7. Ceza Dairesi 2022/15822 E. , 2023/11223 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci …
**7. Ceza Dairesi 2022/15822 E. , 2023/11223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/972 Esas, 2014/1412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 100 gün karşılığı 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.05.2020 tarihli ve 2017/7506 Esas, 2020/4721 Karar sayılı ilâmıyla; "...Sanık hakkında, olay tarihinde elindeki poşetlerde bulunan gümrük kaçağı eşyaları ticari amaçla bulundurmaktan kamu davası açılmış olup; Sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın suça konu eşyaları ticari amaçla aldığına ve taşıdığına dair herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı CMK.nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1. Gerekçeli kararın "Delillerin Takdiri ve Gerekçe" kısmında sanığın pişmanlık gösterdiğinden bahsedilmişken, TCK.nun 62. ve 50. maddelerinin uygulanmama gerekçelerinden biri olarak sanığın pişmanlığının bulunmaması gösterilerek hükümde çelişki oluşturulması,