yarg ısal makamlar ın da temel hak ve hürriyetleri korumakla birinci derecede sorumlu ve görevli olduklar ını ifade etmektedir. Bu çerçevede yasama organ ınca oluşturulmuş mevcut hukuk yollar ının pratikte de i şler k ılmak ikincillik ilkesinin anlam ına uygun bir yorum olur. 10. Müdahale bir hükümlünün cenaze törenine kat ılma izni talebinin reddedilmesi olduğuna göre tutuklu veya hükümlülerin kaçmas ının engellenmesi ve kamu düzeni ile güvenliğinin sağlanmas ı şeklindeki hakk ın doğasından kaynaklanan me şru amaçlar oldu ğu söylenebilir. Zira tutulan ki şilere tutulan yer d ışında gerçekle şen bir etkinli ğe kat ılma imkan ı tan ınmas ı, işin doğası gereği kaçmay ı önleyecek tedbirlerin al ınmas ını ve tutulan yerde belli bir düzenin korunmas ı için organizasyon yap ılmas ını gerektirebilir. Nitekim Ba şsavc ılığın karar ının gerekçesinde personel yetersizli ği ve diğer tutuklu ve hükümlülere yönelik çok say ıda hasta nakil talebinin varl ığı ve yol mesafesi nedeniyle güvenlik zaafiyeti olu şabileceği belirtilmiştir. 11. Olayda ba şvurucunun babas ı 4/4/2016 tarihinde vefat etmi ş, başvurucu 5/4/2016 tarihinde Ba şsavc ılıktan izin talebinde bulunmu ştur. Cenaze ise 5/4/2016 tarihi ö ğle zaman ı defnedilmi ştir. Başvurucunun bulundu ğu cezaevi (K ırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapal ı Ceza İnfaz Kurumu) ile cenaze töreninin yap ılacağı Ordu'nun Fatsa ilçesi aras ında ise 470 kilometre mesafe bulunmaktad ır. Üstelik ba şvurucu cenazenin yap ılacağı günün sabah ı verdiği dilekçesinde törenin ne zaman yap ılacağını da bildirmemi ş olup Başsavc ılık karar ına göre re'sen yap ılan araştırma ile bu tarih ö ğrenilmiştir. 12. AİHM benzeri bir olayda Kubiak/Polonya karar ında müdahalenin ihlal oluşturmad ığına karar vermi ştir. AİHM bu gibi refakatçi e şliğindeki izinlerin baz ı organizasyon ve lojistik haz ırlıklar ı gerektirdi ğini, bu yüzden ulusal makamlara harekete geçmek için gerçekçi bir zaman tan ınmas ı gerektiğini belirtmi ştir. AİHM olayda ise başvurucunun infaz hâkimine 30/12/2010 tarihinde ba şvurduğunu, cenazenin de ayn ı gün saat 12'de 100 kilometre uzakl ıkta bir kasabada planland ığını vurgulam ıştır. AİHM bu sebeple ulusal makamlara cenazeye refakatçi e şliğinde izin verilmesi için gerekli organizasyonu yapmak üzere yeterli zaman ın verilmedi ğini tespit etmi ştir (Kubiak/Polonya, 26). A İHM bu zaman k ısıtlılığının ulusal makamlar ın özensizli ğinden de kaynaklanmad ığını tespit etmi ş ve başvurucunun talebinin cenazeden bir gün sonra tebli ğ edilmesine ra ğmen ihlal olmad ığı sonucuna varm ıştır. 13. Somut olayda da ba şvurucunun 470 kilometre uzakl ıkta öğle vakti yap ılacak bir cenaze törenine ayn ı gün sabah ı kat ılma talebinde bulundu ğu dikkate al ınmal ıdır. Buna göre başvurucunun söz konusu cenaze törenine kat ılma imkân ı pratik sebeplerle ve fiilen mümkü n görülmemektedir. Ceza infaz kurumlar ında her gün mahkûm nakli, mazeret izinleri, hastan e nakilleri gibi çok say ıda sevk ya şanmaktad ır. Bu gibi nakiller ve refakatçi e şlikleri belirli bir Başvuru Numaras ı: 2016/8080 Karar Tarihi : 26/12/2019 21planlama, personel ve lojistik gerektirmektedir. Dolay ısıyla ceza infaz kurumlar ına ve diğer ilgili makamlara bu planlamay ı ve organizasyonu sa ğlamak üzere yeterli ve gerçekçi bir zaman tan ınmal ıdır. Bu husus ayn ı zamanda bu alanda kamu makamlar ına tan ınan geniş takdir yetkisinin de bir gere ğidir. 14. Elbette ki özellikle cenaze gibi özel bir ivedilik gerektiren hâllerde kamu makamlar ının daha özenli ve süratli davranmalar ı beklenebilir. Ancak ba şvuru konusu olayda öğle vakti yap ılacak cenaze töreninin yap ılacağı günün sabah ı yap ılan talebin karşılanabilmesi; aradaki mesafe, ilgili personel, lojistik ve organizasyon ihtiyac ı dikkate alındığında mümkün gözükmemektedir. Nitekim Ba şsavc ılığın karar ında da personel yetersizliğine özel bir vurgu yap ılm ıştır. Söz konusu süre k ısıtlılığı ise kamu makamlar ından kaynaklanmamaktad ır. Nitekim ba şvurucu ayn ı gün sabah vakti talepte bulunmu ş dilekçede cenaze töreninin ne zaman yap ılacağı ile ilgili bilgiye de yer verilmemi ştir (bkz. 9). Dolay ısıyla her ne kadar Ba şsavc ılığın cenaze töreni yap ıldıktan sonra karar vermi ş olmas ı sorunlu görülebilirse de olay ın kendine özgü de ğinilen ko şullar ı dikkate al ındığında başvurucunun bu kadar uzak bir mesafedeki ayn ı gün yapt ığı talebe istinaden cenaze törenine kat ılabilmesi mümkün olmad ığından müdahalenin ihlale yol açmad ığı kabul edilmelidir. 15. Diğer taraftan cenazeye kat ılman ın yaln ızca törene kat ılma yan ında ayr ıca taziyeleri kabul etmeyi de içerdi ği kabul edilirse veya en az ından bu hususun derece mahkemelerince tart ışılmas ı gerektiği sonucuna var ılırsa bu defa yukar ıda değinildiği üzere başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı verilmesi gerekmektedir. Aç ıklad ığım gerekçelerle ba şvurunun ba şvuru yollar ı tüketilmemesi nedeniyle kabu l edilmezlik karar ı verilmesi gerekti ği görüşüyle say ın çoğunluğun görüşüne kat ılmad ım. Üye Selahaddin MENTE Ş