8. Hukuk Dairesi 2015/21904 E. , 2018/9761 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili,...nolu parselde kayıtlı taşınmazın 239/800 hisse maliki olduğunu, belediye tarafın…
**8. Hukuk Dairesi 2015/21904 E. , 2018/9761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili,...nolu parselde kayıtlı taşınmazın 239/800 hisse maliki olduğunu, belediye tarafından yapılan şuyulandırma sonucu davalılar ile müvekkilinin hissedar yapıldığını, taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatın müvekkili tarafından yapıldığını belirterek taşınmaz üzerindeki muhdesatların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporları doğrultusunda “davanın kabulü ile dava konusu ...nolu parsel üzerinde bulunan inşaat ve ziraat bilirkişi heyetinin 26/03/2012 tarihli rapor ve 27/01/2014 tarihli fen bilirkişi heyetinin raporunda belirtilen iki katlı yapı, kuyu, duvarlar ve ağaçların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun (aidiyetinin) tespitine” karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde bir kısım davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Dosya içerisindeki tapu kayıt örneklerine göre, dava konusu 615 ada 6 nolu parselin arsa niteliği ile 24.09.2007 tarihinde yapılan imar işlemi ile davacı ve davalılar adına hisseleri oranında kayıt edildiği anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında dosyaya ibraz edilen 01.04.2013 havale tarihli ek Fen Bilirkişi raporunda; iki katlı evin ve kuyunun kadastro ham parsel iken davcıya ait 393 nolu parsel içinde olmasına rağmen imar uygulaması sonucu iki katlı evin imar yolunda kaldığı, davalı vekilinin itirazlarında belirtilen sarı renkle gösterilen ihata duvarı, 2 katlı ahır ve evin kadastro ham parsel iken 392 nolu parsel malikine ait olduğu ancak imar uygulaması sonucu 615 ada 6 nolu parselin içinde bulunduğu ve kırmızı kalem ile işaretlenen ihata duvarının ise kadastro ham parsel iken 393 nolu parsel malikine ait olduğunu imar uygulaması sonucu ise 615 ada 6 nolu parselde kaldığı belirtilmiş olup hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ile diğer fen bilirkişi raporlarında ağaç sayısı ve imar öncesi hangi parselde kaldıkları tespit edilmemiştir. Mahkemece, az yukarıda bahsedilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şu halde Mahkemece yapılacak iş; ... ili ... İlçesi, ... Köyü eski 391, 392 ve 393 nolu kadastro parsellerine ilişkin ... Belediyesince yapılan şüyulandırma işlemine esas tüm bilgi ve belgeler ile işlem öncesi ve sonrasına ait tüm tapu kayıtları ve krokiler celp edilerek mahallinde yeniden yapılacak keşifte mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK'nun 243 ve 244.maddeleri (HUMK'nun m.258) uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmaları aynı Kanunun 259/2 ve 290/2 maddeleri (HUMK m.259) gereğince taşınmaz başında yapılacak keşif yerinde mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlenmesi, davacı tarafa dava konusu ettiği ev, kuyu, istinat duvarı ve ağaçları göstermesi istenerek gösterilen yapılar ile ağaçların kim tarafından inşa edildiği ve dikildiğinin açıklığa kavuşturulması, gösterilen yapıların infazı sağlamaya elverişli tapu fen memuru yetki ve yeteneğine haiz uzman bilirkişiye düzenlettirilecek ölçekli ve koordinatlı rapora yansıttırılarak ağaçlar (sayıları, yaşları vb) ile birlikte imar öncesi ve imar sonrası hangi parselde kaldıklarının tespit edilmesi, özellikle davacıya ait olduğu anlaşılan eski 393 nolu parselin imar işlemine tabi tutulduktan sonra dava konusu 615 ada 6 nolu parselde kalan ve kalmayan kısımları da belirlenerek, davacının dava konusu ettiği ev, kuyu, istinat duvarı ve ağaçların hangi kısımda kaldığının da tereddütte mahal bırakılmayacak bir şekilde netleştirilmesi, ondan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması Usul ve Kanuna aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.