7. Ceza Dairesi 2013/9332 E. , 2014/2591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün
**7. Ceza Dairesi 2013/9332 E. , 2014/2591 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.01.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Suç tarihinde kolluk kuvvetlerinin yaptığı istihbari çalışmalarda sanığın 2-3 günde bir Bulgaristan ülkesine giderek içki getirip sattığı öğrenilmesi ve olay günü de saat 21.30 sıralarında ülkemize giriş yaptığının tespit edilmesi üzerine, yolda uygulama yapmaya başlandığı, sanığın sevk ve idaresindeki aracın geldiği, araçta yapılan aramada aracın çeşitli yerlerinde 6 adet içki ele geçmesi üzerine sanık hakkında 5607 sayılı yasasına aykırı davrandığından kamu davası açılmış, sanık mahkeme beyanında kişisel ihtiyaç için aldığını savunmuştur. Mahkemece gümrük işlemine tabi eşyayı gümrük işlemi yapmadan ithal ettiğinden bahisle mahkumiyetine hükmetmiş, dairemizce yerel mahkeme kararını oyçokluğuyla onamamıştır. Sanığın mahkumiyeti için yeterli ve yasal delil olup olmadığı hususunu incelediğimizde; Sanık mahkeme savunmasında, içkilerin kişisel ihtiyaç için aldığına dair beyanda bulunup ticari maksatla getirdiğine ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, aşağıda açıklanacak nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerekmektedir Sanık kişisel ihtiyaçla getirdiğini beyan etmiştir. Bu durumda mahkumiyetin asıl kanıtı ele geçen içkilerin nasıl ele geçirildiğine ve bu işlemin hukuka uygun olup olmadığını irdelemek gerekmektedir. Olayımız bakımından yasal düzenlemeler incelendiğinde; Anayasamızın; 2.maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. 12. maddesi "herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilemez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir" hükmünü taşımaktadır. 13. maddesi ise, "temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlandırılabilir. Bu sınırlamalar Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" biçimindedir. 20.maddesinde de, özel hayatın gizliliği güvence altına alınmış ve "Milli güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça yine sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz " hükümleri mevcuttur. Yine Anayasamızın 38.maddesinin 6.fıkrası da "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmüne amirdir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nm 206/2-a, 217/2, 230/1 maddeleri fıkralarında hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir. Adli aramaların nasıl yapılacağı 5271 sayılı CMK.nun 116 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, arama kararı verebilmesi için makul şüphenin bulunması gereklidir Suç işleyenlerin bulunup cezalandırılması devletin görevi ise de, yargılama faaliyeti icra edilirken hukuk içinde kalınarak, kişilerin temel hak ve özgürlükleri korunarak, hakların özüne dokunulmaksızın ve yasaya uygun bir biçimde elde edilen delillerin kullanılması suretiyle gerçeğe ulaşılmalıdır. O halde; usulünce alınmış bir arama kararı olmadan yapılan arama işlemi hukuka aykırı olup, sanığın aracında ele geçen ve asıl delil niteliğini taşıyan içkilerin yasak olarak elde edildiği kabul edilmeyeceği açıktır ve Anayasa'nın 38/6, 5271 sayılı Yasa'nın 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına nazaran hukuka aykırı olarak elde edilen bu delil hükme esas alınamaz. Bütün bu açıklamalardan sonra; Sanığın mahkumiyetini gerektiren delil mevcut değildir. Savunmalarında suçlamayı kabullenmemiştir. Hukuka aykırı bir arama kararına dayanılarak elde edilen içki ve bunların uzak etkisi sonucu elde edilen hiçbir delile dayanarak hüküm kurma olanağı yoktur. Sonuç olarak; Yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararı hatalı olup, bozulması gerektiği düşüncesiyle Sn. Çoğunluğun düzelterek onama yönünde oluşan kararına katılmıyorum. ... Muhalif Üye