Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2506 E. , 2024/5139 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2506 Karar No : 2024/5139 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2506 E. , 2024/5139 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2506 Karar No : 2024/5139 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli jeoloji mühendisi olarak görev yapan davacının, 31/12/2020 tarihi itibarıyla sona erecek olan hizmet sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle yenilenmeyeceğine ilişkin ... Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla;...... Belediyesinin, 2019 yılında, Jeoloji Mühendisleri Odası ile ortak mesleki denetim ve teknik işbirliği protokolü imzaladığı, jeoloji mühendisliği alanına ilişkin ihtiyacın bu şekilde karşılandığı, halihazırda davacının yerine sözleşmeli personel istihdamı yapılmadığı, bunun yanında, İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün 12/08/2013 - 19/08/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin teftişi neticesinde tanzim edilen raporda, davacının kurum zararına sebep olan personelden biri olduğunun tespit edildiği; bu durumda, sözleşmeli çalışma ilişkisi kurulması amacının idareye personel seçiminde esneklik sağlanması olduğu, idareye kendi personelini seçmesi ve bir yıllık süreyle imzalanan sözleşmenin süre bitiminde yenilemesi hususlarında takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personele ilişkin özel durumları değerlendirerek kullanılabileceği, idarenin yeni dönem için yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararı ile zorlanamayacağı, davalı idarece davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeniyle sözleşmesinin yenilenmemesi yoluna gidildiği, 2021 mali yılı için de jeoloji mühendisi kadrosu için sözleşmeli alım yapılmadığının dosya kapsamında sabit olduğu, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına yönelik dava dosyasına somut herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, sözleşme süresi sona eren davacının, 2021 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; 657 sayılı Kanun'da sözleşmeli personelin kamu görevlisi olarak kabul edildiği, 2016 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırıldığı dikkate alındığında, davalı idarece davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı ileri sürülmüş ise de, bu hususun somut olarak ortaya konulamadığı, buna ilişkin olarak davalı idarece hukuken kabul edilebilir, somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı gibi, davacı hakkında görev yaptığı süre içinde verilen görevleri yerine getirmediği ya da görevinde başarısız olduğu yönünde bir tespitin de bulunmadığı, ayrıca davacının herhangi bir disiplinsizliği yahut hakkında açılmış bir soruşturmanın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle uğradığı maddi zararların davanın açıldığı 12/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare olarak davacının hizmetine ihtiyaç olmadığı, dava konusu işlem tarihinde ve dava tarihinde davacının yerine kimsenin istihdam edilmediği, davacının özlük dosyasında ceza durumuna ilişkin halihazırda işlem bulunmadığı, ancak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün Belediyeyi teftişi neticesinde tanzim ettiği denetim raporunda, davacının, kapalı pazaryeri çatı onarımı halesi sonucunda oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, 2019 yılında Belediye ile Jeoloji Mühendisleri Odası arasında Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel, Tarihi ve Doğal Çevre Değerlerinin Korunarak Geliştirilmesi İçin Ortak Mesleki Denetim ve Teknik İş Birliği Protokolü imzalandığından, davacının mühendislik alanına yönelik herhangi bir ihtiyacın kalmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Haklı beklenti kavramı, yargı kararları ve öğretide, idarenin uzun süren bir uygulamasına güvenerek, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olarak tanımlanmakla birlikte; bunun, mevcut hukuki durumun mutlak dokunulmazlığı şeklinde değerlendirilemeyeceği de açıktır. Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, "2016 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının, bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırıldığı" hususlarına yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de bu husus, karardaki diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle uğradığı maddi zararların davanın açıldığı 12/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük hakların iadesine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile işlem nedeniyle uğranılan maddi zararların davanın açıldığı 12/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük hakların iadesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, gerekçesi yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan... TL yürütmenin durdurulması harcının davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 02/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, belediyelerin; anılan maddede sayılan ve hizmetine ihtiyaç duyulan unvanlarda, yıllık sözleşme ile personel çalıştırabilmesi mümkündür. Bu kapsamda çalıştırılan sözleşmeli personelin sözleşmesinin takip eden yıllarda yenilenmesi, hizmetine duyulan ihtiyacın devam etmesine bağlı olduğundan; belediyelerin, ihtiyacı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sözleşmeli personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; jeoloji mühendisi olan davacının, 23/02/2016 tarihinden itibaren, ... Belediyesinde, yıllık sözleşmeli "mühendis" kadrosunda istihdam edildiği, ancak 2019 yılında, Jeoloji Mühendisleri Odası ile "Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel, Tarihi ve Doğal Çevre Değerlerinin Korunarak Geliştirilmesi İçin Ortak Mesleki Denetim ve Teknik İş Birliği Protokolü"nün imzalanması sonrasında, davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle, 2021 yılı için sözleşmesinin yenilenmediği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi sonrasında yeni jeoloji mühendisi alımı da yapılmadığı, ayrıca, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörlüğünce, Belediyenin 12/08/2013-19/08/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin işlemlerinin teftişi neticesinde tanzim edilen raporda; davacının, kurum zararına sebep olduğu tespit edilen personelden biri olduğunun belirtildiği, personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin, bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, uğradığı maddi zararların davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük hakların iadesine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.