3. Hukuk Dairesi 2025/5431 E. , 2026/61 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/461 E., 2018/527 K. Mahkemece bozmaya direnilmesine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ve…
3. Hukuk Dairesi 2025/5431 E. , 2026/61 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/461 E., 2018/527 K. Mahkemece bozmaya direnilmesine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... 4-5. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi çerçevesinde müvekkilinin davalı ... ile konut sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda müvekkiline ait taşınmazla ilgili analiz raporu düzenlenerek müştemilat ve ağaç bedelinin tespit edildiğini, imzalanan sözleşmeyle davacının tapu tahsis hakkını yüz metrekare konut karşılığında ve Belediyeye 28.672,43 TL ödemek suretiyle devrettiğini, müvekkilinin borcunun büyük bir bölümünü de ifa etmesine rağmen projeyle ilgili parselasyon planının iptali üzerine taksit ödemesini durdurduğunu, projenin iptali nedeniyle taraflarca akdedilen sözleşmenin müvekkili açısından faydası kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararının tespiti ile bu zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 30.000,00 TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ilgili proje doğrultusunda çalışmaların devam ettiğini, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 09.08.2010 tarihli kararı ile sözleşmelerin yürürlüğünün devam edeceğinin kararlaştırıldığını, davacının da sözleşmenin devamına rıza gösterdiğini, kusursuz ifa imkansızlığı nedeniyle müspet zarar talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili İdare tarafından sözleşme hükümlerince davacıya ödenen 22.681,00 TL kira yardımının da faizi ile birlikte hesaplanarak iadesini veya hüküm sonucundaki bedelden mahsup edilmesini gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.11.2014 tarihli kararıyla; davacıya verilmesi kararlaştırılan 100 m²'lik konutun dava tarihi itibariyle ve halen teslim edilmediği gibi, sözleşmeden sonra davacıya verilmesi kararlaştırılan konutun olduğu tüm alan ile ilgili projenin iptal edildiği, davacının da iptal edilen proje kapsamında sonradan davalı ... Belediyesinin yeni proje ile sözleşmeye devam edilmesi yönünde alınan karara katılmayarak, işbu davada sözleşme gereğince kendisine verilmesi kararlaştırılan konuta ilişkin tüm şartları kendisinin getirdiği halde konutun teslim edilmeyişinden dolayı bedelinin istendiği, bu bedelin de dava tarihi itibariyle konutun niteliklerine göre 475.000,00 TL olduğu gerekçesiyle; davanın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile kabulü ile 30.000,00 TL'nin 30.05.2013 tarihinden itibaren geçerli yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 28.06.2016 tarihli ilamıyla; taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğinde bulunan analiz raporu esas alınarak çözümlenmesi gerektiği, Mahkemenin bu yönü gözardı ederek bilirkişi raporu ile belirlenen taşınmaz rayiç bedeli üzerinden hüküm kurmasının hatalı olduğundan bahisle, hükmü davalı yararına bozmuştur. 2. Mahkemece verilen 20.09.2018 tarihli kararla, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2022 tarihli ilamıyla; somut olayda davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zarar, davacıya teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadar olduğundan, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve analiz raporu çerçevesinde değerlendirilmesi, daha açık bir anlatımla davalının sorumluluğunun analiz raporundaki değerlerle sınırlı tutulması durumunda davacının gerçek zararının tazmin edilemeyeceği, hal böyle olunca Mahkemenin direnme karanın yerinde olduğu, ancak rayiç bedelin miktar ve tespitinin yerinde olup olmadığı konusunda Özel Daire tarafından inceleme yapılmadığı gerekçesiyle bu yöndeki temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğinde bulunan analiz raporu esas alınarak çözümlenmesi gerektiğini, projede hukuki süreç nedeniyle meydana gelen gecikmelerden dolayı İdarenin bir kusurunun bulunmadığını, taahhütlerinin devam ettiğini, davacı tarafından sözleşmeye aykırı davranılarak dava açıldığını, davacının mevcut bir zararının olmadığını, tapu tahsis belgesi sahip olan davacının, henüz bitmemiş konutların niteliklerine bakarak 475,000,00 TL alacağı olduğunun tespitine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacıya teslim edilmesi gereken konutun dava tarihi itibariyle rayiç bedeli kadar olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.