Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16298 E. , 2024/4782 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16298 Karar No : 2024/4782 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16298 E. , 2024/4782 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16298 Karar No : 2024/4782 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan maddi haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock programını hiçbir zaman kullanmadığı, bahse konu programın telefonuna tanık olarak ifadesine başvurulan C.A. tarafından bilgisi ve rızası dışında yüklendiği, telefon numarasının HTS ve CGNAT kayıtlarında ByLock programının serverlarıyla irtibatının bulunmadığının araştırma sonucunda tespit edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün resmi kurumlarca terör örgütü olarak kabul edildiği, toplumun bu yapıdan uzaklaşmasının istendiği dönemden sonra bu yapı ile arasına mesafe koyduğu ve bu çevreden kimseyle irtibatta bulunmadığı, nitekim örgüt ile irtibatlı olarak kabul edilen Aktif Eğitimciler Sendikasından 23/02/2015 tarihinde istifa ettiği, bu sendikada yönetici ya da temsilci gibi bir idari görev yapmadığı, sırf sendikaya üye olmasının iltisak ya da irtibat noktasında değerlendirilemeyeceği, 2002 yılında üniversiteden mezun olduğu, 2002-2009 yılları arasında tamamen mesleğini yapabilmek amacıyla özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştığı, sigortalı olarak çalışmış olduğu kurumların yasalara uygun olarak kurulduğu ve faaliyette bulunduğu, kanunilik ilkesi gereği hiç kimsenin işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemeyeceği, bahse konu örgütün bankasına terör örgütü liderinin çağrısı üzerine herhangi bir maddi kaynak aktarmadığı, örgüte herhangi bir ad altında maddi yardım sağlamadığı, kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek somut nedenlerin açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği, idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak veya sınırsız bir yetki olmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, davanın reddine dayanak yapılan eylemlerin 26 Mayıs 2016 tarihinden öncesine ait olduğu ve bu tarih itibariyle söz konusu faaliyetlerin tamamının yasal olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha öce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık hakkında düzenlenen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında, sanığın ... ID numaralı kullanıcı olduğunun tespit edildiği, KOMBS sorgu modeli üzerinde sorgulandığında, Yenimahalle/Ankara adresinde ikamet ettiği, "..." kullanıcı adı ile kullanıcı profil oluşturduğu, kullanıcı adını kendi adından ve ikamet ettiği Ankara ilinin plaka kodundan (06) oluşturduğu değerlendirilmiş, bahse kopnu ByLock profili kullanıcısının sanık ... olabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca sanığın ByLock hesabını C.A. ve ... kullanıcı isimli profili eklediği tespit edilmiştir. Sanık konuya ilişkin 06/08/2019 tarihinde kolluk biriminde verdiği ifadede özetle; kamuda öğretmen olarak görev yaparken 1 Eylül 2016 tarihinde görevinden ihraç edildiğini, 1 Ocak 2014 tarihinde Aktif-Sen'e üye olduğunu, üye olması için eski eşi Z.D.'nin baskı yaptığını, boşandıktan sonra sendika üyeliğinden ayrıldığını, Z.'nin sohbetlere katılması yönünde baskı yapmasına rağmen sohbetlere katılmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. Sanık 06/11/2019 tarihinde kolluk biriminde verdiği ifadesinde özetle; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini, 2007 yılına kadar eski eşi Z.D. ile birlikte örgüte müzahir eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştığını, 2009 yılında devlet okullarına öğretmen olarak atandığını, 2011 yılı Eylül ayında C.A. ile tanıştığını, tanıştıktan sonra C.A.'nın evine sohbetlere gittiğini, sohbetlere katılan şahıslar arasında bilgi sahibi olmadığını, eşiyle boşandıktan sonra C.A.'nın tek başına kendisi ile ilgilenmeye başladığını, 2015 yılı Ocak ayından sonra yüksek lisans dersleri nedeniyle çok fazla görüşemediklerini, 2015 yılı Nisan ayında C.A.'nın evine gelerek telefonuna ByLock uygulamasını yüklediğini, kendisi adına kullanıcı adı ve şifre oluşturduğunu, artık bu uygulama üzerinden iletişim kuracaklarını söylediğini, daha sonra programı telefonunda sildiğini, programda sadece C.A.'nın ekli olduğunu, ByLock hesabında ekli olan rumeysa71 kullanıcı adı ile ekli şahsı tanımadığını beyan etmiş ve C.A. isimli şahsı teşhis etmiştir. Sanık mahkememizdeki savunmasında özetle; 2003 yılında eski Z.D.'nin telkiniyle örgüte müzahir eğitim kurumunda çalışmaya başladığını, Kırıkkale'ye tayin olduklarında eşinin örgüte müzahir eğitim kurumlarında çalışmaya devam ettiğini, Kırıkkale 1 yıl da kendisinin örgüte müzahir eğitim kurumunda çalıştığını, 2009 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na atamasının yapıldığını, 2016 yılında KHK ile ihraç olduğunu, ...2011 yılında C.A. ile tanıştığını, kendisini sohbetlere davet ettiğini, eşinin ısrarı üzerine bu sohbetlere gittiğini, sohbetlere okul öğretmenlerinin, M.K. ve L. adında şahısların katıldığını, sohbetlerin 2013 yılı Eylül ayına kadar sürdüğünü, 2013 yılından sonra sohbet toplantılarına katılmadığını, C.A.'nın kullanmış olduğu cep telefonuna ByLock yüklediğini,.." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.