davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, Dairemize gönderilen ve heyetçe incelenen dosyada; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sektörde itibar sahibi ve tanınmış bir firma olduğunu, davalılardan .... 'nın ise 2019 yılında kurulmuş deneyimsiz bir firma olduğunu, davalılardan ..., ... ve ...'un ise davacı şirketin eski sigortalı çalışanları olduğu, davalılardan ..., ... ve ...'un müvekkili şirketten ayr
davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ..., davalılardan ... AŞ nin yapmış olduğu aldatıcı ve abartılı reklam ve gerçekleşmeyen sözlü taahhütlerine inananarak, davalının iştiraklarınden olan diğer davalı ... AŞ ile 01/06/2012 başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi imzalayarak, ... Park ... Ataköy İstanbul adresinde bulanan gayrimenkulu 5 yıl süre ile kiralaradığını, davalılar reklam kampanyaları ile söz konusu ticari merkezi pazarlama yoluna gittiğini ve '...' , '... ' vb söylemler ile aldatıcı reklamlar gerçekleştirildiğini, davalılar tarafından yapılan projenin ... olması dolayısıyla çok iyi kazanç getireceği taahhütlerine inanan davacı gelir etmek amacıyla 5 yıllık bir özleşme imza altına alındığını, kiralama işlemi gerçekleştikten sonra davacı sözlü taahhütler ve aldatıcı reklamların etkisi ile söz konusu gayrimenkule çok ciddi tutarlarda ... yaptığını, ancak aradan geçen buca süreye rağmen davalıların taahhüt ve reklamlarının aksi ticaret merkezi boş kaldığnı, davacı getir elde etmek bir yana çok ciddi maddi zararlara uğradığını, bu nedenlerle şimdilik 10.000-Tl lik davanın HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak görülerek, davacının uğramış olduğu zarar ve mahrum kaldığı karın tarafına ödenmesine karar verilmesini, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilin talep ve dava etmiştir.