4. Hukuk Dairesi 2012/7707 E. , 2013/12792 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... aleyhine 25/06/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne kar…
**4. Hukuk Dairesi 2012/7707 E. , 2013/12792 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... aleyhine 25/06/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar ... ve ...'nun temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-a) Davalının temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacılar dava dilekçesinde, eczacı olan ve kendilerine ait ecza deposu şirketi ile yıllardır ticareti olan davalının, herhangi bir delil ve emare olmaksızın kasıtlı olarak şirketin içinin boşaltıldığı, şirket alacaklarının ortakların özel hesaplarına aktarıldığı iddialarıyla şikayette bulunduğunu beyanla manevi zararlarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararında kesinleşen maddi vakıaların hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olduğu, somut olayda davalının davacı ...'na karşı suç teşkil edecek biçimde hukuka aykırı davrandığının ceza mahkemesince tespit edildiği, bu hali ile davacı ...'nun davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın bu davacı yönünden kısmen kabulüne, diğer davacılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.