10. Hukuk Dairesi 2012/13472 E. , 2012/15829 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :151-19 Dava, 2005 yılı Ağustos ayı için tahakkuk ettirilen idari para cezası nedeniyle gönderilen ödeme emrinden dolayı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkeme, idari yargının görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen r
**10. Hukuk Dairesi 2012/13472 E. , 2012/15829 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :151-19 Dava, 2005 yılı Ağustos ayı için tahakkuk ettirilen idari para cezası nedeniyle gönderilen ödeme emrinden dolayı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkeme, idari yargının görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 6183 sayılı Kanunun 58’inci maddesi hükmüne göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kamu borçlusu tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde açacağı iptal davasında “böyle bir borcu olmadığı” nedenine dayanabilir. Kamu borçlusunun bu davada hukuken ve maddeten böyle bir borcu olmadığını kanıtlayarak ödeme emrini iptal ettirmesi mümkündür. Bu bağlamda açılan davanın 506 sayılı Kanunun 80/6. maddesine göre iş mahkemesinin görev alanında olduğu tartışmasızdır. Ancak, 506 sayılı Kanun’un 140’ıncı maddesinde idari para cezaları ile ilgili usul ve esaslar özel bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca; idari para cezasını gerektiren şartlar oluştuğunda Kurum tarafından verilecek idari para cezası ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Burada söz konusu olan idari para cezasının kendisinin iptali olup, tahsili nedeniyle tanzim edilen ödeme emrinin iptali ya da borçlu olmadığının tespiti talepleri iş mahkemesinin görev alanındadır. Bu nedenle 506 sayılı Kanun’un 140’ıncı maddesi uyarınca başlatılmış prosedürün bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varlığı saptandığında idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak, elde edilecek sonuca göre davacının idari para cezasından sorumlu olup olmayacağı saptanmalı ve buna göre ödeme emriyle ve istirdat istemiyle ilgili bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.