9. Ceza Dairesi 2024/1095 E. , 2024/6839 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/60 E., 2016/354 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723
**9. Ceza Dairesi 2024/1095 E. , 2024/6839 K.** **"İçtihat Metni"** BOZMA ÜZERİNE DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/60 E., 2016/354 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2014 tarihli ve 2011/15 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3, 103/6, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçundan aynı Kanun'un 133/3 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen hükümlerin sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/8457 Esas, 2016/1763 Karar sayılı ilamı ile özetle; sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçu yönünden ise sanığın eyleminin hem 5237 sayılı Kanun'un 134/1. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal hem de aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2016 tarihli ve 2016/60 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/3. maddesi uyarınca Yargıtay bozma ilâmına direnilerek sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/3, 103/6, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçundan uyma kararı verilerek sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 134/1, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan aynı Kanun'un 134/2 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen hükümlerin sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2019/7083 Esas, 2021/4513 Karar sayılı ilamı ile kısmi direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden reddiyle, direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2023 tarihli ve 2021/(Kapatılan)14-316 Esas, 2023/514 Karar sayılı kararıyla özetle; İlk Derece Mahkemesinin bozma sonrası yapılan incelemeye dayanılarak yeni gerekçe oluşturulmak suretiyle kurulan hükmünün direnme niteliğinde olmayıp yeni hüküm vasfı taşıdığından, Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınmasının mümkün olmaması nedeniyle dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olup, cinsel ilişkilerin başlama zamanına yönelik anlatımlarının da tutarlı olmadığına, dosyada mağdurenin rızası dışında kaydedilen görüntü ve ses kaydı olmadığına, Mahkemece verilen direnme kararı ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan adli kontrol tedbiri yerine tutuklama tedbirinin uygulanması ve bu şekilde kararın düzeltilerek onanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının zaman aşımı süresi yönünden lehe olan 6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 134/1 ve 134/2 maddelerinde düzenlenip, belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan Ekim 2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 2. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın cinsel ilişkilerin rıza ile meydana geldiğine dair istikrarlı savunması, katılan anne ...'nın, mağdureyi 2010 yılı Şubat ayında elinde telefonla yakalamasına karşın mağdurenin sadece sanık ile görüştüğünü belirttiği ancak zora dayalı olduğunu iddia ettiği eylemlerinden bahsetmediği gibi olayın 2010 yılı Eylül ayında ikinci kez katılan ...'nın mağdureyi sanığa ait cep telefonuyla yakalaması nedeniyle ortaya çıkması, mağdurenin eylemlerin başladığını ifade ettiği 2008 yılı Kasım-Aralık ayı ile şikayet tarihi arasında iki yıla yakın zaman geçmesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ile mağdure arasındaki cinsel ilişkinin gerek başlangıç tarihinin mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğu dönemde olduğuna gerekse de bu eylemlerin sanık tarafından mağdureye ait çıplak fotoğrafları ailesine vermekle tehdit etmek suretiyle gerçekleştiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.07.2024 tarihinde karar verildi.