DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3632 E. , 2024/1419 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3632 Karar No : 2024/1419 TEMYİZ EDENLER 1-(DAVACI): ... VEKİLİ: Av. Ü... 2- (DAVALI): ... Kurulu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2018/2643, K:2022/3324 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konu
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3632 E. , 2024/1419 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3632 Karar No : 2024/1419 TEMYİZ EDENLER 1-(DAVACI): ... VEKİLİ: Av. Ü... 2- (DAVALI): ... Kurulu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2018/2643, K:2022/3324 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2018/2643, K:2022/3324 sayılı kararıyla; Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden: Davacı tarafından, dava konusu istemle aynı istemi de içeren Dairelerinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, Buna göre, Dairelerinin E:... sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle davanın bu kısmının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı, Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin .... tarih ve... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan E:... sayılı davada; "Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairemizin 30/09/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu kararların iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verildiğinin görüldüğü, Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararda hukuka uyarlık görülmediğinden bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, bu karar nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle tahsil edilemeyen toplam ... TL yargılama giderinin, dava kısmen kabul, kısmen incelenmeksizin ret şeklinde sonuçlandığından yargılama giderlerinin yarısı olan ... TL'nin davacıdan tahsili için; yargılama giderinin diğer yarısı olan ... TL'nin davalı idareden alınmasını temin amacıyla müzekkere yazılmasına, dava kısmen kabul, kısmen incelenmeksizin ret şeklinde sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 4.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin tesis edildiği dönemde işleme karşı yasa yolunun olup olmadığı ve varsa da ne olduğu hususunda belirsizlik bulunması nedeniyle önce bu davanın idare mahkemesi nezdinde açıldığı, ancak sonradan yasal düzenlemelerin yapılması üzerine hak kaybına uğramama amacıyla Danıştaya da ayrıca dava açmak zorunda kalındığı, dolayısıyla her iki davanın konusu aynı olmakla birlikte iki ayrı dava açılmasının sebebinin dava konusu işlemde yargı yolunun açık bir şekilde tarif edilmemiş olması ve hukuki belirsizlik bulunması olduğu, idari yargıda derdestlik durumunda medeni usul hukukuna ilişkin kural, hüküm ve sonuçların kıyasen uygulanacağı, derdestlik halinin mevcut olduğu kabul edilse bile derdestlik nedeniyle usulden reddedilmesi gereken dosyanın sonradan açılan E:... sayılı dosya olması gerekirken önceki tarihli E:... sayılı dosyanın derdestlik gerekçesiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dava açma konusunda kusurunun bulunmaması nedeniyle aleyhine davanın reddi ile birlikte dava masrafı ve davalı idare lehine avukatlık ücreti ödemesine karar verilmesinin, hak arama hürriyetinin ihlalini oluşturduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, aynı konuda daha önce karar verildiği için, parasal hak ve faiz talebinin reddi gerektiği, özlük hakkının parasal hakkı da kapsadığı, mükerrerliğe sebep olunduğu, davanın genişletilmesi yasağının ihlal edildiği, parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 sayılı KHK, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, söz konusu taleplerin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceği ve faiz konusunda da yasal faizin dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin de kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının onanması; yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı bir karar verilmesi c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda belirtilen Danıştay Beşinci Dairesi kararının, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddedilen kısmı ve bu kısma ilişkin yargılama giderleri ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından, derdestlik halinin mevcut olduğu kabul edilse bile derdestlik nedeniyle usulden reddedilmesi gereken dosyanın sonradan açılan E:2019/1814 sayılı dosya olması gerekirken önceki tarihli E:2018/2643 sayılı dosyanın derdestlik gerekçesiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmekteyse de, bu davadan sonra açılan ve Danıştay Beşinci Dairesinin E:2019/1814 sayılı dosyasında bakılan davada, "davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi" şeklindeki davanın konusu dikkate alındığında, işbu davadan daha geniş kapsamlı istemlerde bulunulduğu anlaşılmış olup, Dairece istem olarak daha geniş kapsamlı olan dava dosyasında davanın esasının incelenmesinin davacının hukuki yararına olduğu sonucuna varıldığından söz konusu iddia bozma sebebi olarak görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu kararların iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların iadesi yolundaki Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2019/1814, K:2022/3323 sayılı kararı, Kurulumuzun 26/06/2024 tarih ve E:2022/3530, K:2024/1418 sayılı kararı ile, "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının iptali ve davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle kesin olarak bozulmuştur. Bu durumda, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmediğinden bu kararlar nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerekmektedir. Bu itibarla, temyize konu kararın, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine; davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Yukarıda belirtilen gerekçeyle kısmen davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, kısmen yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/05/2022 tarih ve E:2018/2643, K:2022/3324 sayılı kararının, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı ve bu kısma ilişkin yargılama giderleri ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmının ONANMASINA, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.