10. Hukuk Dairesi 2023/10190 E. , 2024/2888 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1926 E., 2023/1102 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/795 E., 2021/523 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10190 E. , 2024/2888 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1926 E., 2023/1102 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/795 E., 2021/523 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 19.03.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. .... ile davacı adına Av. .... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; 12.08.2018 yılında meydana gelen iş kazasında müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalı işverenin kusurlu olduğundan bahisle 478.530,38 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalının %80 kusurlu oldukları, iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %49,00 olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, hesaba esas ücretin düşük tespit edildiğini ve brüt tutarların esas alınmadığını, davalı işverene ait iş yerinde meydana gelecek olan kazalara karşı kaza tarihini de kapsayan 24.09.2014 tarih ve 87768146 poliçe nolu işveren mali mesuliyet sigortası poliçesine esas primlerin USD cinsinden ödendiğini ve dövize endeksli bu poliçe nedeni ile sigorta şirketinin sorumluluğunun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığına kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte sorumlu olması ve bu şekilde hüküm kurulması gerektiğini, Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, %49,00 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının sürekli iş göremezlik oranı konusundaki çelişkilerin giderilmediğini, davacının 12.08.2015-11.04.2016 tarihleri arasında %100 sürekli iş göremezlik oranı olduğu varsayılarak hesaplama yapılmasının herhangi bir hukuki dayanağı olmadığını, davacının son ücretinin asgari ücret olduğunu ve buna rağmen asgari ücretin 1,15 katı üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur oranının yerinde olmadığını, iş kazasının meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, bilirkişi hesap raporunda yemek ve yol ücretinin 5 TL gibi çok düşük bir tutar belirlenerek hesaba dahil edilmesinin hatalı oldıuğunu, hesaplamada net tutar değil brüt tutarın dikkate alınması gerektiğini, ayrıca işveren tarafından verilen tüm sosyal hakların işverenden sorulup tespit edilmediğini, İlk Derece Mahkemesince 28.12.2021 tarihinde karar verildiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre karar tarihine en yakın emsal ücret baz alınıp yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, bu hususa riayet edilmediğini ve müvekkili açısından büyük mağduriyet yaşanması durumunun ortaya çıktığını, ihbar olunan ... Sigorta A.Ş tarafından, davalı işverenin işyerinde meydana gelecek olan kazalara karşı kaza tarihini de kapsayan 24.09.2014 tarih 87768146 poliçe nolu işveren mali mesuliyet sigortası poliçesi bulunduğunu, sigorta primlerinin de amerikan doları cinsinden ödendiğini, poliçe dövize endeksli bir poliçe olduğundan 6098 sayılı TBK'nun 99 uncu maddesi gereğince; dava konusu alacağın aynen veya vade ya da fiilì ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesinin yasa gereği olduğunu, Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının sürekli iş göremezlik oranı konusunda çelişkilerin giderilmediğini, bu sebeple çelişkili sürekli iş göremezlik oranına dayanılarak yapılan hesaplamaların tamamının hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporunun son derece eksik ve yetersiz olduğunu, bilirkişi hesap raporunda davacının 12.08.2015-11.04.2016 tarihleri arasında %100 sürekli iş göremezlik oranı olduğu varsayılarak hesaplama yapıldığını, bu varsayımın herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, devam eden dönemlerde de dosyada mevcut olan farklı sürekli iş göremezlik oranı raporlarında farklı oranlar mevcut olmasına karşın devam eden dönemin tamamı için davacının %49,00 sürekli iş göremezlik oranı olduğu kabulünün mümkün olmadığını, zira yalnızca dava sürecinde alınan raporlarda bile %16,00 ile %49,00 sürekli iş göremezlik oranı arasında farklı maluliyet oranlarının tespit edildiğini, bu sebeple yapılan ve hükme esas alınan hesaplamaların fahiş olduğunu, davacının son ücretinin kendisinin de beyan ettiği ve bordrolarda da görüldüğü üzere asgari ücret olduğunu, hükme esas alınan kusur oranın da hatalı olduğunu, müvekkilin yaşanan iş kazasında kusuru bulunmadığını, iş kazasının meydana gelmesinde kazazedenin tam kusurlu olduğunu, ayrıca diğer tanık beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere kazanın sanfor makinesi çalışır haldeyken, makine durdurulmadan davacı tarafından elle müdahale edilmesi nedeniyle meydana geldiğini, bu durumda kazazedenin yalnızca %20 kusurlu olduğunun kabulünün usule, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21'inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.