T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1175 KARAR NO: 2026/758 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 09/03/2023 NUMARASI: 2019/162 Esas - 2023/244 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ : 25/05/2018 KARAR TARİHİ: 09/03/2023 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/484 E. 2022/582 K. SAYILI DOSYASı DAVA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1175 KARAR NO: 2026/758 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 09/03/2023 NUMARASI: 2019/162 Esas - 2023/244 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ : 25/05/2018 KARAR TARİHİ: 09/03/2023 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/484 E. 2022/582 K. SAYILI DOSYASı DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ : 29/06/2022 KARAR TARİHİ: 30/06/2022 DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.07.2017 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosiklet ile davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucunda davacının yaralandığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 100,00 TL daimi maluliyet tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;26.07.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı yaralanmalı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkilin sürekli iş göremezliği dolayısıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 76.834,61-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde tazmin edilmesine daha önceden İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/162 E. Sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve ek dava olarak açılan işbu davanın aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl davada davacının davalı ... Şirketine yönelik davasının kabulü ile 55.831,33 TL nin 200 TL si için temerrüd tarihi olan 22/02/2018 tarihinden itibaren 55.631,33 TL için ıslah tarihi olan 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada davacının davalı ... Şirketine yönelik davasının kabulü ile 189.209,10 TL nin 76.834,61 TL si için temerrüd tarihi olan 22/02/2018 tarihinden itibaren 112.374,49 TL için ıslah tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas ..... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda davacının kazaya bağlı olarak meslekte kazanma gücü kayıp oranının %28 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği tespit edildiğini, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3.ihtisas Kurulu tarafından rapor alınması gerektiğini, ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporu yetkili İhtisas Kurulundan alınmadığını, davacı yanın bizzat muayene için Adli Tıp Kurumuna sevki ile yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyet durumunu etkileyecek zaman içerisinde gerçekleşen bir durumun olup olmadığı, iyileşme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacıya %60 kusur atfedilmişse de 15.02.2018 tarihli kusur değerlendirme formunda davacıya %75 kusur atfedildiğini, bu çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun olmadığını, kaldı ki geçici iş göremezlik dönemi, şahsın tedavi dönemi olup tedavi döneminde sarf edilen masraflardan sorumluluk ise zaten ......’ya ait olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak hükme esas olacak nitelikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3.İhtisas Kurulundan maluliyet raporu alınması, kusur raporları arasında ki çelişkinin giderilerek kusur oranlarının yukarıda zikredildiği şekilde yeniden belirlenmesi daha sonra tespit edilecek gerçek zarardan müvekkilin sigortalısının kusur oranına denk gelen kısmının TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz ile hesaplanması ve bu şekilde yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 26/07/2017 tarihinde, saat 19:05 sıralarında dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile olay yeri ...... Mahallesi ...... yeri önüne geldiğinde kendisi ile aynı istikamette bisikleti ile seyir halinde olan davacı bisiklet sürücüsü ... yönetimindeki bisiklet ile çarpışması sonucu kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 02/08/2018 ....Üniversitesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak ve kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak maluliyet oranının belirlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında; Kaza yeri krokisinde; çarpma noktası sol şerit üzerinde işaretlenmiş olup, kazanın sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 46/2a maddesini ihlal ettiği, bisiklet sürücüsü davacının 46/2-c maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.Hükme esas kusur bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı ........ plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın; KTK'nın 46/2a ve 47/d maddesini ihlal ettiği ve %40 oranında kusurlu olduğu, davacı bisiklet sürücüsü ...'nin KTK'nın 46/c ve 56/a-3 maddesini ihlal ettiği ve %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup aynı doğrultuda olup birbirini teyit ettiği ve dosya kapsamına uygun olduğu ve çelişki bulunmadığı anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı). Asıl dosyada hükme esas alınan aktüerya raporunda zaten tazminat hesaplamasında (istinaf dilekçesinde talep edildiği gibi) davacının muhtemel bakiye ömür süresi TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmiş ve % 1,8 teknik faiz uygulanmıştır. Birleşen dosyada alınan aktüerya raporunda ise TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanmış, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminat hesaplanmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu' uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 12.924,87 TL harçtan peşin alınan 3.231,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.693,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026